T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3533
Karar No:2024/5037
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım Tekstil İnşaat Danışmanlık
Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait istasyonda 06/06/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı sahibi (26/09/2018 tarihinde lisansı sona erdirilmiştir) ... Petrol Nakliyat Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda 06/06/2018 tarihinde yapılan denetimde; motorin için dönem başı (01/01/2018) tanklarda bulunan stok miktarının 27.396 litre, 06/06/2018 tarihine kadar otomasyon sistemine göre dolumu yapılan miktarın 125.293 litre, dağıtıcıdan faturalı olarak temin edilen yakıt miktarının 116.391 litre olduğu, faturalı olarak temin edilen yakıt dikkate alındığında satılabilecek azami yakıt miktarının 27.396+116.391=143.787 litre olabileceği, 06/06/2018 tarihine kadar olan satışlar incelendiğinde ise, ödeme kaydedici cihazlardan alınan çıktılara göre yapılan satış miktarının 207.078 litre, otomasyon sisteminde görünen satış miktarının 131.591 litre olduğu, dönem sonunda (06/06/2018) tanklarda bulunan yakıt miktarının 7.412 litre olarak tespit edildiği, bu durumda gerçekte toplam dolumu yapılan miktarın 207.078+7.412=214.490 litre olduğu, ancak faturalı olarak dağıtıcıdan temin edilen yakıt miktarı ve dönem başı stok ile birlikte motorin miktarının toplam 143.787 litre olduğu, yaklaşık olarak 70.000 litre motorinin dağıtıcı harici temin edildiği, ödeme kaydedici cihazlarda yapılan satışın otomasyon sisteminde kayıtlı olan satışlardan fazla olduğu, otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğinin görüldüğü;
Bu durumda, davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonucu tutulan tutanak, davacı şirket tarafından verilen savunma ve diğer bilgi, belgeler ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin bayisinde incelemeye konu dönemde yapılan faturalı alış ve otomasyon sitemine yansıyan alış miktarları ile ödeme kaydedici cihazlardaki satış ve otomasyon sistemine yansıyan satış miktarlarının faklı olduğu, verilerin birbiriyle örtüşmediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların kuruma bildirilmediğinin anlaşıldığı, bu fiilin 7164 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenlemeler çerçevesinde ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında da sayılmamış olduğu gözetildiğinde, otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların kuruma bildirilmemesi fiilleri sebebiyle, 5015 sayılı Kanun'un, davacı şirketin lehine olması sebebiyle fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun ve 5307 sayılı Kanun'da lehe olacak şekilde değişiklik yapıldığı, bu değişiklik gereği dava konusu işlem gibi değişiklik tarihinden önce verilen cezaların iptaline karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu fiilin asıl sebebinin şirketin otomasyon sistemine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi olarak gösterildiği, bu kapsamda otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle verilen idari para cezasının da ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayılan "Uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bayinin işyerinde meydana gelen arızaların şirketlerine bildirilir bildirilmez anlaşmalı otomasyon şirketine iletildiği ve gerekli işlemlerin yapılmasının sağlandığı, davalı kurum görevlilerince tutulan tutanaklardan otomasyon sisteminin devrede olduğunun açık bir şekilde belirtildiği, şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, EPDK tarafından denetim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu durumdan dağıtım şirketinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, davaya konu idari para cezasının fahiş olduğu, en üst sınırdan kesildiği, şirketin dağıtıcı lisansı sahibi olarak faili olmadığı eylem/suçtan ötürü cezalandırıldığı, 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı
Anayasa Mahkemesi kararı da dikkate alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.