T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2668
Karar No:2025/276
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/02/2021, 19/03/2021, 24/04/2021, 01/05/2021, 08/05/2021 ve 13/06/2021 tarihlerinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Yayın hizmetleri... Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz." ve (m) bendinde yer alan "Yayın hizmetleri... dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." şeklindeki yayın ilkelerinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30.415,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; program CD kayıtları ve deşifre metinleri birlikte değerlendirildiğinde, anlatılan olayların sıklıkla bir iddia olduğu belirtilmiş ise de, yapılan bazı yorumların olayların kuşkusuz şekilde yaşandığı izleniminin uyandırıldığı, ilgili kişilerin suçlu olduğuna dair kesin yargı cümleleri ile olayın anlatıldığı, dolayısıyla mahkeme kararı ile suçluluğu kesinleşmediği sürece suçsuz sayılması gereken bir kişi hakkında, kamuoyunda suçluymuş intibası oluşmasına neden olabilecek nitelikte bir yayın yapıldığı, dava konusu işlemle ifade özgürlüğüne yapılan bu müdahalenin, demokratik bir toplumda gerekli ve uygulanan yaptırımın varılmak istenilen amaçla orantılı düzeyde olduğu, diğer bir ifadeyle, meşru olup ifade özgürlüğünün ihlali kapsamında değerlendirilemeyeceği, bununla birlikte, programda, "Şerefsiz, geri zekalı, beyinsiz, manyak" gibi hakaret içeren sözlerin yer aldığı ve Türk Dil Kurumunun argo olarak tanımladığı "kaymak" sözcüğünün bir spor karşılaşmasını tanımlamak için kullanıldığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (m) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, programın canlı yayın olması sebebiyle sorumluluklarının bulunmadığı, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendine ilişkin olarak
canlı yayın sırasında sunucunun ve özellikle konuğun sözleri ile fiillerinden dolayı televizyon kanalının objektif sorumluluğunun olmayacağı, cezanın şahsiliği ilkesinin uygulanmasının gerektiği, programın 23.30'da çocuk ve gençlerin ekran başında olmadığı bir saatte yayınlandığı, (i) bendine ilişkin olarak konuşmaların tamamının konuk yorumcuya ait olduğu, söz konusu haberin program sunucusu tarafından söz konusu ifadelerin defalarca iddiadan ibaret olduğunun vurgulandığı, her durumda masumiyet karinesinin üstün tutularak basın özgürlüğünün sınırlanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ilgili yayınlarda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (m) bentlerinin ihlal edildiğinin sabit olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.