T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2596
Karar No:2024/3862
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kanuni temsilcisi olduğu ... Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat Pazarlama Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden (...) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirket hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 98.375.578,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacının kanuni temsilcisi olduğu ... hakkında, sözleşmeli bayileri olan 133 akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sisteminin kurulmadığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere toplamda 98.375.578,00-TL idari para cezası uygulandığı, Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacı şirket hakkında ön araştırma veya soruşturma yapılması gerekmekte iken bu zorunluluğa uyulmadan tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Dairemizin 17/11/2015 tarih ve E:2015/3033, K:2015/3899 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, soruşturma sonrası Kurulun ... tarihli ve ... sayılı kararıyla uygulanan idari para cezasının iptali talebiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacı ... Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat Pazarlama Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, Türk Ticaret Kanunu'nun anılan maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silinip, 19/10/2015 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği, dolayısıyla davanın açıldığı 05/12/2016 tarihinde davacının tüzel kişiliği bulunmadığı" gerekçesiyle verilen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın Dairemizin 15/01/2018 tarih ve E:2017/1881, K:2018/174 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, idari para cezasının vadesinde ödenmemesi nedeniyle cebren tahsil edilebilir duruma geldiği ve yapılan mal varlığı araştırmasına göre şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceği sonucuna varılan kamu alacağı ile ilgili olarak 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişiliklerinin, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona ereceği, olayda, adına ceza tahakkuk ettirilen şirketin tüzel kişiliğinin de ticaret sicilinden silindiği 19/05/2015 tarihinde sona ermiş olduğu, asıl borçlu şirket adına tüzel kişiliği sona erdikten sonra alınan Kurul kararıyla uygulanan idari para cezasının hukuki sonuç doğurmayacağı, şirket yönünden usulüne uygun kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağının varlığından bahsedilemeyeceğinden, davaya konu idari para cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.