T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3020
Karar No:2024/5147
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen 2.000.000,00-TL idari para cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul'un ...tarih ve ... sayılı kararına karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı da Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, ödeme emrinin düzenlendiği tarihte söz konusu idari para cezasına karşı açılan ve devam etmekte olan bir davanın bulunması nedeniyle, henüz kesinleşmeyen, başka bir ifadeyle takip ve tahsil edilebilecek aşamaya gelmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 27/02/2024 tarih ve E:2019/1200, K:2024/927 sayılı kararı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararının, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde kaçakçılık kapsamında olduğu ifade edilen, "numunenin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği, ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu ve tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün içerdiği"nin ve "vaziyet planı harici gizli tank bulundurulduğu"nun tespit edildiğinden bahisle tesis edildiği;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında, bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağının kurala bağlandığı;
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı, asıl borçlu şirket tarafından anılan idari para cezasına karşı açılan davaların reddedildiği, söz konusu amme alacağının şirketten tahsiline de olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu, dolayısıyla idari para cezası henüz kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmesinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu fiile yönelik 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde özel düzenleme bulunduğu, söz konusu özel düzenleme gereğince dava konusu idari para cezasının kesinleşmeden tahsili yoluna gidilebileceği, tarh ve tahakkuk ettirilip kesinleştirilerek vadesinde ödenmeyen ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmayan amme alacağı için 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.