T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/283
Karar No:2025/1118
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (...)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali, 10.962,00-TL'nin davacıya ödenmesi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın maden mevzuatının uygulanmasından kaynaklandığı, dolayısıyla işbu davada verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca temyize tabi kararlardan olduğu değerlendirildiğinden, uyuşmazlık hakkında esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan (18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik) 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
(...)
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. (...)" kuralına yer verilmiştir.
Yine aynı Kanun'un, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." kuralı yer almıştır.
Devam eden süreçte 46. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 13/10/2023 tarih ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (13/07/2024 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Söz konusu iptal kararı sonrasında 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/07/2024 tarihli 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 53. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar."; 54. maddesiyle de aynı Kanun'un Ek 1. maddesi, "1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." şeklinde değiştirilmiş ve anılan değişiklikler Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ek 1 inci maddesinde yapılan değişiklikler, 13/7/2024 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. Bu kararların temyiz süresi; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tebliğ edilenler bakımından maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilenler bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un, 7524 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararı ile, "...Kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değer enflasyonun etkilerinden arındırılmamaktadır. Bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabilecektir." gerekçesiyle anılan maddenin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ibaresinin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (06/12/2025 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan anılan Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bölge idare mahkemelerince, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda (yüz bin Türk lirası her takvim yılı başı itibarıyla güncellenmekte olup 2021 yılı için 192.000,00-TL olarak belirlenmiştir) verilen kararların temyiz edilebilecek kararlar arasında yer aldığı, konusu para ile ölçülebilen bu davalarda verilen kararlar bakımından parasal miktarın hangi tarih itibarıyla esas alınacağı konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı, anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, bu iptal kararı üzerine yapılan yeni kanuni düzenleme ile söz konusu belirsizliğin giderildiği ve konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın bölge idare mahkemelerince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırının altında olup olmadığına göre belirleneceğinin kurala bağlandığı, söz konusu kuralın da Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararı ile, iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, MAPEG tarafından ... tarihinde gerçekleştirilen Amasya ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II. Grup maden sahası ihalesine katılan davacı tarafından, söz konusu ihalenin üzerinde bırakılmadığından bahisle anılan ihale kapsamında işletme ruhsat taban bedeli olarak yatırılan 10.962,00-TL'nin iadesi istemiyle yapılan 25/03/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı MAPEG işleminin iptali ve söz konusu tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle 15/06/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı; İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali, 10.962,00-TL'nin davacıya ödenmesi yolundaki kararına yönelik istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davanın konusunun temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2021 yılı için miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan 192.000,00-TL'nin altında kaldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararının gerekçesi dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde de (idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre) anılan kararın temyize tabi olmadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen temyize konu kararın kesin olduğu; istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı da temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 10/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.