T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2225
Karar No:2024/5323
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ..., Hukuk Müşaviri...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile imzalanan Adatepe Barajı Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanımı Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma (Anlaşma) uyarınca 2018 yılı üretimi için 2.607.751,53-TL olarak hesaplanan hidroelektrik kaynak katkı payı tutarının tahsiline yönelik işlem başlatılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı DSİ Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından kısmi kabulün davalı idarece 31/10/2018 tarihinde yapılması nedeniyle tesisin 01/11/2018 tarihinde çalışmaya başladığı ve Kasım ayında 30 gün, Aralık ayında 31 gün üretimin gerçekleştirildiği, kısmi kabul tarihinden sonra yaşanan yağışlardan dolayı daha fazla üretim yapma imkanına sahip olunmasına rağmen tesisin 1,25 MW'lık kısmının kabulünün yapılmış olması nedeniyle sadece 1.242.882 kWh enerji üretilebildiği, bu nedenle bir yıl süresince tesisin tam kapasite çalıştığı varsayılarak kaynak katı payı tahakkuk ettirilemeyeceği ileri sürülmekte ise de, tesisin geçici kısmi kabulünün geç yapılmasının ve kısmi kabul şeklinde yapılmasının davalı idareden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu konuda daha önce yapılmış herhangi bir yazışmanın veya itirazın da bulunmadığı anlaşıldığından, tesisin geçici kısmi kabulünün yapılması sırasında barajda bulunan su miktarının az olması nedeniyle tam kabulün yapılamadığı, bu hususun ise Anlaşma'nın 14. maddesinde yer alan düzenleme kapsamında olduğu, bu kapsamda davacı şirketin tesisin tam kapasite çalışamaması nedeniyle kaynak katkı payının, çalışılan dönemdeki kapasitenin (1,25 MW) tam kapasiteye (3,691 MW) oranlanarak ödenmesi gerektiği şeklindeki iddiası yerinde olmadığından, aksi kabulle hesaplanan kaynak katkı payının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, kısmi kabulün davalı idare tarafından 31/10/2018 tarihinde yapılması nedeniyle tesisin 01/11/2018 tarihinde çalışmaya başlandığı ve Kasım ayında 30 gün, Aralık ayında 31 gün üretim gerçekleştirildiği gözetilerek kaynak katkı payının tesisin çalıştığı 61 güne oranlanarak belirlenmesi gerektiği şeklindeki iddianın incelenmesinde ise, Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 39. maddesinde yer alan "Bu anlaşma, şirketin EPDK'dan alacağı önlisans lisansında belirtilen tarihte yürürlüğe girecek olup, şirkete EPDK tarafından verilen önlisans/lisans yürürlükte olduğu sürece geçerlidir. (...)" kuralı ve davacı şirket tarafından ... sayılı üretim lisansının 09/08/2018 tarihinde alındığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki anlaşmanın 09/08/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anlaşmanın 40. maddesinde yıllık kaynak katkı payının nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, dolayısıyla ancak sözleşmenin yürürlüğe girdiği 09/08/2018 tarihinden sonrası için yıllık kaynak katkı payı alınabileceği ve pay hesabının yıl bazında değil bu kıst dönem esas alınarak oranlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, kaynak katkı payının sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten (09/08/2018) önceki dönem için istenemeyeceği ve bu kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih olan 09/08/2018 tarihinden önceki dönem için kaynak katkı payı hesaplanmasına ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin tesisin kapasitesine göre kaynak katkı payı hesaplanması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 21/06/2023 tarih ve E:2022/2341, K:2023/3214 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; kaynak katkı payı bedeli hesabında dikkate alınacak kurulu güç değerine ilişkin iddialar açısından yapılan incelemede; Anlaşmanın ilgili maddeleri gereğince çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumlulukların şirkete ait olduğunun belirtildiği, bu bakımdan hesaplamanın mevzuat hükümleri gereğince kurulu güç değerinin dikkate alınarak yapılması gerektiğinin açık olduğu göz önüne alındığında, davacının bu iddiası yerinde olmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemin kurulu güce ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Kaynak katkı payı bedelinin hesaplanacağı süre açısından yapılan incelemede; kaynak katkı payına ilişkin olarak 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda yer alan "her yıl" ibaresinin anlaşma imzalanacak istekliyi belirlemek için verilecek tekliflere yönelik bir belirleme olduğu, Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te ise başlangıçta teklif edilen tutarın yıllık olarak güncelleştirileceği ve üretim yılını takip eden Ocak ayında ödeneceği şeklinde belirleme yapıldığı, her ne kadar davalı idare tarafından mevzuat gereğince yıl içerisinde ne kadar üretim yapıldığı veya üretime hangi tarihte başlandığının kaynak katkı payının belirlenmesinde etkisi bulunmadığı belirtilse de gerek 6446 sayılı Kanun'da gerek Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin bu şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, aksi bir kabulün tesisin yıl içerisinde hangi tarihte üretime başladığına bakılmaksızın bir tam yıl için kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilmesine yol açacağı (örneğin tesis bir gün üretim yapsa bile), bu durumun ise hakkaniyete ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, Yönetmelik'te de katkı payı bedelinin ne şekilde güncelleştirileceği belirlenirken yıl içerisinde hangi tarihte faaliyete geçilirse geçilsin tam bir yıllık bedelin ödenmesi gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme yapılmadığı göz önüne alındığında, davacıya ait tesis 01/11/2018 tarihinde üretime başlamış olmasına rağmen, 2018 yılı için bir yıllık bedel üzerinden hesaplama yapılması suretiyle kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 5. İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemlerin iptaline; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 6446 sayılı Kanun ile Yönetmelik'te kaynak katkı payının her yıl ödenmesi gereken bir bedel olduğunun açıkça belirtildiği, üretim miktarıyla kaynak katkı payının ilgisinin bulunmadığı, kaynak katkı payı toplantısına katılan isteklilerin projeyi yapmaya hak kazanması durumunda her yıl yapacağı ödemenin ne olacağı ve bu tutarın nasıl güncelleneceğini bildiği, teklif formunda bu hususların yer aldığı, hidroelektrik kaynak katkı payının her yıl için yılın sonunda gerçekleşecek yıllık piyasa takas fiyatı ile ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık piyasa takas fiyatı oranıyla güncellenerek ve tesisin ilan edilen toplam kurulu gücü esas alınarak hesaplanması gerektiği, tesisin yıl içerisinde ne zaman üretime alındığı veya ne kadar üretim yaptığının bu bedelin belirlenmesine bir etkisi bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, üretim lisansının verilmesinden itibaren üretim lisansı ile birlikte firmalara tesisin yapılması için 36-48 aylık sürelerin verildiği göz önüne alındığında, tesisin yapım sürecinde üretim faaliyeti olmadığından lisansın verildiği tarih dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, davalı idarece 31/10/2018 de devreye giren tesis için 31/10/2019 tarihinde yıllık olarak kaynak katkı payı bedelini istemesi gerektiği, 1 yıllık süre dolmadan kullanılmayan kaynak için bedel talep edilmesinin hukuk aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptali kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.