T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3323
Karar No:2023/6382
TEMYİZ EDEN (DAVACI/) : ... Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 08/07/2020 tarihinde yayınlanan ... 'ne ait reklam kuşağında 6112 Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Yayın hizmetleri … terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez" şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 39.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K: ... sayılı kararda; söz konusu reklam filminde yer verilen bir kız çocuğunun elinde kırmızı, yeşil ve sarı renkli bölücü terör örgütünü simgeleyen bez parçalarını tuttuğuna ilişkin görüntülerin ve yine bir mitingden terör örgütünü simgeleyen bez parçalarının ekrana yansıtıldığı görüntülerin dava konusu işleme dayanak olarak gösterildiği, ihlâl tespit edilen görüntüler incelendiğinde, kız çocuğunun elinde tuttuğu ve bölücü terör örgütüne ait olduğu belirtilen başörtüsünün terör örgütüne ait sözde bayrakla bir ilgisinin bulunmadığı, terör örgütünü simgelediği belirtilen kırmızı, sarı ve yeşil renklerin terör örgütünü övmek ve teşvik etmek amacıyla kullanıldığının ancak başkaca somut bilgi ve belgelerle desteklenerek ortaya konulabileceği, bununla birlikte aynı reklamın saat 22.55.32'deki kısmında bir mitingde terör örgütünü simgeleyen bazı bez parçalarının ekrana yansıtıldığı belirtilmiş ise de, söz konusu mitingdeki görüntülere anlık bir şekilde yer verildiği, görüntülerde yer alan bayrak ve pankartların açık bir şekilde ayırt edilemediği, davalı idarece de söz konusu pankart ve bayrakların terör örgütüne ait olduğunun açık bir şekilde ortaya konulamadığı, kaldı ki anlık bir şekilde yer verilen ve çok net olmayan söz konusu görüntünün terör örgütünü övme ve teşvik etmede elverişli olmadığı hususları dikkate alındığında, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki ilkenin ihlâl edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 12/04/2023 tarih ve E:2022/1565, K:2023/1827 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; ifade özgürlüğünün kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın bir görüşe sahip olma, haber ve görüşleri alma ve verme özgürlüğünü de içeren geniş bir kapsama sahip olduğu, ancak ödev ve sorumluluk da yükleyen bu özgürlüğün; ulusal güvenlik, ülke bütünlüğü ve kamu güvenliği, suçun veya düzensizliğin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının şeref ve haklarının korunması, gizli bilgilerin açığa vurulmasının önlenmesi, yargı organının otorite ve tarafsızlığının korunması amacıyla, demokratik bir toplumda gerekli bulunan ve hukukun öngördüğü formalitelere, şartlara, yasaklara ve yaptırımlara tabi tutulabileceğinin uluslararası ve ulusal mevzuatta kabul edildiği,
Bu bağlamda, ifade özgürlüğünün sınırlarını oluşturan bir başka unsurun da terör ve terörün propagandasının yapılması olduğu, terörün ve terör propagandasının; ulusal güvenliği, kamu düzenini, başkalarının hakları ve özgürlüklerini tehdit ettiği ve ifade özgürlüğünün sınırları dışında bir kavram olduğunun yerleşik içtihatlarla belirlendiği, söz konusu içtihatlarda ifadelerin içeriği, ifadeyi kullanan kişinin sıfatı, ifadenin hangi araçla ve tarzda yayınlandığı, ifadenin yeri ve zamanı gibi pek çok ölçüt yönünden değerlendirme yapılmasının gerektiğinin hüküm altına alındığı,
Dava konusu Kurul kararında yaptırıma esas alınan kız çocuğunun elinde tuttuğu kırmızı, sarı ve yeşil renkli bez parçasının terör örgütünce sıkça kullanılan materyal içerisinde yer aldığının açık olduğu,
Söz konusu yayında kullanılan ve terör örgütünü simgeleyen materyalin gösterildiği esnada yayında geçen ifadelerde, "bir arada barış içinde kardeşçe yaşamak isteyenlerin sesi!" sözlerine yer verilerek terör örgütünün barış yanlısı gibi gösterilmeye çalışıldığı, yayında geçen ifade ve görüntülerin ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve böylece 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, yayında geçen ifade ve görüntülerin terörü övme, teşvik etme ve haklı gösterme niteliğini haiz olması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yayında terörün övülmediği ve teşvik edilmediği, anılan reklamda PKK propagandası olarak tariflenen küçük bir kızın bir şalı havada tutarkenki görüntüsüne ait fotoğrafın incelenmesinden kızın elinde bulunan şalın PKK'nın kendine bayrak diye yakıştırdığı şekil ve görüntüde olmadığının net bir şekilde anlaşıldığı, nitekim kız çocuğunun elinde tuttuğu ve bölücü terör örgütüne ait olduğu belirtilen başörtüsünün terör örgütüne ait sözde bayrakla bir ilgisinin bulunmadığı, terör örgütünü simgelediği belirtilen kırmızı, sarı ve yeşil renklerin terör örgütünü övmek ve teşvik etmek amacıyla kullanıldığının başkaca somut bilgi ve belgelerle desteklenerek ortaya konulmadığı, dava konusu reklamda gözüken miting görüntülerinin oldukça bulanık olmasının taraflarınca gerçekleştirilmiş bir uygulama olmadığı, yayının orijinalinin bu şekilde olduğu, görüntülerin taraflarınca incelendiği ve PKK bez parçasının açık bir şekilde, her orta düzeydeki vatandaş tarafından algılanabilecek şekilde ekrana gelmediğinin görüldüğü, nitekim, söz konusu mitingdeki görüntülere anlık bir şekilde yer verildiği, görüntülerde yer alan bayrak ve pankartların açık bir şekilde ayırt edilemediği, davalı idarece de söz konusu pankart ve bayrakların terör örgütüne ait olduğunun açık bir şekilde ortaya konulamadığı, kaldı ki anlık bir şekilde yer verilen ve çok net olmayan söz konusu görüntünün terör örgütünü övme ve teşvik etmede elverişli olmadığı, davalı idarenin yayın ile ilgili tespitlerinin maddi vaka ile örtüşmediği, bir başka ifadeyle suçun maddi unsurunun oluşmadığı, somut olayda PKK terör örgütü lehine en ufak bir anlatım veya gösterim bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.