T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4207
Karar No:2024/3944
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket hakkında yürütülen soruşturma neticesinde "Kanuna karşı hile ya da yalan beyanda bulunma" fiilini işlediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol ve Operasyon Dairesi Akaryakıt Özel Ekip Şubesince davacı şirket ile dava dışı bir kısım şirketler hakkında başlatılan inceleme ve araştırma sonucunda ... tarih ve ... sayılı çalışma raporunun tanzim edildiği, bu raporun davacı şirket de dahil bahsi geçen firmalar hakkında gereğinin yapılması için davalı kuruma, vergi incelemesi açısından değerlendirme yapılması için ise Vergi Denetim Kuruluna gönderildiği;
Bu kapsamda yapılan araştırmalar ve denetimler neticesinde, Opet bayisi olan ... ve ... Pet ile ... bayisi olan ... unvanlı akaryakıt istasyonlarının kendi dağıtıcı firmalarından almış oldukları akaryakıtı dağıtıcı lisansına sahip olan davacı şirkete, davacı şirketin de mevzuata aykırı olarak temin ettiği söz konusu akaryakıtı kendi bayilerine sattığı, davacı şirkete akaryakıt temin eden bayilerin bu satışları dış satış (adına fatura düzenlenen şirketlerin faaliyet kolları: inşaat, lokanta ve taşımacılık) olarak gösterdiği, bu şekilde vergi kaybı oluşmasına sebebiyet verildiği, dış satışa konu faturalar ile davacı şirketin kendi bayilerine yaptığı satışa konu faturalarda yer alan akaryakıt miktarları, araç plakaları ve şoförlerinin aynı olduğunun fark edilmesi üzerine davalı kurumca faturalara konu akaryakıt nakli için belirlenen güzergah, araç hareketleri ile şirketlerin akaryakıt depolamaya elverişli tesislerinin bulunup bulunmadığı hususlarında araştırma yapılması için Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne yazı gönderildiği, söz konusu yazıya istinaden Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırma sonucu faturalara konu akaryakıtın nakli için plaka ve şoförleri belirli olan araçların hareketlerinin güzergaha uygun olmadığı ve şirketlerin dış satışa konu akaryakıtı depolamak için uygun tesislerinin bulunmadığının tespit edildiğinin görüldüğü;
Bu durumda, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kendi bayilerine başka dağıtıcı firmaların bayilerinden mevzuata aykırı şekilde akaryakıt temin ettiği ve söz konusu akaryakıta ilişkin gerçek duruma aykırı olarak fatura düzenlediği açık olan davacı şirket hakkında tesis edilen dağıtıcı lisansının iptali yönündeki dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bir faturanın sahte fatura olarak değerlendirilebilmesi için KDV Genel Tebliği düzenlemelerine göre bazı şartların oluşması gerektiği, bu şartların vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından değerlendirilmesi ve Vergi İnceleme Raporuna bağlanmasının şart olduğu, şirketin 5015 sayılı Kanunun lisans sahiplerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiği ve Kurumun verdiği dağıtıcılar arası akaryakıt ticaret izni kapsamında ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş.'den (...) ikmal etmiş olduğu yakıtı sözleşmeli bayilerine sattığı, düzenlenen faturaların sahte olduğunu ispat eder somut delil bulunmadığı, bilirkişi incelemesi yapılarak faturaların akıbetinin netleştirilmesi gerektiği, şirketleri ile ... arasında Dağıtıcılar Arası Akaryakıt İkmal Anlaşması akdedildiği, uygulanan yaptırıma dayanak gösterilen diğer dağıtıcıların bayilerinin dış satış olarak gösterdiği akaryakıt ikmallerinin şirketin bayilerine yaptığı ikmallerle benzerliği iddiasının somut delillere dayanmadığı, davacı şirketin ...'den ikmal etmiş olduğu akaryakıta ilişkin e-faturaların mevcut olduğu, ikmal edilen ürünlerin usulüne uygun olarak düzenlenen sevk irsaliyeleri ile şirketlerine teslim edildiği, dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti kapsamında alınan yakıtın şirketlerinin sözleşmeli bayileri olan ..., ..., ... ve ...'a satışının gerçekleştirildiği, bayilere ikmal edilen ürüne ait sevk irsaliyeleri düzenlenerek teslimlerinin sağlandığı, bu hali ile tespit edilen hususların ilgili Kanun maddelerinin ihlaline sebebiyet verecek niteliğe haiz olmadığı, şirkete isnat edilen fiile ilişkin olarak somut, kesin, inandırıcı bilgi, belge ve delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçlamaların somutlaştırılması gerektiği, Mahkemece de eksik incelemeye dayalı olarak somut delillere dayanmaksızın ret kararı verildiği, diğer taraftan idari işleme dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin belirsiz ve ucu açık bir düzenleme olduğu, belirli ve öngörülebilir olmayan bu maddenin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'Hukuk Devleti' ilkesine de aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler ile Dairemizin 12/06/2023 ve 02/07/2024 tarihli ara kararlarına verilen cevaplar incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.