T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1115
Karar No:2025/1141
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/01/2021-19/02/2021 döneminde ... Bankası A.Ş. (...) pay piyasasında VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinde yer alan eylemleri gerçekleştirdiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca davacıya 1.282.074,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararda; piyasa fiyatı işlemlerle oluştuğu için piyasaya iletilen alım satım işlemlerinin piyasa fiyatının değişmesine sebep olduğu ancak bu durumda piyasada gerçekleştirilen işlemlerin hiçbir sınırlamaya ve denetime tabi olmamasının düşünülemeyeceği, aksine, piyasada gerçekleştirilen işlemler piyasa fiyatını etkileyeceği için tam da bu nedenden ötürü piyasanın etkin işleyişinin temininin ve piyasa bozucu işlemlerin önüne geçilmesinin önem arz ettiği, yatırımcıların korunmasının ve piyasaya güven ilkelerine dayanan sermaye piyasalarında piyasa bozucu eylemlere vücut veren işlemlerin belirlenmesinin ve önlenmesinin gerektiği, pay fiyatlarının yapay sebeplerle artırılıp düşürülmesinin ilk olarak milli ekonomiye, ikinci olarak piyasada alım satım yapan kişilerin mali menfaatlerine zarar vereceği, işte bu çifte menfaati korumanın Kurulun amaçları arasında olduğu;
Piyasada gerçekleştirilen piyasa bozucu işlemlere bakıldığında, bu işlemler yasal görüntülü işlemler olduğundan tespitleri son derece güç olduğu, bu nedenle diğer ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kanun koyucunun, belirli işlem kalıplarını piyasa bozucu eylem olarak nitelendirdiği, nitekim Avrupa Birliği düzenlemelerinde de piyasa bozucu işlemlerin tespiti bakımından söz konusu şablon işlem kalıpları kabul edildiği, söz konusu şablon işlemler ile arz ve talebe ilişkin yanıltıcı bir işaretin piyasaya verilmiş olmasının piyasa bozucu işlem olarak kabul edildiği ve müeyyideye bağlandığı;
Dolayısıyla, arz ve talep kuralı çerçevesinde piyasa fiyatının alım satım işlemleri ile değişmesi normal bir durum olmakla birlikte, bu işlemlerin ''borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olması'' halinde, yaptırıma bağlanmasının sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işlemesinin sağlanması bakımından bir zorunluluk olduğu;
Bu kapsamda, VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile hangi hallerin, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olduğunun belirlendiği;
Bakılan davada, inceleme döneminde 26/01/2021 tarihine kadar Endeks ile paralel hareket eden ... payının ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) 27/01/2021 tarihinde önceki güne göre %2,12 artarak 2,12-TL seviyesinde gerçekleştiği, ... payının AOF'sinin tepe noktasına ulaştığı tarih olan 19/02/2021 tarihinde pay AOF’si 26/01/2021 tarihindeki seviyesine göre %25,84 oranında artış göstererek 2,61-TL seviyesine ulaştığı, ... pay piyasasında 04/01/2021-26/01/2021 döneminde ortalama 94.145.874 adet olan işlem miktarı 27/01/2021-19/02/2021 döneminde %19,09 oranında artış göstererek 112.118.552 adete yükselirken, 22/02/2021'de Kurulun 10/266 sayılı tedbir kararı sonrasında payının AOF’sinin 15/03/2021 tarihine kadar %20,97 oranında düşüş gösterdiğinin tespit edildiği, söz konusu dönemde ... pay piyasasında en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcılar incelendiğinde, en fazla işlemin davacı tarafından gerçekleştirildiği, yine en fazla kendinden kendine işlem (KKİ) gerçekleştiren yatırımcılar incelendiğinde ise, en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren kişinin, 204.603.501 adet işlem miktarı ile davacı (KKİ/ Yatırımcının Alımları %38,95) olduğunun tespit edildiği, 15/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %54,96'sında, 04/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %42,88'inde, 12/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %41,64'ünde alıcı; 12/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %49,51'inde, 08/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %49,51'inde, 08/02/021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %37,53'ünde ve 01/02/2021 tarihinde gerçekleşen işlemlerin %35,48'inde satıcı taraf olduğu, bir dakikadan az zaman diliminde aynı fiyat seviyesinden yön değiştiren emirler verdiği, söz konusu emirleri tarih bazında gösteren tabloda davacı tarafından 18 günlük inceleme döneminin 15 gününde 122 defa bir dakikadan az zaman diliminde aynı fiyat seviyesinden ters yönlü emirler girdiğinin tespit edildiği, 08/02/2021, 12/02/2021 ve 15/02/2021 tarihli işlemlerin seans analizinde belirtilen hususlar dikkate alındığında; ... piyasasında sürekli olarak en iyi fiyat kademesine yüksek miktarda alım emirleri ileterek yoğun talep varlığı izlenimi yarattığı, kısa süre içinde ilettiği ters yönlü emirlerle kendinden kendine/ karşılıklı işlemler gerçekleştirerek payın piyasasını bozucu etkide bulunduğu, söz konusu işlemler neticesinde yapılan masraflar çıkarıldıktan sonra net 48.384,53-TL menfaat sağladığı, davacı tarafından ... pay piyasasında 27/01/2021-19/02/2021 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin mevzuatı ihlal ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlem hacminin piyasayı etkileyebilecek nitelikte olmadığı, %15,78 ile bankanın en büyük paydaşları arasında yer aldığı, bankanın yönetim kurulu üyesi olmak için pay alım işlemleri yaptığı, idari para cezasının ölçülü olmadığı, öngörülebilir bir mevzuat olmadığı, kanunilik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının işlemlerinin piyasa bozucu nitelikte olduğu, ... pay AOF’sinin yükselme sebebinin davacı olduğu, idari para cezasını belirleme hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, davacının bazı günlerde çok yüksek oranda işlem gerçekleştirmesi, davacının kendi kendine işlem miktarının yüksek olması, 122 defa bir dakika içerisinde aynı fiyat seviyesinden ters yönlü emir iletilmesi göz önüne alınarak idari para cezası uygulandığı, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.