T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3346
Karar No:2023/6111
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) ... mirasçısı...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Fonu (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6758 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına Fon'un kayyım olarak atandığı davacının tüm mal, hak ve alacaklarının bir araya getirilmesi suretiyle "... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulmasına ve oluşturulan bütünlüğün satışına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D. İş sayılı dosyasında, davacının adına kayıtlı taşınmaz mallara, kara, deniz ve hava ulaşım araçlarına, banka ve diğer mali kurumlardaki her türlü hesaplarına, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, kıymetli evraka, ortağı bulunduğu şirketlerdeki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına ve diğer mal varlığı değerlerine el konulmasına, şahsi mal varlıklarına Fon'un kayyım olarak atanmasına ve şahsi mal varlıklarının yönetiminin de Fon kayyımlığına verilmesine karar verildiği, kayyım temsilciliği tarafından Fon'a muhatap 31/07/2019 tarihli yazı ile davacının tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilerek ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasının talep edildiği ve bunun üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut hâlin sürdürülebilir olmadığının Fon tarafından tespit edilmesi durumunda, varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verme yetkisinin Fon'a ait olduğu, bu hususta davalı idarenin uzmanlarınca yapılan tespit ve değerlendirmeler sonrasında, idare olunan varlıkların değerinin korunması için ticari ve iktisadi bütünlük kararı alındığı, bu durumun davacının da yararına olduğu, herhangi bir satış kararının da bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce, Dairemizin 08/05/2023 tarih ve E:2022/3768, K:2023/2236 sayılı bozma kararına uyularak verilen karada; ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D. İş sayılı dosyasında, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY mensuplarıyla doğrudan irtibatlı olduğu ve örgüte finans sağladığı yönünde kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle davacının tüm mal varlığına Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca tedbir konulduğu ve anılan Kanun'un 133. maddesi gereğince kayyım tayin edildiği, kayyımın 674 sayılı KHK uyarınca Fon olarak belirlendiği, Fon tarafından görevlendirilen kayyım temsilciliğince Fon'a muhatap 31/07/2019 tarihli yazı ile davacının tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilerek ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasının talep edildiği, bunun üzerine 08/08/2019 tarih ve 2019/414 sayılı Fon Kurulu kararı ile "... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulmasına ve oluşturulan bütünlüğün satışına karar verildiği, anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalının kayyım sıfatıyla ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu Fon Kurulu kararının idari işlem niteliğinde olduğu; davacı tarafından, Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi gereği görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu, adli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulması kararının hukuka uygun olduğu, ticari ve iktisadi bütünlük kararı kapsamında satış yapılmadığı, dava konusu Fon Kurulu kararının üzerinden iki yıl geçtiğinden iptali kabil bir idari işlemin mevcut olmadığı, ticari ve iktisadi bütünlük kararı alınmasının gerek kamunun gerek davacının yararına olduğu, ticari ve iktisadi bütünlük kararı tesis edilebilmesi için ceza yargılamasının kesinleşmesinin gerekmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya ve davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.