T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1121
Karar No:2024/5392
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol ve Ticaret A.Ş.
İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, sözleşmeli bayisi olan 6 şirkete ait akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım-satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun fiil tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca her bayi için 739.666,00-TL olmak üzere 6 bayi için toplam 4.437.996,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ...-... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:...K:... sayılı kararda; ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile istasyon otomasyon sistemi kurma yükümlülüğünün 30/06/2011 tarihine ertelendiği, 30/06/2011 tarihinin otomasyon sisteminin kurulduğu ve aktif olarak veri erişiminin sağlanması gereken nihai tarih olduğu, davacı şirketin bayilik sözleşmesinin bulunduğu 6 bayisi ile 30/06/2011 tarihinde istasyon otomasyon sistemini kurmaması gerekçesiyle karşılıklı fesih protokolü imzaladığı, işbu protokollerin otomasyon sistemi kurulumu gerçekleşinceye kadar askıda olduğunun belirtildiği, ancak ilgili fesih protokollerinin davalı idareye bildirilmediği, sözleşmelerin davacı şirketin yazılı savunmasında da açıkça otomasyon sistemi kurulana kadar askıda fesih olduğunun kabul edildiği, yazılı savunmada belirtilen bayi istasyonunda yapılan bakım, onarım ve tadilatın da otomasyon sistemi kurmaya engel nitelikte kapsamlı bakım, onarım ve tadilat olmadığı, yine karşılıklı fesih protokolü imzalanan bir bayide de 01/07/2011 tarihli verinin sisteme daha sonradan girildiği hususları da göz önünde bulundurulduğunda, dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin sözleşmeli bayisi bulunan 6 akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemi kurma yükümlülüğü bulunduğu ve uygulaması gerektiği açık olup bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı şirkete hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca her bir bayi için ayrı ayrı idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 16/03/2022 tarih ve E:2018/2807, K:2022/1039 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararının bozulan kısmına uyularak bu kısım yönünden verilen kararda; Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2018/2807 sayılı ve 25/10/2021 tarihli ara kararına ... Kaymakamlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda, ...'in 04/09/1990-31/12/2006 tarihleri arasında mükellefiyetli şube, 01/01/2007-31/12/2009 tarihleri arasında mükellefiyetsiz şube iş yerinin bulunduğunun belirtildiği, yazı ekinde gönderilen 16/06/2011 tarihli yoklama fişine göre ise, akaryakıt istasyonunun 2009 yılı Aralık ayından itibaren gayr-i faal olduğunun tespit edildiği; Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda ise, Kurum veri tabanında yer alan BS form ve e-fatura bilgileri üzerinden yapılan sorgulamada davacı şirket ile anılan bayisi arasında 30/06/2011-11/07/2011 tarihleri arasında yapılan herhangi bir satış beyan ve e-fatura bilgisine ulaşılamadığının belirtildiği; bu durumda, dağıtım şirketlerinin bayilerinde otomasyon sistemi kurmaları gereken son tarih olan 30/06/2011 ile davacı dağıtım şirketinin bayilik sözleşmesini feshettiği 11/07/2011 tarihi arasında ... ünvanlı bayisine akaryakıt sevkiyatı yaptığı somut olarak ortaya koyulamadığından, dağıtım lisansı sahibi davacıdan bayilik ilişkisini devam ettirmek istemediği adı geçen bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemi kurmasının beklenemeyeceği;
Bu itibarla, davacı şirketin sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren ...'e ait akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım-satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemi kurmadığından bahisle, 739.666,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin...'e ait akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak 739.666,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, dava konusu işlemin anılan kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirket tarafından karşılıklı fesihlere ilişkin belgelerin Kuruma sunulmadığı, otomasyon kurma yükümlülüğünün dağıtıcılara 2007 yılında getirildiği ve dağıtıcılar için 30/06/2011 tarihine kadar 3 kez uzatıldığı, dava konusu şirketlere ilişkin verilerin zamanında Kuruma gönderilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ... ile bayilik sözleşmesinin feshedildiği, bu durumun davalı Kuruma bildirildiği, otomasyon sistemi kurma yükümlülüğünün son günü olan 30/06/2011 tarihinden sonra bu bayide akaryakıt satışı yapılmadığı, ticari ilişki içerisinde olmadığı ve bayisi olmadığı bir istasyonda otomasyon sistemini kurmasının beklenemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının, dava konusu işlemin ...'e ait akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak ...TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden kaldırılması ve dava konusu işlemin bu kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.