T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1647
Karar No:2025/128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Basın Yayın Reklamcılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: "..." logosuyla yayın yapan davacı şirket tarafından, karasal ortamdan gerçekleştirdiği yerel televizyon (T3) yayın hakkının talebi üzerine iptal edilerek uhdesinde bulunan kanal/frekansın Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (Üst Kurul) iadesine yönelik Üst Kurul kararının davacı şrikete tebliğ edildiği tarih ile 31/12/2020 tarihi arasındaki süreye tekabül eden kıst ücret tutarlarına ilişkin tahakkukun iptal edilmesine dair ... tarih ve... sayılı Üst Kurul kararı ile tahakkuk ettirilen kanal/frekans kullanım ücretlerinin 01/01/2020 ila 25/06/2020 tarihleri arasına isabet eden kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen 07/10/2021 tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, karasal ortamda yayınların 31/12/2019 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, bu durumun 06/01/2020 tarihinde davalı idareye bildirildiği ve bu tarihten sonra yayın yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı, davalı idarece, tahakkuk ettirilen kanal/frekans kullanım ücretinin -sadece- yerel televizyon yayın hakkının iptaline ilişkin Kurul kararının davacıya tebliğ edildiği 25/06/2020 tarihinden sonraki kısmının iptal edildiği, davacı tarafından da yayınların sonlandırıldığı tarih baz alınarak tahakkuk eden ücretlerin tümünün iptalinin talep edildiğinin görüldüğü;
Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarını sonlandırmaları ve bu durumu davalı idareye bildirmeleri ve dolayısıyla yayıncı kuruluşlardan tahsil edilen kanal/frekans kullanım ücretlerinin kıst olarak tahakkuk ettirilmesi ya da tahakkuk ettirilen ücretin iptali gereken durumlarda, hangi tarihin esas alınacağına ilişkin açık bir düzenlemenin mevzuatta bulunmadığı;
Diğer taraftan, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Malî kaynaklar ve bütçe" başlıklı 41. maddesinin 1/b bendinde, karasal ortamdan yayın yapan kamu ve özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak televizyon kanal ve radyo frekans yıllık kullanım ücretlerinin davalı idarenin mali kaynakları arasında sayıldığı nazara alındığında, mezkur Kanun hükmü ile yıllık kullanım ücreti tahsil ve tahakkukunun "karasal ortamda yayın yapma" şartına bağlandığının kabul edilmesi gerektiği;
Bu durumda, 31/12/2019 tarihinde karasal ortamdaki yerel televizyon yayınlarını sonlandıran ve bu durumu davalı idareye bildiren davacı kuruluşun, tahakkuk ettirilen kanal/frekans kullanım ücretlerinin; yayınlarını sonlandırdığını davalı idareye bildirdiği tarih esas alınmak suretiyle belirlenmesi ve yayın yapılmayan tarihlere ilişkin tahakkukun iptali gerekirken, Üst Kurul kararının davacıya tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; karasal ortamda (T3) yayın lisans başvurusu ve bu başvuruya istinaden Malatya il merkezine yönelik UHF5 bandı 43. kanaldan yayın yapma izni bulunan davacı şirketin, 06/01/2020 tarihinde davalı idareye yayın hakkının iptali için başvuru yaparak "..." logosuyla yaptığı yerel televizyon yayıncılığına ...tarihi saat 12.00 itibarıyla son verdiğini bildirdiği, davacı ile yapılan yazışmalar neticesinde bilgi ve belge eksikliklerinin 10/03/2020 tarihinde tamamlandığı, ... tarih ve ...sayılı Üst Kurul kararı ile davacı şirketin yerel televizyon yayın hakkının talebi doğrultusunda iptal edildiği, Üst Kurul kararının davacıya tebliğ edildiği tarih ile 31/12/2020 tarihi arasında tahakkuk ettirilen kıst ücret tutarlarına ilişkin tahakkukun iptal edilmesine karar verildiği;
Yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça idare hukukunun önemli ilkelerinden birisi olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması, kaldırılması işlemlerinde ve tersi işlemin yapılmasında da aynen uygulanmasının zorunlu olduğu;
