T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/225
Karar No:2024/5034
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım Tekstil İnşaat Danışmanlık
Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 13/07/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla davacı şirkete verilen 1.220.624,00-TL tutarındaki idari para cezasının tahsili amacıyla davalı idarece düzenlenen ... tarih ve ... Ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 13/07/2018 tarihinde yapılan denetim tarihinde ve söz konusu fiil nedeni ile ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği tarihte 28/03/2013 kabul tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile yürürlüğe giren 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yürürlükte olduğu, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı ve ödeme emrinin düzenlendiği tarihte de söz konusu maddenin 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile "Bu Kanunun kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz." düzenlemesinin "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz." şeklinde değiştirildiği, söz konusu değişiklik ile idari para cezalarının kesinleşmeden tahsil aşamasına geçilmesinin yolunun açıldığı;
Uyuşmazlıkta ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile getirilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmayacağına yönelik düzenlemenin idari para cezasının tahsili yönünden davacının aleyhine olduğu, ödeme emri dayanağı kararın konusu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ve 5015 sayılı Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağına ilişkin düzenlemenin ise davacının idari para cezasının kaçakçılık kapsamında olmaması nedeni ile tahsil aşaması yönünden lehine olduğu, lehe olan 28/03/2013 kabul tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile yürürlüğe giren 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin dava konusu olaya uygulanması gerektiği;
Bu itibarla, ödeme emri dayanağı kararın konusu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan Kanun'un ödeme emrinin tanzim tarihinde yürürlükte olan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile getirilen düzenlemeye göre cezanın tahsili bakımından lehe olduğu, zira 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi hükümlerine göre, dava konusu ödeme emrinde belirtilen miktarın tahsili cihetine gidilebilmesi için ödeme emrine dayanak teşkil eden idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği, davacı şirket tarafından söz konusu idari para cezasının iptali için ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden dava açılması ve bu davanın halen derdest olması sebebiyle idari para cezasının ödeme emri düzenlendiği tarihte kesinleşmediği, dolayısıyla bu aşamada söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenemeyeceği, aksine bir düşüncenin hukuki güvenirlik ve belirlilik ilkesini ihlal edeceği anlaşıldığından, davalı idare tarafından tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; "hukuki güvenlik" ile "belirlilik" ilkelerinin, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin ön koşullarından olduğu, kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan "hukuki güvenlik ilkesi", hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı, "belirlilik ilkesi" ise, düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını ifade ettiği;
Geriye yürümezlik ilkesi ise, hukuk kurallarının zaman bakımından uygulanmasıyla ilgili temel bir ilke olup, gerek yargısal kararlar gerekse öğretide kabul edilmiş idare hukuku kuralı olduğu, düzenleyici işlemlerin yürürlüğe girdiği andan başlayarak hukuki etkilerini doğurduğu ve yürürlülük tarihinden sonraki olaylara uygulandığı, bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamasının, hukuk güvenliği ilkesinin de bir gereği olduğu;
Uyuşmazlıkta, idari para cezası kararının infazı niteliğinde olan tahsilat işlemlerinin, tahsil işleminin dayanağı olan ceza kararının verilip, tebliğ edilmesini müteakip dava yoluna başvurulduğu tarihte yürürlükte olan hükümlere ve koşullara tabi olduğunun açık olduğu, buna göre yeni yürürlüğe konulan 28/02/2019 tarihli Kanun değişikliği gözetildiğinde, idari para cezası kararına karşı ... İdare Mahkemesinde açılan dava tarihi itibarıyla (10/07/2019) ödeme emrine konu yaptırım kararının kesinleşmesi beklenmeden yerine getirilmesinin, diğer bir ifadeyle idari para cezasının tahsilinin olanaklı olduğu, hal böyle olunca, dayanak para cezası süresi içerisinde ödenmediği gibi, açılan davanın da ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., ... sayılı kararı ile reddedilmesi karşısında, kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptali kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin 5326 sayılı Kanun ve 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği hükümlerini dikkate almadan 7164 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi, 5326 sayılı Kanun'un 17. maddesi ve 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda idari para cezasının tahsili yönünde vergi dairesinin "E.Haciz" yoluyla şirketin hesaplarına konulan haciz işleminin hukuki dayanağının bulunmadığı, bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle verilen idari para cezasının .. tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayılan "Uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, EPDK tarafından denetim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, şirketin kendisi ve bayilerinin otomasyon sistemiyle ilgili gerekli bütün iş ve işlemleri yaptığı, gerek 5015 sayılı Kanun gerek 1240 sayılı Kurul kararının dağıtıcı lisansı sahibi şirketlere otomasyon sistemlerinin teknik işleyişi ile ilgili yükümlülük yüklediği, ancak şirketlere fiili denetim yapma yetkisi ve görevi vermediği, fiili denetim yetkisi olmadığından otomasyona yansımayan aykırılıkların fark edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.