T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2939
Karar No:2024/4522
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Ticaret A.Ş.'nin ... A.Ş.'den kullandığı kredinin süresinde ödenmemesi nedeniyle söz konusu kredinin kefili olan ... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı'nca 7.978.087,00-TL tutarlı Fon alacağının tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Ticaret A.Ş ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilerin süresinde ödenmemesi ve borçlular hakkındaki takip ve mal varlığı araştırması neticesinde amme alacağının kısmen ya da tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine amme takibinin kefillere yöneltildiği, bu kapsamda borca kefil olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında takibe geçildiği ve anılan şirketin kanuni temsilcisi olduğu gerekçesiyle davacı adına önce ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmayınca bu kez 31/10/2015 tarihi itibarıyla 7.978.087,00-TL olan Fon alacağının ödenmesi için ... tarih ve ... sayılı işbu davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği, davacı tarafından, kendisinin ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin yetkilisi olmadığı, 2000-2002 yılları arasında şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi dışında hiçbir şekilde ve hiçbir sıfatla bu şirkette görev almadığı, bu süreçte her ne gerekçeyle olursa olsun şirket mal varlığından yararlanmadığı, şirketi borçlandıracak bir eylemde bulunmadığı, anılan şirketin borcun kefili olduğu, bu sebeple geri ödenmeyen kredilere bağlı Fon alacağından sorumlu olmasının söz konusu olmadığı, takip edilen alacağın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılan davanın açıldığı; bankacılık yapma izni kaldırılıp yönetim ve denetimini Fon’un üstlendiği ya da temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon’a intikal eden bankaların (katılım, kalkınma ve yatırım bankaları dahil) ve diğer kredi kuruluşlarının Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 7(b) bendi kapsamında sayılan nedenlerden ortaya çıkan alacakları “Fon alacağı” sayıldığından, bu alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edileceğinde herhangi bir duraksama bulunmadığı, takip edilen amme alacağı ... A.Ş. ünvanlı şirketin ...bank A.Ş.'den kullandığı ancak geri ödenmeyen kredi borcuna kefaletten kaynaklandığından, asıl borçludan tahsil edilemeyen bu alacağın aralarında adı geçen şirket de dahil olmak üzere tüm kefillerden tahsili cihetine gidilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu durumda, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının ...bank A.Ş.'den kullanmış olduğu krediler nedeniyle oluşan ve hâlen ödenmemiş olan kredi borcunun Fon alacağı niteliği kazanması üzerine, 20 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 6183 sayılı Kanun uyarınca takibine başlanan, vadesinde ödenmediği ve bahse konu kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun uyarınca kullanılan kredinin kefili olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında düzenlenen ödemeye çağrı mektubuna karşı itiraz edilmediği ve dava da açılmadığı anlaşıldığından, davacının bu borçtan sorumlu olduğu ve alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 04/12/2023 tarih ve E:2018/250, K:2023/5176 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ...bank'tan kullandığı krediye kefil olduğu, kullanılan kredinin ödenmemesi sonucu kredi hesabının kat edildiği, ...bank'ın 30/11/2001 tarihinde Fon'a devri sonrasında kredi alacağının 08/04/2002 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, Fon Kurulu kararı ile alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibine karar verildiği, davacının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olarak kredi borcundan 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu ve alacağın tahsili amacıyla ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ödemeye çağrı mektubunda verilen sürede ödemenin yapılmaması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; Dairelerinin 24/04/2024 tarihli ara kararı ile davalı idareden, "... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ... firmalarından olduğu belirtilmekle birlikte ... firmalarının kredinin kullanıldığı ...bank'ın hakim ortağı ile bağlantısı olup olmadığına ilişkin bir bilgiye yer verilmediği görüldüğünden, ... firmaları ile ...bank'ın hakim ortağı arasında bir bağlantı bulunup bulunmadığı hususu ile dava konusu ödeme emrine konu Fon alacağına konu sorumluluk tutarının ne şekilde hesaplandığının, hesaplamanın hangi faiz/gecikme zammı oranları dikkate alınarak yapıldığının, bu faiz/gecikme zammının hesabında hangi tarihlerin esas alındığının ve bu uygulamanın hangi mevzuat hükmüne dayandığının sorularak, belirtilen hususların ayrıntılı bir şekilde açıklanmasının ve konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin (temlik sözleşmeleri ve hesaplama tablosu dâhil) gönderilmesi"nin istenildiği, davalı idarece ara karara verilen cevapta, anılan şirketin Banka hakim ortak grubu ile bağlantılı grup şirketi olmadığı, takiplerin sebebinin ...bank'tan kullanılan krediler olduğunun belirtildiği; 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle Fon'a verilmiş yetkiler arasında, yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen Bankalardan kullanılan ticari kredilerden kaynaklanan alacakların Fon tarafından temlik alınarak, daha sonra 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilatına ilişkin herhangi bir yetki bulunmadığı, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takibatın konusu 4389 sayılı Kanun'un 15/7-b ve 15/3. maddesinde belirtilen alacaklar kapsamında olmadığından, şirket ile Banka arasındaki ticari kredi ilişkisinden kaynaklanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken sözleşmeden doğan ihtilâflı alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsilinin hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, amme alacağının tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılabilmesi için amme borcunun kaynağının banka hakim ortağı ile bağlantılı grup şirketlerinden olması zorunluluğunun bulunmadığı, Fon'un her türlü alacaklarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edileceğinin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinde ifade edildiği, davacının kredilerin geri ödenmesi gereken süreç içerisinde şirketin kanuni temsilcisi olduğunun ticaret sicil kayıtlarıyla sabit olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.