T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4708
Karar No:2024/5402
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un ek 4. maddesi kapsamında 02/10/2020 tarihinde yapılan bildirimden itibaren otuz gün içinde Türkiye'de temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle davacı şirkete 10.000.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuata göre, ülkemizde günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının, yetkili en az bir kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirleyeceği, bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer vereceği, temsilci olarak belirlediği kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildireceği, temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına yapılan bildirimden itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde on milyon Türk lirası idari para cezası verileceği;
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, sosyal ağ sağlayıcı olmadığı iddia edilmiş ise de, dailymotion platformu üzerinden "video yükleme/paylaşma/izleme" imkanının sunulduğu, oturum açmak suretiyle siteye giren üyelerine/kullanıcılarına siteye video yükleme, siteye video yükleyen başka üyeleri/kullanıcıları takip etme ve bu videoları beğenerek kaydetme olanağının sağlandığı ve sadece üyelerine/kullanıcılarına değil, aynı zamanda ziyaretçilerine de internet sitesinde yer alan videoları görüntüleme ve bu videoları farklı platform ve kanallarda paylaşma imkanının sunulduğu dikkate alındığında, ...'ın sosyal etkileşim amacıyla kendi platformu üzerinden video içeriği oluşturulmasına, bu içeriklerin görüntülenmesine ve paylaşılmasına imkan sağlayan bir platform olduğu ve 5651 sayılı Kanun'da "Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkan sağlayan gerçek veya tüzel kişileri" şeklinde belirtilen sosyal ağ sağlayıcı kapsamına girdiği, ayrıca ... hizmetinin niteliği göz önüne alındığında sosyal etkileşim amaçlı içeriklerin, ikincil ve yan hizmet olarak sunulmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği;
Öte yandan, kapsama giren sosyal ağ sağlayıcılarının 5651 sayılı Kanun'da açıkça düzenlendiği üzere Türkiye'den günlük erişim sayısı kıstası dikkate alınarak belirleneceği, Türkiye'den günlük erişim sayısının, erişim sağlayıcı olan yetkilendirilmiş işletmecilerin DPI (deep packet inspection) olarak adlandırılan teknik cihazlarının imkanlarıyla ve teknik cihazları üzerinden paket analizi yapmaları neticesinde tespit edildiği, söz konusu tespitte kayıtlı kullanıcıya ait olup olmadığına bakılmaksızın Türkiye'den sosyal ağ sağlayıcıya yönelik oluşan trafiğin baz alındığı, teknik ölçümler sonucu hangi sosyal ağ sağlayıcıların 5651 sayılı Kanun'un ek 4. maddesinde belirtilen yükümlülüklere uyması gerektiğinin belirlendiği ve ... da Türkiye'den günlük erişiminin bir milyonun üzerinde olduğu hususunun sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin sosyal ağ sağlayıcıların tespitinde kullanılan ölçütlerin belirsiz olduğu yönündeki ve bu konudaki diğer iddialarına itibar edilmediği;
Yine, davacı şirket tarafından, idari para cezasına ilişkin tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabileceği ve bunun 7201 sayılı Kanun'a göre yapılan tebligat hükmünde olduğunun belirtildiği ve davacı şirkete bu şekilde (elektronik posta yoluyla) tebligat yapıldığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasının da yerinde görülmediği;
Bu itibarla, davacı şirketin 5651 sayılı Kanun kapsamında sosyal ağ sağlayıcı olduğu ve Türkiye'den günlük erişimi bir milyondan fazla olduğu dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, Kanun'da öngörülen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hakkında uygulanan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yargı yerlerince vakıaların gereği gibi değerlendirilmediği, eksik incelemeye dayalı ve makul gerekçeden yoksun olarak karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince duruşma taleplerinin reddedildiği, 5651 sayılı Kanun uyarınca tanımlanmış olan sosyal ağ sağlayıcısı olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla ilgili Kanun uyarınca temsilci atanmaması nedeniyle idari para cezası verilemeyeceği, genel olarak "sosyal etkileşimi"nin kullanıcılar arasında “anlık mesajlaşma, yorum yapma, sohbet odaları ve diğer bazı internet uygulamaları” ile etkileşim sağlamak olarak tanımlandığı, oysaki şirket platformunda bahsedilen özelliklerden hiçbirinin kullanıcılarına sunulmadığı, işletilen platformda Türkiye'den günlük erişim sayısının daima bir milyonun altında olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hem uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak iddiaların karşılanması hem de esas yönünden Anayasa’ya ve hukuka uygun olduğu, davacı şirketin 5651 sayılı Kanun'da yer alan sosyal ağ sağlayıcı tanımı kapsamına girdiği, Türkiye'den günlük erişiminin bir milyondan fazla olduğu, davacı şirketin sosyal etkileşim amacıyla kendi platformu üzerinden video içeriği oluşturulmasına, bu içeriklerin görüntülenmesine ve paylaşılmasına imkan sağlayan bir platform olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.