T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4325
Karar No:2024/2690
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli ekiplerce ... tarihinde ... plakalı tankerde ve ... tarihinde yine aynı plakalı tankerde uygulama ve takip yapılması suretiyle gerçekleştirilen denetimlerde, davacı tarafından lisans almaksızın madeni yağ üretimi faaliyeti yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 1.208.229,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait ... plakalı tankerde 25/11/2016 ve 23/12/2016 tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde, kalıp yağ olarak beyan edilen 12.340 kg ve 16.380 kg ürün yakalandığı, davacının herhangi bir kalıp yağ lisansının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine yakalanan ürünlerden numune alındığı, her iki denetimde de alınan numunelerin İnönü Petrol Araştırma Labaratuvarı'ndaki ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı analiz raporlarında, "TS12153 Yağlama Yağları, endüstriyel yağlar ve ilgili ürünler (Sınıf L) kalıp yağları (Grup B) standardı, Sınıf1/Tip 2-Tür 1 kalıp yağlarının diğer fiziksel ve kimyasal özelliklerini sapladığı" tespitinin yapıldığı, aynı numunelere ilişkin TÜBİTAK MAM raporunda ise, söz konusu numunenin Mineral Yağ-Hidrokarbon (C6-C20) karışımından oluştuğunun belirtildiği, bu hususta davalı idarece söz konusu ürünün araçlarda akaryakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağı ve üretimi için davalı idareden lisans alınmasının gerekip gerekmediği hususunda Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı'ndan görüş talebinde bulunulduğu, Denetim Dairesi'nin cevabi yazısında, davacı tarafça kalıp yağ olarak beyan edilen ürünün GTİP bilgisine rastlanmadığı, ... tarih ve ... sayılı Ham Petrol, Akaryakıt, İhrakiye, Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrollere İlişkin Maddelere Dair Karara göre, ... GTİP numaralı ürünlerin madeni yağ olarak kabul edildiği için kalıp çıkarma yağı ifadesinin kullanıldığının belirtildiği; bu durumda, davacının ne kalıp yağ ne de madeni yağ lisansı olmaksızın faaliyette bulunduğunun açık olduğu, her ne kadar davacı tarafça kalıp yağ üretimi yaptığı, madeni yağ üretimi yapmadığı iddia edilmekte ise de, her iki denetim sonucu alınan numunelerin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan analiz raporları ve TÜBİTAK-MAM tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı raporun incelenmesi sonucunda (söz konusu numunelerin kaçak akaryakıt olabileceği yönündeki rapordur), davacının lisans almaksızın madeni yağ üretim faaliyetini gerçekleştirdiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, madeni yağ değil kalıp yağ üretiminin yapıldığı, üretilen kalıp yağının da inşaatlara satıldığı, kaldı ki, el konulan ürünlerle ilgili olarak düzenlenen 14/06/2017 tarihli TÜBİTAK MAM raporunda ürünün teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığının tespit edildiği, madeni yağ üretimine ilişkin hiç bir tespit, tutanak vb. olmadığı gibi satışına ilişkin de herhangi bir delil bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.