T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3340
Karar No:2025/198
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Kuyumculuk İletişim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye (... Petrol) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen 225.608,00-TL idari para cezasının anılan şirketten tahsil edilememesi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin 145.502,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden, söz konusu idari para cezasının 21/02/2014 tarihli tespite dayanılarak tesis edildiği, davacının asıl borçlu ... Petrol'e 27/03/2014 tarihinden itibaren ortak ve şirket müdürü olduğu, idari yaptırıma konu fiilin işlendiği tarihte şirket müdürünün ... olduğu, dolayısıyla idari yaptırıma konu fiilin davacının şirkette temsil yetkisinin olmadığı bir dönemde gerçekleştiği, davacının hukuken ve fiilen şirketin yetkili temsilcisi olmadığı dönemde işlenen fiillerden kaynaklanan kamu alacağından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 80.106,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise, ödeme emrinin asıl borçlu şirkete tebliğ edilerek kesinleşmesinin ardından söz konusu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsil imkânının kalmadığının anlaşılması üzerine kanuni temsilci olan davacının temsil yetkisinin bulunduğu dönemde doğan borçlardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emrinin, 145.502,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline; 80.106,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 18/03/2024 tarih ve E:2019/1552, K:2024/1304 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, amme alacaklarının tahsili bakımından kanuni temsilcilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu madde gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumlu tutulabileceği, anılan maddede öngörülen sorumluluğun kusursuz sorumluluk hali olduğu, yani mükerrer 35. madde kapsamında sorumlu tutulacak olan kanuni temsilcinin, kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamayacağı, kamu alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiği zamanda kanuni temsilci olarak görev yapmasının, kanuni temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterli olduğu, olayda, uyuşmazlık konusu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirkete 15/05/2017 tarihinde ödeme emrinin düzenlenerek gönderildiği, 03/04/2014 tarih ve 8542 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde, 27/03/2014 tarihinde ticaret siciline tescil edilen 26/02/2014 tarihli Genel Kurul kararıyla, davacının, asıl borçlu ... Petrol'e "aksi karar alınıncaya kadar müdür" olarak seçildiğinin ilan edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, amme alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiği dönemde asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olarak görev yapan davacının söz konusu borçtan sorumlu olduğu, bu itibarla, dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bir limited şirket ortağına, şirketin vergi borcundan dolayı takip yapılabilmesi için şirket malvarlığından tahsil imkanının kısmen veya tamamen kalmamış olması veya hacze kabil malvarlığının bedel tespiti neticesinde amme borcunu karşılamaya yetmediği anlaşılarak aciz vesikasının düzenlenmiş olması gerektiği, tahsil edilemeyen amme borcundan dolayı ortakların ancak sermaye payları oranında sorumluluğunun bulunduğu, uluslararası hukukta, payı devralanın, başkalarının eylem veya ihmali neticesinde oluşan devir tarihinden önceki döneme ait kamu borçlarından dolayı sorumluluğa ortak olmasının adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağının açık bir şekilde ortaya koyulduğu, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "kamu alacağının doğması" ifadesinden "vergiyi doğuran olay"ın anlaşılması gerektiği, dava konusu idari para cezasını doğuran olayın 21/02/2014 tarihinde gerçekleştiği, kendisinin şirket ortağı olmadığı bir tarihte meydana gelen borçlardan dolayı sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.