T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2519
Karar No:2024/5816
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4,5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, yerli malı belgesi olduğu belirtilen ürünlere ilişkin ilgili tabloda yerli malı belgesi numarasına yer verilmemesi ve söz konusu belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgelerin eksik raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddenin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2017 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 6. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 131.925,94-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı şirketin 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4,5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, yerli malı belgesi olduğu belirtilen ürünlere ilişkin ilgili tabloda yerli malı belgesi numarasına yer verilmemesi ile söz konusu belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle eksik raporlama yaptığı tespit edildiği ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının dava konusu 6. maddesiyle idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş ise de, idari para cezası tutanağında davacı şirketin "27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin yapılan raporlamada KOBİ olduğu raporlanan ... Hiz. San. Tic. A.Ş.'ye ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgeleri eksik olarak raporladığı tespit edildiği ve idari para cezası uygulanmasına karar verildiğinin" belirtildiği, bu durumda davacıya isnat olunan fiil bakımından Kurul kararı ile idari para cezası tutanağının birbiriyle örtüşmediği görüldüğünden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, idari para uygulanmasına ilişkin Kurul kararının aksine, idari para cezası karar tutanağında, ihlal oluşturduğu ileri sürülen fiilin sehven bir başka fiil olarak gösterilmesinin dava konusu işlemi kusurlandırıcı nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği;
Davacı şirket hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 6. maddesi ile "27/10/2016- 26/10/2017 dönemine ilişkin 4,5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, Yerli Malı Belgesi olduğu belirtilen ürünlere ilişkin ilgili tabloda Yerli Malı Belgesi numarasına yer verilmemesi ve söz konusu belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle eksik raporlama yapıldığı" gerekçesiyle 2017 yılı net satış tutarının yüz binde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişi ile birlikte Sektörel Denetim Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacı şirkete tebliğ edildiği, tahakkuk fişinin Kurul kararında belirtilen idari para cezasına uygun düzenlendiği, davacı şirket tarafından da Kurul kararının 6. maddesinin iptalinin istendiği, dilekçenin söz konusu maddede belirtilen ihlali fiile ilişkin olarak hazırlandığı, davacı hakkında hukuki sonuç doğuran asıl icrai işlemin Kurul kararı olduğu, idari para cezası karar tutanağı ile tahakkuk fişinin de Kurul kararının uygulanmasına yönelik işlemler kapsamında kaldığı, dolayısıyla, idari para cezası karar tutanağında Kurul kararının bir başka maddesinde yer verilen eyleme yer verilmesinin davacı şirket açısından herhangi bir tereddüt oluşturmadığı, davanın Kurul kararının 6. maddesine yönelik iddialara yer verilerek açıldığı göz önüne alındığında, anılan maddi hatanın işin esasına müessir olmadığı, dava konusu işlemlerin iptalini gerektirecek ağırlıkta şekil eksikliği olmadığı anlaşıldığından, idare mahkemesinin gerekçesinin yerinde görülmediği;
İşin esasına gelince;
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'yla davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevinin verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, uyuşmazlıkta, davalı idarece yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin yerli mali belge numaralarının ilgili tablolara işlenmediğinin ve belgelerin birer örneğinin davalı kuruma gönderilmediğinin tespit edildiği göz önüne alındığında, davacı şirketin yatırım yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin doğrulanması açısından önemli olan raporlama faaliyetinin 27/10/2016-26/10/2017 döneminde tam olarak yerine getirmediği, böylelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 25. maddesinde yer verilen "mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve belgelerin eksik verilmesi" şeklindeki eylemin sübut bulduğu anlaşıldığından, davacı şirkete 2017 yılı net satışlarının yüz binde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari yaptırıma ilişkin tutanakta idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin açık bir şekilde yazılmasının gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararında davanın esasına yönelik değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğu, yatırım yükümlülükleri kapsamında şirket tarafından her dönem 30 bin civarında fatura ve evrak kontrol edilerek raporların hazırlandığı, işlemlerin manuel olarak yürütüldüğü, raporun altyapı yükümlülüklerinin esasına etkili olmadığı, inceleme sorgusu sonrasında derhal düzeltildiği, eletronik haberleşme hizmetinin sunulmasına yönelik olmayan ve sehven müstenit bir durum nedeniyle doğrudan idari para cezasına maruz kalmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu olay nedeniyle hiçbir tüketici mağduriyeti olmadığı, herhangi bir haksız kazanç elde edilmediği, kasti davranışının bulunmadığı, ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanıtlanamayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı tarafından ilgili yatırım dönemine ilişkin gerçekleşmeleri gösteren raporlamanın eksiksiz ve doğru yapılmasının yatırım yükümlülüklerinin doğruluğunun teyit edilmesinde çok önemli olduğu, yatırım döneminde yerli malı olarak raporlanan ürünlere ilişkin yerli malı belge numaralarının tabloda ilgili kısımlara yazılması ile söz konusu belgelerin birer örneğinin raporlanması işleminin davacının iddia ettiği kadar karmaşık bir işlem olmadığı, somut vakıanın koşulları dikkate alınarak maktu olarak belirlenen idari para cezasının verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranda verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilen idari para cezasının sabit oran olduğu açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Eksik olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idarî işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri hâlinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.