T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5068
Karar No:2024/5571
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... şirketlerinden ... Nakliye ve Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle davacı hakkında düzenlenen 154.290.473,97-TL bedelli, ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... Grubu firmalarından ... Nakliye ve Ticaret A.Ş.'de 27/04/1999-25/02/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış olması nedeniyle, söz konusu dönemde oluşan borç tutarlarından Mahkeme kararlarının gerekçeleri de dikkate alınarak sorumlu olduğu tutarlar belirlenmek suretiyle düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu borcun vadesinde ödenmemesi üzerine, ... tarih ve E... sayılı, 154.290.473,97-TL bedelli ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda, ödeme emrine konu borcun varlığının ve iş bu borcu davacının ödeme yükümlülüğü bulunduğunun sabit olduğu, bu durumda, ödeme emrine konu borcun davacı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, 5411 sayılı Kanun'da öngörülen özel zamanaşımı süreleri nedeniyle borcun zamanaşımına da uğramadığı anlaşıldığından, Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, incelenmesi gereken belgeler incelenmeden karar verildiği, eksik inceleme nedeniyle kararın bozulması gerektiği, dava konusu borca ilişkin hiçbir belge ve izahat bulunmadığı, ilgili şirketlerdeki görev tarihleri itibarıyla şirketlerin borçlanmasına ya da borçlarının ödenmemesine sebep olmadığı, amme alacağı olarak kabul edilebilecek bir borcun bulunmadığı, kesinleşen yargı kararlarının etkisizleştirilmeye çalışıldığı, kanuni temsilcilerin sorumluluğunun ikinci derece bir sorumluluk olduğu ve borçlu şirketler ile kefillerinden hâlâ tahsil etme imkânının olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, daha önce verilen Mahkeme kararının davacının kanuni temsilci olarak Fon alacağından sorumlu olduğuna dair kesin hüküm teşkil ettiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, EGS Grubu ile imzalanan protokolde belirlenen borcun halen ödenmediği, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, 5411 sayılı Kanun'un 141. ve Geçici 16. maddeleri gereğince alacak zaman aşımının yirmi yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.