T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3569
Karar No:2025/182
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektronik haberleşme mevzuatına aykırı hareket ettiğinden bahisle muhtelif fiillerinden dolayı davacı şirkete toplamda 9.470.217,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararı ile idari para cezası karar tutanaklarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin belirtilen ihlalleri gerçekleştirdiği sabit olmakla birlikte, idari para cezasıyla cezalandırılmadan önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin (İdari Yaptırımlar Yönetmeliği) 46. maddesi uyarınca uyarılması gerekirken, doğrudan idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin kararının Dairemizin 03/04/2024 tarih ve E:2019/659, K:2024/1641 sayılı kararı ile kısmen onanması kısmen bozulması üzerine bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararının 7. maddesindeki fiilin 2012-2013 tarihleri arasında işlendiği, bu bakımdan, dava konusu işleme esas fiilin 05/09/2004 tarih ve 25574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik (mülga Yönetmelik) döneminde gerçekleştiği, akabinde 15/02/2014 tarihinde halen yürürlükte olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin (yeni yönetmelik) Resmi Gazete'de yayımlandığı, davalı idarece 23/11/2015 tarihinde alınan dava konusu Kurul kararı ile mülga yönetmelik zamanında işlenip sona eren fiil için yeni yönetmelik uyarınca ceza verme yoluna gidildiği;
Bu bağlamda, anılan fiilin ihlali halinde uygulanacak olan mevzuatın, ihlale konu fiilin işlendiği tarihteki mevzuatın mı, yoksa idari işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuatın mı olacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca yaptırım gerektiren bir fiilin işlenmesi ile hükmün kesinleşmesi arasındaki süreçte, o fiile ilişkin bir mevzuat değişikliği olursa ve sonraki değişiklik kişinin lehine ise bu değişikliğin kişiye uygulanacağı; aleyhine ise sonraki değişikliğin değil, önceki kuralın uygulanacağı, yani önceki ve sonraki kuraldan hangisi kişinin lehine ise o kuralın uygulanacağı;
Dava konusu Kurul kararının 7. maddesinin, yeni yönetmeliğin "Tüketici haklarına ilişkin ihlaller" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "İşletmecinin birinci fıkrada sayılan fiiller dışındaki tüketici haklarına ilişkin mevzuatın ihlâl edilmesi halinde bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar idari para cezası uygulanır" kuralı uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlığa konu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan mülga yönetmelikte, tüketici haklarına ilişkin tüm ihlallerde ayrım yapılmaksızın işletmecilere bir önceki takvim yılındaki cirosunun % 2'sine kadar idari para cezası verileceğinin belirtildiği;
Anayasa'nın 38. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, hiç kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ihlale konu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan kuralda işletmeciye verilecek ceza oranının üst sınırı yeni yönetmeliğe göre daha düşük olduğundan, fiil tarihindeki mevzuatın uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmadığı;
Bu itibarla, davacının söz konusu fiiline karşılık mülga yönetmelik ve yeni yönetmelikte verilecek cezanın azami oranlarının karşılaştırılmasından, mülga yönetmeliğin davacı lehine olduğu anlaşıldığından, yeni yönetmelik uyarınca ceza verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun dava konusu Kurul kararının 7. maddesi yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde yürürlük tarihinden önce işlenen fiiller hakkında eski yönetmelik hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Danıştay kararları doğrultusunda lehe hükmün sadece "kanun" ile getirilmesi durumunda geriye yürümesi söz konusu olabileceğinden ve söz konusu değişikliğin de yönetmelik ile yapıldığı göz önüne alındığında idari yaptırımın verildiği tarihte geçerli olan yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu Kurul kararının 7. maddesinde idari para cezası tutarı belirlenirken mevzuatın hatalı şekilde geriye yürütüldüğü, yönetmelik değişikliği ile oluşan yeni hukuki durum uyarınca lehe olan hükmün uygulanması gerektiği, bu itibarla mülga yönetmeliğin kendi lehlerine olduğunun tespiti niteliğindeki Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu Kurul kararının 7. maddesine ilişkin kısmının iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.