T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/682
Karar No:2024/5291
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 29/08/2022 tarihinde yayınlanan "..." ve "..." isimli programlarda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen "Yayın hizmetleri; ... İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 38.460,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayınlarda kullanılan; "iddialar bu kadar değil, daha başka isimlere de ulaşıyor. Mesela ..., ...'nun arkasındaki gücün kardeşi ... Milletvekili ... olmadığını onun arkasındaki gücün ... Bakanı ...'ın abisi ... Medyanın başındaki ... olduğu iddiasında da bulunuyor. Bakın nasıl bir silsileden bahsediyor ..., nasıl bir ağdan, örgüden bahsediyor. Tüm bunlar yaşanırken ...'in iddiaları nasıl oluyorsa oluyor, şarkıcı ...'in tutuklanması ve o süreçte işte gündem değiştirilmek isteniyor denmesi... Rüşvet iddialarına yönelik suç duyuruları da arka arkaya geliyor", "..., ... Eski Başkanı ...'nun arkasındaki gücün, kardeşi ... Milletvekili olan ...değil, eski ... Bakanı ve partili ...'ın damadı...'ın abisi, ... Medya'nın başındaki ... olduğunu da öne sürdü" ve "Hep dedim ya, parça parça koparacağım, canlarını yakacağım, onları vallahi mahvedeceğim" şeklindeki beyanlarla kanıtlanmamış iddiaların gerçek olarak varsayıldığı, bir başka olayın iddiaları gündemden düşürmek amacıyla ortaya atıldığı söylenerek tarafsız habercilikten uzaklaşıldığı ve söz konusu ifadelerin somut verilere dayanmaksızın kişi ve kurumlar hakkında suçlama içeren, şüphe ve şaibe yaratan, kişi ya da kurumları küçük düşüren nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yayının ...'in iddialarının aynen aktarılmasından ibaret olduğu, söz konusu ifadeler yayınlanmadan önce bunların iddia olduğunun vurgulandığı, ...'ı kamuoyuna tanıtırken ... ve ...'ın isimlerinin zikredilmesinin normal karşılanması gerektiği, topluma mal olmuş kişilerin özel yaşamlarına ilişkin hususların basında yer almasının kişilik hakkını ihlal etmeyeceği, basının görevinin yalnızca haberi aktarmaktan ibaret olmadığı, basının; haberi eleştirme ve yorumlama hakkına da sahip olduğu, ülke gündeminde geniş yer tutan ve iktidarı zor duruma düşüren iddiaların ortaya çıkmasıyla eş zamanlı olarak ülkede yankı uyandıran bir tutuklama olayının gündem değiştirme çabası olarak yorumlanmasının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, haber niteliğindeki yayınların, herhangi bir yorum eklenmeksizin, tarafsız ve haberin taraflarına eşit mesafede sunulması gerektiği, kişi ya da kuruluşlara yönelik eleştiri sınırının ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğindeki ifadelerin düşünceyi açıklama hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.