T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2965
Karar No:2024/4950
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından 09/01/2014-07/04/2014 döneminde ... Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 78.516,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından ... pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nda, 09/01/2014 tarihine kadar endeksle uyumlu hareket eden ve söz konusu tarihte 2,77-TL olan payın düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) bu tarih itibarıyla yükselmeye başladığı ve 14/02/2014 tarihinde %42,96 artışla 3,96-TL olduğu, 18/02/2014 tarihine kadar düşüş göstererek 3,58-TL olan pay AOF'sinin 13/03/2014 tarihine kadar benzer fiyat seviyesinde seyrettiği, 13/03/2014 tarihinde 3,52-TL olan pay AOF'sinin 14/03/2014 tarihi itibarıyla yeniden yükselişe geçtiği ve 21/03/2014 tarihinde 4,15-TL seviyesine ulaştığı, 25/03/2014 tarihi itibarıyla yeniden düşüş gösteren pay AOF'sinin 07/04/2014 tarihinde 3,66-TL olduğu, 09/01/2014-07/04/2014 döneminde endeksin ise yalnızca %9,14 oranında artış gösterdiği, ... pay piyasasında elde edilen bulgular doğrultusunda davacı ile dava dışı M.D.'nin birlikte hareket ederek piyasa bozucu faaliyette bulunduğu tespit edilmiş ve davalı idarece söz konusu şahısların grup olarak nitelendirildiği, grup hesaplarından 8.962.724 adet alım işlemi 8.969.245 adet satım işlemi olmak üzere toplam 17.931.969 adet işlem gerçekleştirildiği, 3.076 adet fiyat yükseltici alım sözleşmesi (%17,25) ile 1.538.710 adet fiyat yükseltici alım işlemi (%26,22) gerçekleştirildiği, toplam 3.741.797 adet kendinden kendine/karşılıklı işlem gerçekleştirildiği ve bu işlemlerin grup alım işlemine oranının %41,75 olduğu, grup hesaplarından iletilen aynı fiyatlı emirlerin pek çok kez çok kısa süreler içerisinde (bir dakikadan daha az kısa sürede) yön değiştirdiği, 1.235 zaman dilimi olduğu tespitlerine yer verildiği, bu durumda, davacı tarafından inceleme döneminde pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından idari para cezasının dayanağı olan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin fiil tarihinden sonra çıkarıldığı ileri sürülmekte ise de, Borsada işlem gören pay senetlerindeki piyasa bozucu faaliyetleri düzenleyen 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesinin idari para cezası düzenlenmesi konusunda yeterince açık ve düzenleyici olması nedeniyle davacının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarece dava dışı M.D. ile grup olarak hareket edildiği belirtilmiş ise de aynı internet bağlantısı üzerinden işlem yapılmasının tek başına birlikte hareket olarak nitelendirilmesi için yeterli olmadığı, inceleme döneminde en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcı olunması, kendinden kendine işlem gerçekleştirilmesi ve fiyat yükseltici işlem gerçekleştirilmesinin piyasayı manipüle ettiğini göstermeyeceği, idari işlemin dayanağı olan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 21/01/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, davalı idarece incelemelerin ise 09/01/2014 tarihinde başlatıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, söz konusu olayda 09/01/2014- 07/04/2014 tarihlerinin inceleme dönemi olarak belirlendiği, 6362 sayılı Kanun'un ise 30/12/2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesine dayanılarak ihdas edilen Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin ise 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dolayısıyla davacı tarafından ... piyasasındaki işlemlerin gerek Kanun gerekse Tebliğ yayımlandıktan sonra gerçekleştirildiği, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.