T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3613
Karar No:2023/6410
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu (
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madeni Yağ Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ lisansı sahibi olan davacı şirketin 2011 yılında toplam üretim kapasitesinin üzerinde madeni yağ üretimi yapmak suretiyle sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 308.194,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait ... tarih ve ... sayılı madeni yağ lisansı incelendiğinde, .. tarih ve ... sayılı Başkanlık Olur'u ile yapılan ve 2011 yılında da geçerli olan tadilin “Özel Hükümler” bölümünün “Tesise ilişkin bilgiler” başlıklı kısmının “Kapasite Bilgileri” başlıklı kısmında, toplam üretim kapasitesinin 10.714 ton/yıl madeni yağ olarak öngörüldüğü, her ne kadar davacı şirket tarafından, madeni yağ üretimlerinde kapasite artışı olmadığı, sadece vardiya sayısında artışa gidilip günlük bir olan vardiya sayısının üçe çıkarıldığı, bu sebeple madeni yağ üretiminde artış olduğu, günde üç vardiya çalışma usulüne geçildiğinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'ne ve davalı idareye bildirildiği, anılan düzenlemelerin amacının kaçakçılığı ve amaç dışı kullanımı sonlandırmak olduğu, aksi durumun hakkaniyetle bağdaşmayacağı ileri sürülmüş ise de, davacı şirketin madeni yağ lisansında toplam üretim kapasitesinin 10.714 ton/yıl olduğu, 18/07/2012 yılında almış olduğu yeni kapsite raporunda bu oranın 18.608,62 ton/yıl olarak değişikliğe uğradığı, bu kapsamda ... tarih ve ... sayılı Olur ile lisans tadilinin gerçekleştiği, dolayısıyla davacı şirketin 2011 yılında 10.714 ton üretim kapasitesine sahip iken bunun üzerinde (14.362 ton) madeni yağ üretimi gerçekleştirdiği, ayrıca kapasite raporunun lisansın eki olduğu ve lisansın özel hükümler bölümünde de üretim kapasitesinin gösterildiği, başka bir anlatımla madeni yağ piyasasını denetlemekle görevli olan Kurum bakımından üretim kapasitesinin lisansın asli bir unsuru olduğu, kapasite raporundaki yıllık üretim miktarının üzerinde veya altında üretim yapılması hususunda, öncelikle kapasite raporunun ilgili ... Odasınca yenilenmesi, ... Birliği tarafından onaylanması ve sonrasında yenilenen kapasite raporundaki üretim miktarının ilgili şirketin lisansına işlenebilmesi için lisans tadil başvurusunda bulunmak suretiyle kapasite tadili yaptırılması gerektiği hususları dikkate alındığında, davacı şirketin sadece vardiya sisteminde değişikliğe gidildiğine dair Kuruma bildirimde bulunmuş olmasının yeterli olmayacağı ve üretim kapasite artışı gerçekleştiği tarihte yeniden lisans tadil başvurusunda bulunması gerektiği bu kapsamda, ilgili Tebliğ'deki, “madeni yağ üreticileri, lisanslarında gerekli tadil işlemini yapmadan, lisansta kayıtlı olan miktarın üzerinde baz yağ temini yapamaz ve/veya madeni yağ üretemez” düzenlemesine aykırı davrandığı açık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; Dairemizin 20/06/2023 tarih ve E:2018/2883, K:2023/3170 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinde, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konuda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisansla tanınan hakların, ilgili mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabileceği açıklandıktan sonra, 23. maddesinde madeni yağ lisansı kapsamında yürütülecek faaliyetlere yer verildiği, 24. maddesinde ise, madeni yağ lisansı sahiplerinin yükümlülüklerinin neler olduğu belirtildiği, bu kapsamda, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, madeni yağ lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "toplam üretim kapasitesinin üzerinde üretim yapılması" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ile aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesine imkân bulunmadığı, zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanmasının, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmesi ve Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunîlik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ne şekilde ceza verileceğinin kurala bağlandığı, ikincil mevzuatın ihlâli hâlinde verilecek olan idarî para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizliğin doğacağı, bu durumun kanunîlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, öte yandan, davalı idarece, fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat kuralları dikkate alınmak suretiyle davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilebileceğinin açık olduğu; bu durumda, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olmalarına rağmen yargılama giderleri içerisinde aleyhe harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, madeni yağ lisansı sahiplerinin, toplam üretim kapasitesinin üzerinde madeni yağ üretimi yapmasının "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiilini oluşturduğu, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinin, 19. maddede belirtilenler dışında kalan ancak 5015 sayılı Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda verilecek cezalara ilişkin olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.