Bu ilke dikkate alınarak dava konusu işlem değerlendirildiğinde, kanal/frekans tahsisi aşamasında yayıncı kuruluşların ilgili Üst Kurul kararı kendilerine tebliğ edilene kadar talep ettikleri kanalı/frekansı mevzuat hükümleri gereğince kullanmalarının mümkün olmadığı, aynı doğrultuda karasal ortamda yayında olan kuruluşların, yönetim kurulu kararı ile yayınını durdurdukları kanal ile ilgili olarak yaptıkları başvurularının Üst Kurulca kabul edilerek yayınların durdurulmasına ilişkin kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihe kadar kullanmalarında da bir engel bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemi iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, "..." logolu televizyon yayınının 31/12/2019 tarihinde sonlandırıldığı ve bu tarihten sonra hiçbir şekilde kanal frekans kullanımı, herhangi bir gelir elde etme durumunun söz konusu olmadığı, yayına son verilmiş olduğunun da Üst Kurula bildirilip gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği, Üst Kurulun şirketin karasal yayın yapma faaliyetine son verdiğine muttali olduğu, yayın durdurulduğu zaman Üst Kurul görevlileri tarafından şirket aranarak yayının neden durdurulduğunun sorulduğu, davalı idarece yapılan savunmanın aksine yayın durduğunda Üst Kurulun bunu hemen görerek yayıncı kuruluş ile irtibata geçtiği, Üst Kurul yazışmaları ve yaptığı işlemlere bakıldığında sürecin uzatıldığının anlaşıldığı, ilgili belgeler davalı idarenin nezdinde olmasına rağmen tekrar talep etmek suretiyle kusurlu davranıldığı, Kurumun ihmali ve sonrasında Covid-19 (pandemi) nedeniyle de sürecin uzadığı ve 06/01/2020 tarihinde yapılan başvurunun ancak 14/05/2020 tarihinde neticelendirildiği, tebligatın da 40 gün sonra 25/06/2020 tarihinde yapıldığı, davalı idarenin ihmali ve pandemiden kaynaklı gecikmenin sorumluluğunun kanal/frekansı kullanmayan ve televizyon kanalını kapatan şirkete fatura edilmesinin adalet anlayışıyla bağdaşmayacağı, hakkın kötüye kullanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, emsal kararlar ile sabit olduğu üzere, davacı şirket nezdinde bulunan vericilerin Üst Kurulca iptal edilip iptal kararının davacı şirkete tebliğ edildiği süre içerisinde söz konusu vericilerin başkasına tahsisinin mümkün bulunmaması nedeniyle kıst ücretin, Üst Kurulun iptal kararının yayıncı kuruluşa tebliğ edildiği tarihe kadar hesaplanmasının hukuka uygun olduğu, mevzuatta kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin kıst olarak tahakkuk ettirilmesinde medya hizmet sağlayıcıların yayınlarını durdurduklarını Üst Kurula bildirdikleri tarihin mi yoksa Üst Kurul kararının medya hizmet sağlayıcılara tebliğ edildiği tarihin mi dikkate alınacağı hususunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, fakat uygulamada, Üst Kurul kararı alınıp kuruluşa bildirilene kadar kanallar kuruluşun kullanımında olduğundan, kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin Üst Kurul kararının kuruluşa tebliğ tarihi itibarıyla kıst olarak tahakkuk ettirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, bununla beraber 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrası kapsamında karasal ortamdan yayın hakkı bulunan kuruluşların, uhdelerinde bulunan kanal/frekanslardan aktif olarak yayın yapıp yapmamalarının ücretlendirme boyutuyla Üst Kurul açısından bir önemi bulunmadığı, zira söz konu kanal/frekanslar kuruluşların uhdesinde kaldığı sürece başka bir kuruluşa tahsis edilemediği, birçok medya hizmet sağlayıcı kuruluşun da yalnızca ilgili yayın hakkını elinde bulundurmak adına fiilen yayın yapmaksızın her yıl kanal/frekans yıllık kullanım ücretini ödediği, kaldı ki davacı şirketin karasal ortamdan yapılan yayınları geçmişe dönük olarak sonlandırılıp sonlandırılmadığının ilgili Daire Başkanlığı imkanları ile sağlıklı bir şekilde tespit edilebilmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Karasal ortamda (T3) yayın lisans başvurusu ve bu başvuruya istinaden Malatya il merkezine yönelik UHF5 bandı 43. kanaldan yayın yapma izni bulunan davacı şirket tarafından, 06/01/2020 tarihli dilekçe ile "..." logosuyla yaptığı yerel televizyon yayıncılığına ... tarihi saat 12.00 itibarıyla son verdiği yönünde davalı idareye bildirimde bulunulmuş, yapılan yazışmalar neticesinde bilgi ve belge eksikliklerinin tamamlanmasını müteakiben ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararı ile davacı şirketin sahip olduğu yerel televizyon (T3) yayın hakkı iptal edilmiş, uhdesinde bulunan kanal/frekansın Üst Kurula iadesine ve davacı şirketçe talep edilmesi halinde alınan Üst Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edildiği tarih ile 31/12/2020 tarihi arasındaki süreye tekabül eden kıst ücret tutarlarına ilişkin tahakkukun iptal edilmesine karar verilerek ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirilmiştir.
