T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2493
Karar No:2023/6400
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Fonu
VEKİLİ : Av. ...
2. (DAVACI) ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının hissedarı bulunduğu muhtelif şirketlerdeki hisselerinin satışı için davacının mal varlığı değerlerini yöneten kayyım temsilciliğine izin verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının .. Holding A.Ş. bünyesinde bulunan ve enerji sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlerin hissedarı olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sorusturma No'lu dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan davacı hakkında ceza yargılamasına başlandığı, anılan soruşturma dosyasında 18/08/2016 tarihinde davacının mal varlığı değerlerine el konulmasına karar verildiği ve söz konusu el koyma kararının ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... Değişik İş sayılı kararıyla onandığı, daha sonra ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla, davacının anılan mahkeme kararıyla el konulan tüm taşınır-taşınmaz hak, alacak ve sair mal varlığına Fon'un kayyım olarak atanmasına, yine ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla da ... Holding A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ve davacının hissedarı olduğu ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş., Ages Enerji San. ve Tic. A.Ş., ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş., ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş., ... Enerji San. ve Tic. A.Ş. ve ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.'nin de aralarında bulunduğu bazı şirketlere Fon'un kayyım olarak atanmasına karar verildiği, davacının hissedarı olduğu söz konusu şirketlerin yönetim kurulları oluşturularak anılan şirketlerdeki iş ve işlemlerin kayyım temsilciliği vasıtasıyla yürütülmesine devam edildiği, davacının malvarlığı değerleri kayyım temsilciliğinin 06/08/2019 tarihli yazısı ile 6758 sayılı Kanun'un 19'uncü maddesi ve 6758 sayılı Kanun'un 19 uncu Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasların 7'nci ve 8'inci maddeleri uyarınca davacının mal varlığı değerlerine dahil taşınmazların güneş enerjisi santralleri (GES) için kurulan şirketlere satışı ve davaya konu şirket hisselerinin satışı hususunda kayyım temsilciliğine izin verilmesi talebiyle Fon Kurulu'na başvurulduğu, Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla anılan talep doğrultusunda davacıya ait malvarlığı değerlerine dahil taşınmazların ve davaya konu şirket hisselerinin satışı konusunda kayyım temsilciliğine izin verildiği, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının mal varlığına atanan kayyım temsilciliği tarafından 6758 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esasların 7. maddesi uyarınca hazırlanan 23/08/2019 tarihli mali durum raporunda, GES'ler için kurulan firmaların sermayelerinin yeterli olmadığı, gayrimenkullerin davacı adına kayıtlı olması sebebiyle şirketlerin tek başına bir değer oluşturmadığı, gayrimenkullerin şirketler adına devrinin hukuki gereklilik arz ettiği, davacının ... Holding bünyesinde yer alan firmalara toplam 8.994,942 USD ve 55.129.085 TL, sermaye taahhüdünden de 764.500 TL borcunun bulunduğu, bahse konu şirketlerin ve davacının tespit edilen malvarlığının 18 MW için gerekli olan 15.392.000 USD'yi karşılayacak düzeyde bulunmadığı, bu nedenlerle davacıya ait malvarlığı değerlerinin 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrası gereği mevcut hâlinin sürdürülebilir olmadığı değerlendirmelerine yer verildiği, davacının hissedarı olduğu şirketlerin mali durumlarının sürdürülebilir olmadığının aktarılan mali durum raporuyla ortaya konulduğu, öte yandan, söz konusu şirketler tarafından yürütülen enerji projelerinde verilen sürelerin ve hatta ek sürelerin de sonuna gelinmiş olduğu dikkate alındığında kamunun menfaati gözetilerek, şirketlerin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik olarak kayyım olarak atanan davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacının el konulan malvarlığına ve hissedarı olduğu şirketlere Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi ile 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atandığı, bazı şirketlere ilişkin mali durum raporu esas alınarak bir kısım şirket hisselerinin ve taşınmazların satışına izin verilmesine ilişkin dava konusu Fon Kurulu kararının tesis edildiği, davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticari gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticari kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticari faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil özel hukuk ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl ifa edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ... İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu, buna ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Yargıtay tarafından kesin olarak karar verildiği, TMSF'nin tek taraflı ve kamu gücünü kullanarak tesis ettiği kararlar hakkında yargılama görevinin idari yargıda bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin anlatım ve değerlendirmelerinin objektif olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya ve davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.