T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2905
Karar No:2023/6401
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, hissedarı oldukları ve 6758 sayılı Kanun uyarınca kayyımlık yetkisi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen ... Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin satışına ilişkin işlemlerin iptali ile söz konusu işlemlere karşı dava açıldığından bahisle iptal davaları sonuçlanıncaya kadar ihalelerin ertelenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile aynı tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların ... Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerde pay sahibi oldukları, davacıların pay sahibi olduğu şirketlerin terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca ... Sulh Ceza Hâkimliklerinin muhtelif değişik iş sayılı kararlarıyla kayyım atanmasına karar verildiği, akabinde ... Sulh Ceza Hâkimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla, 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince kayyımlık yetkisinin Fon'a devredildiği, Fon Kurulu kararlarıyla da ... Plastik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün, Nakpilsa Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün, ... ve ... Halı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün ve ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün oluşturulmasına ve satışına karar verildiği, davacılar tarafından 07/09/2020 tarihli dilekçeyle, hissedarı oldukları 4 şirketin satışa çıkarılmasına ilişkin işlemlerin iptali ile satış ve tasfiyesi planlanan şirketlerin mali durumları, yönetiminin nasıl ve ne şekilde kayyımlar tarafından yerine getirildiği, satış ve tasfiye işlemleri için rapor hazırlanıp hazırlanmadığı ve maliklerin bu raporlardan haberdar edilip edilmediği konusunda taraflarına bilgi verilmesi; 22/09/2020 tarihli dilekçeyle de satış ve tasfiye işlemlerinin iptali için mahkemeler nezdinde açılan davalar sonuçlanıncaya kadar ihalelerin ertelenmesine karar verilmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, anılan başvuruların dava konusu işlemler ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Satışın iptali ile açılan davalar sonuçlanıncaya kadar satış işlemlerinin ertelenmesi talebi yönünden; davacılar tarafından satış işlemlerine karşı ... İdare Mahkemesi'nin ...,...,... ve ... esasına kayıtlı, ... İdare Mahkemesi'nin ...,..., ... ve ... esasına kayıtlı, ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı, ... İdare Mahkemesi'nin ..., ... ve ... esasına kayıtlı davalar ile Mahkemelerinin ... esasına kayıtlı davaların açıldığı, davacılar tarafından söz konusu davalar açıldıktan sonra davalı idareden ayrıca satışların iptali veya anılan davalar sonuçlanıncaya kadar ertelenmesi talep edilerek yargı aşamasına taşınmış olan uyuşmazlıklar konusunda karar verilmesinin talep edildiği, öte yandan, anılan Mahkemelerde bakılan davalarda satış ihalelerinin iptal edilmesi nedeniyle davaların konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bu durumda, davacılar tarafından yargılama konusu yapılan satış işlemlerinin davalı idareye tekrar başvurulmak suretiyle iptallerinin istenmesine yönelik yapılan talebin, satışların gerçekleşmediğinden bahisle reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı idareden satış işlemlerine konu şirketler hakkında yapılan iş ve işlemlere yönelik bilgi ve belge talebi yönünden; davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde davacıların hissedarı olduğu şirketler hakkında yürütülen yargılamanın devam ettiği, yargılama kapsamında elde edilecek bilgi ve belgelerin geçmiş dönem mali tablolar üzerinde etkili olabileceğinden genel kurulun yapılmadığı, dolayısıyla bu belgelerin kurum nezdinde bulunmadığının beyan edildiği, buna göre, davacılar tarafından kendilerine verilmesi istenilen bilgi ve belgelerin davalı idare nezdinde bulunmadığı belirtildiğinden, söz konusu bilgi ve belgelerin taraflarına verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacıların el konulan mal varlıklarına ve hissedarı oldukları şirketlere Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi ile 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince kayyım ataması yapıldığı ve Fon'un kayyım olarak atandığı, bazı şirketlere ilişkin mali durum raporu esas alınarak bir kısım şirket hisselerinin ve taşınmazların satışına Fon Kurulu kararı ile izin verildiği, Fon'un görevlerine ilişkin madde incelendiğinde, Fon'un, bankacılık mevzuatı kapsamında tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması, Fon bankalarının yönetilmesi, Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi gibi görevlerin yerine getirilmesi amacıyla kurulduğu, Fon'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemlerin ise şirketin yönetimine ilişkin "kayyım işlemi" niteliğinde olduğu ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü ve temel amacı kamu yararı olan idari faaliyetlerle ilgili bulunmadığı, davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketler hak ve taraf ehliyetlerini koruduğundan anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticari gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticari kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticari faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil özel hukuk ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl ifa edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.