Bunun üzerine... tarih ve ...sayılı Üst Kurul kararı ile tahakkuk ettirilen kanal/frekans kullanım ücretlerinin 01/01/2020 tarihi ile 25/06/2020 tarihi arasına isabet eden kısmının da iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 41. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''Karasal ortamdan yayın yapan kamu ve özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak televizyon kanal, multipleks kapasite ve radyo frekans yıllık kullanım ücretleri" Üst Kurulun gelirleri arasında sayılmış; 42. maddesinin ikinci fıkrasında, "41. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek televizyon kanal, multipleks kapasitesi ve radyo frekans yıllık kullanım ücreti, her yılın ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında olmak üzere dört eşit taksitte, (ç) bendinde öngörülen ticarî iletişim gelirlerinden ayrılacak paylar, elde edildikleri ayı takip eden üçüncü ayın en geç yirmisinde ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar tarafından ödenir."; Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında da, ''Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un Geçici 6. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşları, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam ederler. Bu kuruluşlardan, 41. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren tahsil edilir. (...) veya karasal yayın lisansları için sıralama ihalesinin yapılmasının ardından tahsise hak kazanmayan kuruluşların karasal yayınları bir ay içinde Üst Kurulca durdurulur. Sıralama ihalesinde tahsise hak kazanan kuruluşların yayınları Üst Kurulca belirlenen takvimde, daha önce yayın yaptıkları kanal ve frekanslardan, tahsis edilen kanal, multipleks kapasitesi ve frekanslara taşınır." kurallarına yer verilmiştir.
6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca, karasal ortamda yayında olan kamu ve özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak televizyon kanal ve radyo frekans yıllık kullanım ücretlerinin belirlenmesi ve ödenmesiyle ilgili esas ve yükümlülükleri belirlemek amacıyla hazırlanan, 29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmelik'in "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, “Kanal ve frekans yıllık kullanım ücreti: Karasal yayının, nüfusa bağlı kapsama alanı, türü, verici gücü, frekansın bulunduğu bant ve yayının yapıldığı yerleşim biriminin ekonomik gelişmişlik seviyesi gibi nesnel kıstaslar esas alınarak Üst Kurul tarafından belirlenen televizyon kanal ve radyo frekans yıllık kullanım ücretini (...) ifade eder." şeklinde tanılanmış; “Kanal ve frekans yıllık kullanım ücreti ödeme yükümlülüğü” başlıklı 6. maddesinde ise, “Kanunun geçici 4'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, karasal ortamda yayında olan kamu ve özel radyo ve televizyon kuruluşları, kanal ve frekans yıllık kullanım ücretlerini, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ödemekle yükümlüdür.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, Üst Kurulun gelirleri arasında sayılan ve karasal yayının, nüfusa bağlı kapsama alanı, türü, verici gücü, frekansın bulunduğu bant ve yayının yapıldığı yerleşim biriminin ekonomik gelişmişlik seviyesi gibi nesnel kıstaslar esas alınarak belirlenen kanal ve frekans yıllık kullanım ücretini, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan kamu ve özel radyo ve televizyon kuruluşlarının ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 6112 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 03/03/2011 tarihi itibarıyla anılan Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında karasal ortamdan yerel yayın yapma hakkı bulunan davacı şirkete ait "..." logosuyla yerel yayın yapan kuruluş tarafından, 06/01/2020 tarihli dilekçe ile yerel televizyon yayıncılığına... tarihi saat 12.00 itibarıyla son verildiği yönünde davalı idareye bildirimde bulunulduğu, davaya konu Üst Kurul kararıyla, yayınlara son verilmesi talebinin kabul edildiği, ancak alınan Üst Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edildiği tarih ile 31/12/2020 tarihi arasındaki süreye tekabül eden kıst ücret tutarlarına ilişkin tahakkukun iptal edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kanal ve frekans yıllık kullanım ücreti ödeme yükümlülüğü için 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olunmasının şart olduğu dikkate alındığında, davacının 31/12/2019 tarihi saat 12.00 itibarıyla yayınlarına son verdiğini belirttiği yerleşim yerlerinde davalı idarece aksi yönde bir tespitte bulunularak yayına devam edildiği ortaya koyulamadığından, 31/12/2019 tarihinden sonra yayında olunmayan yerler için Üst Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edildiği tarih ile 31/12/2020 tarihini kapsayan dönem için kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin kıst olarak davacı adına tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.