T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2930
Karar No:2024/4528
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İşletmeleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Daire Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi sınırlarında bulunan ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar önüne isabet eden 6.574 m²'lik deniz dolgu alanının 17/04/2013 – 24/10/2014 tarihleri arasında mendirek ve çekek yeri olarak kullanıldığından bahisle davacı adına 841.276,14-TL kullanım bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kullanım bedeli ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik uzmanlık gerektirdiğinden ve gerekli görüldüğünden beş kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturulduğu, seçilen bilirkişiler tarafından gerçekleştirilen keşif sonrası düzenlenen raporda özetle; "19.355.000,00-TL İhale bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucunda ilk yıl kullanım bedeli; karasal alanlar için birim metrekare 86,34-TL'ye, deniz yüzeyleri için ise 8,63-TL'ye tekabül etmekte olup, 2014 yılı birim metrekare deniz yüzeyi kullanım bedeli 86,34-TL baz alınarak 6.574,00 metrekarelik yat park ve manevra alanının 2014 yılında yıllık (6.574,00 x 86,34-TL) 567.599,16-TL kullanım bedeli olabileceği hesaplandığı, kullanım bedeli döneminin diğer yılları için ise TÜİK ÜFE oranları yansıtılarak toplam 844.144,46-TL kullanım bedeli olabileceği" şeklinde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun kapsam ve içerik bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan rapora yapılan itirazların yerinde bulunmadığı ve davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme hükümleri ile bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ihbarnameye konu olan 6.574 m² deniz dolgu alanının idare ile yapılan irtifak hakkı sözleşmesi kapsamında olmayan alan olduğu, başlangıçta idare burası için ecrimisil almaktayken özelleştirme sonrası idare ile bu alanı da kapsayacak şekilde yeni bir üst hakkı sözleşmesinin imzalandığı, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'te 'Kullanım Bedeli İhbarnamesi' adı altında bir ihbarname türü olmadığı, mevzuatta yer almayan bir ihbarname türü ile kullanma bedeli talep edildiği, talep edilen bedelin son derece fahiş olduğu, dava konusu ihbarname 17/04/2013 - 24/10/2014 dönemini kapsadığından 24/10/2014 tarihinde yapılan kullanma izin sözleşmesinin metrekare birim fiyatının bu tarih öncesine götürülerek bedel belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı, bu döneme ilişkin bedelin 14/07/2009 - 16/04/2013 dönemi için tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin ÜFE oranında artırımıyla bulunacak bedel olması gerektiği, 6.574 m² deniz dolgu alanının m² birim değerinin, arkasında yer alan kara alanı için ödenen üst hakkı bedeli kadar olması gerektiği, dava konusu edilen kullanma izin bedeli ihbarnamesinin konusu olan alan üst hakkı sözleşmesi kapsamında yer aldığından sözleşme gereği ödenen sözleşme bedelinin bu alanı da kapsadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.