T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2796
Karar No:2024/2657
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından 28/05/2014-11/06/2014 döneminde ... Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (Vakıf Yatırım) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan eylemlerin gerçekleştirildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 84.740,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 28/05/2014-11/06/2014 döneminde (inceleme dönemi) Vakıf Yatırım payı ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) 28/05/2014 tarihinde günlük bazda %3,23'lük ani yükselişine karşın aynı gün Endeksin %0,60 oranında küçük bir artış sergilediği, benzer şekilde 03/06/2014 tarihinde Vakıf Yatırım AOF'sinin %5,31 oranında artışına karşın, Endeks'in yalnızca %0,22 oranında arttığı, inceleme dönemi içerisinde 3.498.614 adet (toplam işlem miktarına oranı %13,68) alış ve aynı miktarda satış işlemi gerçekleştirdiği, inceleme dönemindeki işlemlerin %17,89'unun davacının da içerisinde bulunduğu grup tarafından gerçekleştirildiği, grup tarafından toplamda 2.045.139 adet kendinden kendine/karşılıklı işlemler gerçekleştirildiği, bu işlemlerin grup alışlarına oranının %44,70 olduğu, söz konusu işlemlerin 1.196.131 adedinin davacı tarafından gerçekleştirildiği ve bu işlemlerinin kendi alışlarına oranının %34,13 olduğu, her üç işlemden birinin karşı tarafının davacı veya H.Y. adlı şahıs olduğu, söz konusu karşılıklı/kendinden kendine işlemlerin alış veya satış yönündeki yatırım kararının değişmesine neden olacak bir gelişmenin, öngörünün veya piyasa yorumunun oluşamayacağı kadar kısa süreler zarfında sıklıkla sisteme aynı fiyattan iletilen ters yönlü emirlerle gerçekleştirildiği, örneğin 10/06/2014 tarihindeki tüm işlemlerin %20'sine tekabül eden grubun karşılıklı/kendinden kendine işlemlerinin %25,7'sinde alım-satım emirlerinin iletilmeleri arasındaki zaman farkının 1 dakika ve altında olduğu, H.Y. ve davacının birlikte toplamda 581 adet fiyat yükseltici alış sözleşmesi ve 421.583 adet fiyat yükseltici alış işlemi gerçekleştirdikleri, emir bazında yapılan incelemede, 09/06/2014 ve 10/06/2014 tarihlerinde kapanış seansının başlamasından önce, sürekli müzayedenin son dakikası içinde, en iyi alım fiyatından yüksek miktarda alım emri sisteme kaydedilen grubun, kapanış seansı için emirlerin toplandığı sırada bu emirlerin tamamını iptal edip bu fiyattan yüksek miktarda satım emri ilettiği ve bu fiyatın kapanış fiyatı olması ile gerçekleşen işlemlerde büyük oranda grubun satıcı tarafta olduğu, davacının eylemlerinin etkili ve önemli düzeyde olduğu, dolayısıyla piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu;
Bu itibarla, davacının 28/05/2014-11/06/2014 döneminde Vakıf Yatırım pay piyasasında gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu, bu eylemler neticesinde 42.370,00-TL realize kâr elde ettiği anlaşıldığından, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca 84.740,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesine aykırı şekilde savunması alınmadan işlem tesis edildiği iddia edilmiş ise de, ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısı ile davacıdan savunmasının istenildiği, davacının da ... tarih ve ... sayılı yazı ile savunmasını sunduğu anlaşıldığından, davacının söz konusu iddiasına itibar edilemeyeceği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, gerekçeli karar hakkına aykırı davranıldığı, 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca savunma alınmaksızın idari para cezası verilemeyeceği, PTT'ye müzekkere yazılarak zarfın içerisinde belge olup olmadığının sorulması gerektiği, tebliğ mazbatasının hukuka uygun olmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, davalı idare tarafından tek taraflı olarak hazırlanan rapor göz önüne alınarak eksik inceleme ile karar verildiği, denetleme raporunun kendisine tebliğ edilmediği, raporun terör örgütü üyesi uzmanlar tarafından hazırlanmış olabileceği, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, Mahkemenin noter gibi hareket ettiği, bazı peygamber hadislerinin dâhi sahihliğinin tartışıldığı, ancak idarenin denetleme raporunun tartışılamadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.