T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2626
Karar No:2024/4834
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2012 yılından itibaren "... Ekran" şirketlerine bordrolama, idari işler, muhasebe, pazarlama satın alma konularında danışmalık hizmeti verilmesine ilişkin mevzuat ihlalinin Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 14/04/2020 tarihinden önce durdurulmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ve bu işlemin dayanağı ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 2. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından idari ücret ve kurum masraflarına katkı payı yükümlülüklerinin mevzuata uygun bir şekilde yerine getirilip getirilmediğine ilişkin denetleme sonrasında ... sayılı Kurul kararının alındığı, Kurul kararının davacı şirket ile ilgili bölümünde, TTNET'in yetkisi dışında yürüttüğü "Danışmanlık" faaliyeti ile ilgili olarak Yetkilendirme Dairesi Başkanlığı tarafından işlem yapılması hususuna karar verildiği, konu ile ilgili yürütülen çalışma neticesinde... tarih ve ... sayılı yazı ile davacı şirketten yazılı açıklama talep edildiği, davacı şirketin yazılı açıklama ile birlikte sözlü açıklamalarını da sunma talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından bu talebin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla kabul edildiği, davacı şirketin yazılı ve sözlü açıklamaları sonrası dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, akabinde bu Kurul kararının 2. maddesi gereğince davacı şirket tarafından söz konusu hizmetlerin 14/04/2020 tarihine kadar sonlandırılması gerektiğine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmazlıkta, mevzuat hükümlerinden davacı şirketin yetkilendirmesine ilişkin hizmet sunmasında asli faaliyetleri haricinde gerekli ve ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık faaliyetlerini yürütebileceği ancak sanal mobil şebeke hizmeti, kablolu ve kablosuz servis sağlayıcılığı hizmeti, kablolu yayın hizmeti işletmeciliği kapsamında yetkilendirilmesi dışında ayrı bir hizmet olarak değerlendirilen ... şirketleri için bordrolama, idari işler, muhasebe, pazarlama, satın alma konularında danışmanlık hizmeti verilemeyeceği açık olduğundan dava konusu kurul kararı ve tesis edilen durdurulmaya yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacı şirketin dava dilekçesinde yer alan iddialarına davacı şirketin yasal düzenlemeler çerçevesinde sadece yetkilendirme kapsamında hizmet sunması zorunluluğu bulunması nedeniyle ilgisi olmayan bir alanda danışmanlık hizmeti veremeyeceği göz önüne alınarak itibar edilmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında hiçbir gerekçeye yer verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, elektronik haberleşme mevzuatına göre yayın içeriklerinin iletişim hizmetlerini yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili hizmetler olduğu, ilgili hizmet statüsünde olan yayın içeriklerinin başka bir otorite tarafından ayrıca yetkilendirmeye tabi tutulmasının yayın içeriklerinin ilgili hizmet statüsüne zarar vermediği, Mahkemenin teknik ve uzmanlık gerektiren bu konuya ilişkin hiçbir araştırma ve inceleme yapılmaksızın değerlendirmede bulunmasının hatalı olduğu, ilgili hizmeti sunan iştirakine operasyon desteği vermesini yasaklayan bir Kanun hükmünün bulunmadığı, Mahkeme kararının kanuni dayanağı bulunmamasına rağmen teşebbüs hürriyetine müdahale edilmesi sonucunu doğurduğu, bu durumun Anayasa'ya aykırı olduğu, mevzuatta iştiraklerine operasyon desteği sunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, davalının entegrasyon sürecinde Rekabet Kurumuna verdiği görüş dahi yetkilendirmesi olan firmaların birbirlerine satış pazarlama desteği veremeyeceklerine ilişkin bir değerlendirmesinin olmadığını ortaya koyduğu, tüm hizmetlerinin yetkilendirme konusu hizmet olmak zorunda olmadığı, iştiraklerindeki operasyonlara destek verildiği ve karşılığında transfer fiyatlandırması hükümlerine göre fatura kesildiği, bu faaliyetlerin gelir getirici bir ticari faaliyet değil, mali mevzuat gereği zorunlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek yeni bir iddia ileri sürülmediği, Mahkemenin uyuşmazlığın özünü kavrayarak mevzuat hükümlerine göre gerekçelendirmek suretiyle karar verdiği, dava konusu işlemin danışmanlık hizmeti sunumuna ilişkin olduğu ve "yayın içerik" sunumunun dava konusu işlem ile alakası bulunmadığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilendirmesi olan ... şirketlerine danışmanlık hizmeti verilmesi yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken sunulan bir hizmet olmadığı, tek marka konusu ile davacının ve Türk Telekom’un sunacağı hizmetlerin hiç bir alakası bulunmadığı, Rekabet Kurumu kararında belirtilen görüşün tek marka kullanımı ile sınırlı olduğu, tek marka konusu ile davacının ve Türk Telekom'un sunacağı hizmetlerin hiç bir alakası bulunmadığı, davacının açıklamalarının makul olup olmadığı hususunda hem yazılı hem de sözlü savunmaları alınarak idari yaptırımın tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.