T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/988
Karar No:2024/3856
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Lojistik Nakliye İnşaat Petrol ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (...) adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsil amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve davacının kanuni temsilcisi olduğu ... şirketine 549.424,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 28/12/2011 tarih ve 28156 sayılı Resmi Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, idari para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek 02/11/2012 tarihinde tebliğ edildiği, şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, 07/11/2018 tarihinde düzenlenen e-haciz bildirimlerinin şirketin hesabının bulunduğu muhtelif bankalara gönderildiği, alacağın asıl borçludan tahsil imkanı kalmadığından bahisle, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına şirketin 2011/1-12 dönemine ait 594.424,00-TL (sehven yazıldığı anlaşılan doğrusu 549.424,00-TL) idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, işbu ödeme emrinin idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ödeme emrinde yer alan idari para cezasına ilişkin kamu alacağının vade tarihinin 2012 yılı olduğu, söz konusu alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak (2012 yılı için) 31/12/2017 tarihine kadar tahsil edilemediğinden zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı, davalı idarece her ne kadar tahsil zamanaşımının 07/11/2018 tarihinde şirketin banka hesaplarına konulan e-haciz ile kesildiği iddia edilmiş ise de, 31/12/2017 tarihi itibarıyla söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığı görüldüğünden davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği,
Buna göre, davalı idarece, tahsil zamanaşımını kesen başkaca herhangi bir bilgi ve belge de dosyaya sunulamadığından, zamanaşımına uğradığı sonucuna varılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; idari para cezalarının yerine getirilmesine ilişkin zamanaşımı kurallarını düzenleyen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 21. maddesinde, ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde, bu kararların kesinleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 7 (yedi) yıl içerisinde yerine getirilmesi gerektiği, zamanaşımı süresi dolduktan sonra idari para cezasına ilişkin kararın uygulanamayacağı belirtildiğinden, 02/11/2012 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği öne sürülen idari para cezasına ilişkin yedi (7) yıl olan zamanaşımı süresinin 01/01/2013 tarihinde başladığı ve 31/12/2019 tarihinde dolduğu, idari para cezasının tahsiline ilişkin ödeme emrinin ise davacıya bu süreden önce 29/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, böylece zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşıldığından, istinafa konu mahkeme kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığı,
Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." kuralına, "Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. " kuralına yer verildiği,
Uyuşmazlıkta, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirketin ticaret merkezinde tebliğine ait bilgi belge sunulmadığı gibi, bu ödeme emrinin tebliğ alındısına şirketin ortağının ismi eklenip, yerleşim yeri adresinde ortağın eşine tebliğ edildiği anlaşıldığından, hükmi şahıslar ve kanuni temsilcilerine tebligat yapılmasına dair usul ve esaslara uyulmadan kesinleştirilen ödeme emrine istinaden kanuni temsilci sıfatı ile davacının takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari para cezasının tahsiline yönelik olarak şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 02/11/2012 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, yapılan mal varlığı araştırmasıyla kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, alacağın davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.