T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2346
Karar No:2023/6469
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1. ..
2. ... Sağlık Lojistik Matbaacılık Bilgisayar İnşaat İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce 13/03/2018 tarihinde gerçekleştirilen "238 Kalem Tıbbi Sarf Malzeme Alım İşi" ihalesi sonucunda, ihalenin "Aspirasyon Sistemi Set" kısmı uhdesinde kalan davacı ve sermayesine yarısından fazla ortağı diğer davacının mücbir sebepler dışında ihale dokumanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25/f ve 26. maddeleri uyarınca 1 (bir) yıl süre ile ihalelelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 15/01/2019 tarih ve 30656 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:.. sayılı kararda; "Aspirasyon Sistemi Set" kısmını üstlenen davacının, davalı idare ile 16/05/2018 tarihinde sözleşme imzalandığı, işin süresinin 18 ay olarak planlandığı, sözleşme devam etmekte iken 17/09/2018 tarihli dilekçe ile davacının "teslimatlarını imalat maliyetindeki artışlar ve hammade temin şartlarındaki zorluklar nedeniyle gerçekleştiremeyeceğini" bildirdiği, ihaleyi gerçekleştiren idarece de davacının dilekçesi dikkate alınmak suretiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile sözleşmenin feshedilmesinden sonra dava konusu yasaklama işleminin tesis edildiği, davacı şirketin ihale konusu edimine ilişkin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediği, yükümlülüğünün yerine getirmemesinin sebebi döviz kurundaki aşırı yükselme olarak gösterilmiş ise de, ihale konusu işin sağlık hizmetlerine ilişkin olduğu ve basiretli tacir olması beklenen davacı şirketin, salt döviz kurlarındaki artışı gerekçe göstermesinin basiretli tacir olması ile bağdaşmayacağı, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesini haklı kılacak bir mücbir sebebin de bulunmadığı, öte yandan, davacılar tarafından,18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 4735 sayılı Kanun'a eklenen "Geçici 4. madde" uyarınca sözleşmenin feshedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, anılan Kanun hükmü uyarınca "maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içindeki yazılı başvuruların" bu kanun kapsamında bir takım şartlarında sağlanması halinde değerlendirileceği hükme bağlandığından davacıların anılan iddiasına da itibar edilmediği, bu durumda, mücbir sebep olmaksızın ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediği sabit olan davacı şirketin ve şirket sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan diğer davacının, 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 08/11/2022 tarih ve E:2020/3282, K:2022/4039 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; olayda, davacı tarafından 17/09/2018 tarihinde idareye yapılan başvuruyla, teslimatlarını imalat maliyetindeki artışlar ve hammade temin şartlarındaki zorluklar nedeniyle gerçekleştiremeyeceğinin belirtildiği, davalı idarece üstlenilen taahhüdün ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi olarak değerlendirildiği, davacıya ihtar yapılıp süre verilmesine gerek duyulmayarak sözleşmenin doğrudan feshedildiği, ancak, davacı şirket ile ihaleyi gerçekleştiren idare arasında imzalanan sözleşmenin "Gecikme hâlinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi" başlıklı 34.2. maddesinde, idarece, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı veya malları süresinde teslim etmemesi hâlinde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağı; "İdarenin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı 35.1.1. maddesinde ise, idarenin bu sözleşmede belirlediği süreyi ve açıklamaları içeren ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi hâlinde idarenin sözleşmeyi feshedeceğinin belirtildiği,
Bu itibarla, her ne kadar davacı şirket tarafından idareye başvuruda bulunularak tedarik sorunu nedeniyle edimin kalan kısımlarının iptal edilmesi idareden talep edilmiş ise de, söz konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 35.1.1. maddesi uyarınca davacı şirkete belirlenen noksanlıkların giderilmesi için en az 10 gün süre verilmesi ve bu hususların da davacı şirkete usulüne uygun olarak bildirilmesi gerekirken, söz konusu malzemelerin teslimi için süre verilmesi yoluna gidilmediğinden, 4735 sayılı Kanun’un 25/f bendinde belirtilen fiilin işlendiğinden bahisle davacı şirketin ve şirket sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan diğer davacının 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sözleşmenin uygulanması sırasında davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale dokumanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmeme yasak fiil ve davranışında bulunduğundan 4735 sayılı Kanun'un 25/f ve 26. maddeleri uyarınca işlem tesis edildiği, davacının maliyet artışı nedeniyle teslimatı yapamayacağını bildirdiği, herhangi bir ek süre talep etmediği, sözleşme konusu edimin ifa edilmeyeceğinin açıkça bildirilmesi üzerine 27/11/2018 tarihli ihtarname ile gereğinin yapılacağının belirtildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.