T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/915
Karar No:2024/4902
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Perakende Satış A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektrik tedarik lisansı sahibi davacı şirketin, aynı kullanım yerine ait başka tüketicilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçlarının yeni tüketiciden talep edildiğinden bahisle 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 604.113,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idareye, tüketiciler tarafından abonelikleri veya borçları bulunmadığı halde borçlu gösterildikleri iddiasıyla yapılan şikayet başvuruları üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda "... İ.E. isimli tüketicinin 01/12/2015 tarihli dilekçesiyle borcu olmadığı halde şirket tarafından bu borcun kendisinden talep edildiğinden bahisle şikayette bulunduğu, söz konusu şikayetin 07/12/2015 tarihli yazıyla hem perakende satış şirketi olan davacı şirkete hem de dağıtım şirketi olan dava dışı Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne (BEDAŞ) gönderilerek yapılan işlemin mevzuata uygunluğunun incelenmesini teminen işlem sonucuna ilişkin bilgi ve belgelerin ivedilikle Kuruma gönderilmesi talep edilmiş olmasına rağmen söz konusu şikayet hakkında BEDAŞ'ın 26/01/2016 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere fatura itirazının süresi içerisinde neticelendirilmediği ve davacı şirketin ise Kurum tarafından gönderilen yazıya cevap vermediği, ... E.K. isimli tüketici 01/03/2016 tarihinde perakende satış sözleşmesi imzalamış olmasına rağmen kendisine 06/02/2016 ile 07/03/2016 tarihlerini kapsayan faturanın tahakkuk ettirildiği ve ödettirildiği, söz konusu durumun ilgili şirkete sorulması üzerine mezkur şirketten gelen cevapta, sözleşme ekinde yer alan sayaç endeks değerlerinin yeni abone tarafından kabul edildiği ve tüketici itirazına konu fatura bedelinin ise sehven kesme-bağlama bedeli olarak tüketiciye yansıtıldığı ve bu durumun düzeltilerek söz konusu 22,30-TL'lik kesme-bağlama bedelinin bir sonraki dönem faturasından tenzil edildiği..." tespitlerine yer verildiği;
Davacı şirketin, Kurulun ... tarih ve ...-... sayılı kararıyla, aynı kullanım yerine ait başka tüketicinin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçlarını yeni tüketiciden talep edildiğinden bahisle benzer durumda aykırılıkların giderilmesi için 180 gün süre verilmesi hususunda ihtar edildiği, sonrasında Kurulun... tarih ve ...-... sayılı kararıyla davacı şirkete aykırı işlemlerin düzeltilmesi için 30 gün süre verilmesine karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporuna konu şikayetlerin ise davacı şirkete ... tarih ve ...-... sayılı kararı ile verilen 180 günlük sürenin dolmasından sonraki süreçte gerçekleştiği, tüketici İ.E.'den kendisine ait olmadığı halde tahsil edilen fatura bedeline ilişkin iadenin 02/05/2016 tarihinde ve E.K.'ye yapılması gereken iadenin 12/08/2016 tarihinde gerçekleştirildiği, her ne kadar davacı şirket tarafından kendisine verilen 30 günlük süreden önce aykırılıkların giderildiği iddia edilmiş ise de, ihtara ilişkin 25/06/2015 tarihli Kurul kararından sonra aykırı işlemler tesis edildiğinin açık olduğu, 30 günlük sürenin ise ancak 18/08/2016 tarihli Kurul kararından sonraki işlemleri kapsayacağı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, aynı kullanım yerine ait başka tüketicilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçlarının yeni tüketiciden talep edilmesi şeklinde gerçekleştiği isnat edilen fiili nedeniyle öncelikle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla ihtar edildiği, sonrası aynı fiil nedeniyle ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla aykırılığın giderilmesi için 30 günlük süre verildiği, İ.E. ve E.K. yönünden isnat edilen aykırılığın 18/08/2016 tarihli Kurul kararında önce giderildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirketin, aynı kullanım yerine ait başka tüketicilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçlarının yeni tüketiciden talep edilmemesi yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, ihlale sebebiyet veren bütün aykırılıkların 180 gün içerisinde giderilmesi hususunda ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararıyla ihtar edildiği, sonrasında, anılan Kurul kararının gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle 604.113,00-TL idari para cezası verilmesine ve benzer durumda olan tüketiciler ile ilgili gerçekleştirilen aykırı işlemlerin 30 gün içerisinde düzeltilmesi hususunda ihtar edilmesinde ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararının alındığı görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu yükümlülüğün ihlali anlamına gelecek bütün fiilleri (bütün tüketicileri) kapsayacak ifadelere yer verilerek tesis edilen... tarih ve ...-...sayılı Kurul kararının, dava konusu Kurul kararına dayanak alınan ve 18/08/2016 tarihi öncesinde gerçekleşen fiilleri (her iki Kurul kararında farklı tüketicilerden bahsedilse dahi) kapsadığının, diğer bir ifadeyle, ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararıyla birlikte 18/06/2016 tarihinden önceki aynı yükümlülüğün ihlali niteliğindeki tüm tüketiciler için idari para cezası verildiğinin kabulü gerektiği anlaşıldığından ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararına esas alınanlar haricindeki tüketicileri konu alsa da ...-... sayılı Kurul kararındaki kapsayıcı ifade biçimi göz önüne alındığında mükerrer ceza niteliğinde olan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.