T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1212
Karar No:2024/5381
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yayıncılığı A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'te yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer verilen "Yayın hizmetleri; ... Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; ..." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 28.238,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve .../...-... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; söz konusu programda sunucu tarafından "Bu arada bir son dakika gelişmesi görüyorsunuz. ..., ... lideri, diyor ki 'Ağır sansür altındayız,' Niye biliyor musunuz? Bir okuyalım ne olduğunu, sonra nedenini de söyleriz. Şimdi az evvel bir açıklama yaptı mı? Yaptı. Sonra da diyor ki sosyal medyadan 'Sevgili Halkım; sizin de gayet iyi bildiğiniz üzere, ağır sansür altındayız. RTÜK sansürü daha da artırmanın peşinde. Halkın sesinin duyulması konusunda desteğe ihtiyaç var. Paylaşın, her yerde anlatın. Az evvelki basın açıklamamın özetini paylaşmak istiyorum.' diyerek yapmış olduğu basın açıklamasında değinmiş olduğu noktaları bir kez daha böyle sıralı seri tweet şeklinde paylaşıyor. Şimdi RTÜK sansürü artırmanın peşinde. Niye bunu diyor, biliyor musunuz? Çünkü RTÜK'ten bir medya kuruluşunun temsilcilerine, medya kuruluşlarının temsilcilerine bir yazı gitti. O yazı sosyal medyada da zaten paylaşılıyor. RTÜK'ün internet sitesinde de bulunabilir. RTÜK, yani ezcümle diyor ki 'Yayınlara dikkat edin. 130 farklı noktada çıkmış yangınlar, acil müdahale ekipleri tarafından başarıyla söndürülmüş. Siz buraları hiç görmüyorsunuz.' diyor basına, medyaya. 'Sadece yanan alanları ısrarla ekranlara taşıyorsunuz. Kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır bu', demekte. RTÜK, bunu böyle yorumluyor, efendim; Sayın.... Ve dolayısıyla diyor ki 'Söndürülen yerleri gösterin, yanan yerleri göstermeyin', deniliyor. İşin Türkçesi bu gibi görünmekte ve sonrasında denilmiş ki 'Bugün itibariyle RTÜK uzmanları tarafından cezai yaptırıma esas oluşturulması amacıyla raporlama çalışmasına başlanılmıştır.' Yani, yayınlar izlenmekte ve raporlama yapılmakta deniliyor. Bu da kimileri tarafından bir tehdit olarak da yorumlandı. Onu da hatırlatmış olalım." şeklinde sarf edilen ifadelerin orman yangınları üzerine davalı idarece medya organlarına yönelik yapılan basın açıklaması ile bir siyasetçi tarafından medya ve sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaların sunucu tarafından yorumlanarak izleyiciye aktarılmasından ibaret olduğu, bu aktarımın da Anayasa'nın basın hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında kaldığı, basın açıklamasının sansürü arttırma çabası ve tehdit olduğunun doğrudan program sunucusu tarafından dile getirilmediği, sunucu tarafından söz konusu basın açıklamasının başkalarınca bu şekilde algılandığının belirtildiği, programda tarafsızlık, gerçeklik, doğruluk ilkeleriyle bağdaşmayan ifadelere yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın gerekçesiz olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kriz zamanlarında habercilerden kamusal sorumluluk ve yayıncılık anlayışıyla yayıncılık yapılmasının beklendiği, ekranda doğru bilgi akışı, sağduyulu ve yatıştırıcı açıklamalara yer verilmesi, endişe verici ve infial oluşturabilecek nitelikteki açıklamalardan kaçınılması gerektiği, idarelerinin 29/07/2021 ve 03/08/2021 tarihli basın açıklamalarında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi ile yayıncılık etik ilkelerinin hatırlatıldığı ve yayınlarda toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket edilmesinin istendiği, söz konusu ihlal dolayısıyla uygulanabilecek en hafif cezanın uygulandığı, programda sarf edilen sözlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olmadığı, eleştiri sınırını aştığı ve davacının sansüre ilişkin açıklamaların temelden yoksun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.