T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2504
Karar No:2024/5529
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan "..." isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "... kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ve (i) bendinde yer verilen "Suçlu olduğu yargı kararları ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez ..." şeklindeki yayın ilkelerinin ihlal edildiğinden bahisle 38.460,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. .
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu programda geçen diyaloglarda; "Şimdi mesela 90'larda, Susurluk'tan bahsettik, orada öğrendiğimiz bir şey var. Şimdi bir işin suç ayağı vardır. Hani uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, yasa dışı bahis, yasa dışı kumar... Orada bir mafya yapılanması var. Susurluk diye kastettiğimiz o büyük olayın içinde bu yön vardı. Ama bir yön daha vardı, o da siyasetle, bürokrasiyle, hukukla yani açık kurumlarla ilişkiler. Çünkü hiçbir zaman suç ağı, suç örgütü bir siyasi destek olmadan bu faaliyetleri yürütmesi zor. Hatta siyasi desteğin çok güçlü olması lazım artık bu dönemde çünkü uluslararası bir işten bahsediyoruz. Yani uyuşturucu ticareti dediğimiz zaman, yasa dışı bahis dediğimiz zaman pek çok ülkeyi kapsayan, birçok uluslu şeye sahip olmanız lazım, ilişkiye. Dolayısıyla suçta, ... silahla, onu bunu tehdit ederek yürütebileceğiniz iş değil bunlar. Mutlaka güçlü bir siyasi desteğe sahip olmanız lazım.", "Halil Falyalı'nın bu gücü nasıl elde ettiğini döneme bakarak anlayabilir. Biz bu dönemde neyi konuşuyoruz mesela Türkiye'de? 2016'dan sonra yoğun bir kara para trafiğini... Neleri konuştuk, Malta hesaplarını. Neleri konuştuk, mesela tonlarca uyuşturucu girmesini, yakalanmamasını. Neleri konuştuk, işte Sedat Peker açıkladı. Artık bizim gördüğümüz dışında Devlette neredeyse derebeylikler oluşmuş. Bu derebeylikler, birtakım bakanlar, gruplar, ekiplerden bahsediliyor. Nedir mesela, S. ekibi deniyor.", "Şu an Türkiye'nin siyasi rejiminde ne suç ne değil ayırmak mümkün değil. Her uyuşturucu taciriyle İçişleri Bakanının fotoğrafı çıkar mı? Onu bırakalım gencecik kripto vurguncularıydı fotoğraflar çıkıyor. Çiftlik Bankı bir bakan tanıtıyor. Şimdi bunlar büyük vurgunlar vurmuş" konuşmalarına yer verildiği, yine anılan programda yer verilen görsel ile ...'nin suç ve suçlularla ilişkilendirildiği;
Bu durumda, suçlu olduğu yargı kararları ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği veya suçluymuş gibi gösterilemeyeceği, dava konusu idari para cezasına dayanak alınan yayında yer alan diyalogların ve kullanılan görselin masumiyet karinesini ihlal ettiği, kişilik haklarını ihlal eden söz konusu ifadelerin eleştiri sınırları içerisinde kalmadığı, dolayısıyla, anılan yayında yer verilen ifadelerin 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (i) bentlerine aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu yayının tamamı detaylı olarak incelendiğinde herhangi bir kişi ya da kurumu eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadeler içermediği, bahse konu yayında o dönem gündemde fazlaca yer tutan toplumun geniş bir kısmını da ilgilendiren bir olay ile ilgili olarak sert eleştiriler içeren ifadeler kullanılarak değerlendirmeler yapılmış olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, medya mensuplarının siyasi kişi, kurum ve kuruluşları eleştirmesi, onların söz ve eylemleri hakkında kamuoyunu bilgilendirmesinin doğal bir durum olduğu, ancak bu hakları kullanırken kişi, kurum ve kuruluşların haklarının da gözetilmesi gerektiği, söz konusu yayında kullanıla ifadelerde herhangi bir bilgi/belge kanıt sunulmaksızın İçişleri Bakanı ...'nin bir suç ağı içerisinde gösterildiği, bazılarında ise suçun failleri ile bağlantılı olarak gösterilmesinin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmayacağı, mezkur yayında kullanılan ifadelerin eleştirir hakkı çerçevesinde, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Söz konusu haber programında ...'nin kendi kanalında "..." adı altında genel bir başlıkla gündeme ilişkin olayları yayınladığı videolarda bahsedilen konuların konuşulduğu ve yorumlandığı, söz konusu videolarda ifade edilen hususların kamuoyunun gündemini uzun bir süre işgal etmesi nedeniyle haber niteliği taşıdığı ve tartışma programlarına konu edilebileceği, programda ihlale konu olan ifadelerin "deniliyor" ve "bahsediliyor" gibi kesin olmayan bir dille aktarıldığı, uyuşmazlık konusu yayında bahse konu videolarda ifade edilen hususların aktarıldığı ve görselin de bu amaçla sunulduğu, olayın aktarılması esnasında öz ile biçim arasındaki dengenin sağlandığı, ...'nin suçlu ilan edilmediği, kullanılan ifade biçiminin haberin gerektirdiği ölçüde olduğu, ayrıca hükümetlere, siyasetçilere ve kamuya mal olmuş kişilere yöneltilen eleştirinin sınırının diğer kişilere göre daha fazla olması gerektiği, yapılan haberin ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı, dolayısıyla söz konusu programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (i) bentlerinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi halinde fazladan yatırılan ...-TL harcın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.