T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/438
Karar No:2025/1021
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazineye ait olan ve Zonguldak ili, Devrek ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parselde bulunan 1.882,54 m²'lik taşınmazın, 18/09/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazın satış ihalesinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerekli yerlerde ve yerel gazetede usulüne uygun şekilde ilan edildiği, idare tarafından mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin yerine getirildiği, ihaleye davacıyla birlikte üç kişinin katıldığı, davacının en düşük teklifi verdiği, taşınmazın en yüksek teklifi veren Ş.A.'ya satışının ihale edildiği anlaşıldığından, 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesine göre taşınmazın satışına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, satışa konu ... nolu parselin daha önceden mevcut olmadığı, sonradan oluşturulduğu, oluşturulan bu parselin evinin kapısına kadar dayandırıldığı, bahçesindeki meyve ağaçlarının da olduğu büyük bir bölümü içine aldığı, bu nedenle öncelikli alım hakkının bulunduğu taşınmazın doğrudan kendisine satılması gerektiği ileri sürüldüğünden davacının iddialarına yönelik yapılan Mahkemelerinin ... tarihli ara kararıyla bu hususların davalı idareden sorulduğu, davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden, taşınmazda betonarme bir duvarın bulunduğu, ne zaman yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin olmadığı, ancak 11/02/2011 tarihli taşınmaz tespit tutanağına göre buranın boş ve işgalsiz olduğu, taşınmazda davacıya ait bir ev ya da binanın bulunmadığı, alınan yapı kayıt belgesinin de bu parsele ilişkin olmadığı, taşınmazın belediye ve mücavir alanlar dışında olduğu, köy sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenle 4706 sayılı Kanun'un uygulanamayacağı, taşınmazın doğrudan satışının yapılabilmesi için taşınmazın 26/04/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan içinde ve imar planı olmayan bir alanda veya imar planında tarımsal amaca ayrılmış olmasının gerektiği, dava konusu taşınmazın ise bu kapsama girmediği, ihale dosyasında herhangi bir eksiklik olmadığı, taşınmazın satışına engel bir durum görülmediğinden davacının iddialarına itibar edilemediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğu adada kendisine ait ... numaralı parselleri ev ve meyve ağaçları dikili bir şekilde 15 yılı aşkın kullandığı, taşınmazları ihale ile almasından yaklaşık 20 yıl sonra davalı kurum tarafından satışa konu parselin usul ve yasaya aykırı şekilde oluşturulduğu, oluşturulan taşınmazın evinin kapısına kadar dayandığı, meyve ağaçları ve bahçesinin büyük bir bölümünü içine aldığı, idare tarafından 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin 10. maddesinde yer alan usule riayet edilerek satışın yapılması gerektiği halde açık artırma usulü yolunun tercih edildiği, ihale aşamasında dokuz teklif alındıktan sonra son teklifin kapalı zarf usulüyle alındığı, yapılan uygulamanın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Hazineden satın aldığı parseller ile dava konusu taşınmazın aynı tarihte kadastroya tabi tutulduğu ve 13/06/2006 tarihinde Hazine adına kaydedildiği, söz konusu taşınmazın davacı tarafından kısmen işgalli olarak kullanıldığı, işgale ilişkin ödenen ecrimisil tutanağının bulunduğu, davacının evinin anılan adanın 10-11 numaralı parsellerinde bulunduğu, evin inşası aşamasında parsellerin sınırlarının bilindiği, 12/10/2020 tarihinde Kuruma genel satın alma talebinde bulunan davacının, taşınmazın satış ihalesine usulüne uygun şekilde davet edildiği, ihaleye davetin tebliğ tarihinden ihale tarihine dek satışın açık teklif usulü ile yapılmasına tarafınca bir itirazın bulunmadığı, 2886 sayılı Kanun'un 47. maddesi hükmünün verdiği cevazla son tekliflerin yazılı olarak alınarak ihalenin sonlandırıldığı, davacının idareye 382 sayılı Milli Emlak Tebliği ile ilgili mevzuat kapsamında ve süresi içinde satın alma başvurusu bulunmadığından hak sahipliğinin oluştuğundan da söz edilemeyeceği, dava konusu ihalenin usul ve yasalara uygun olarak yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.