T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/479
Karar No:2025/1049
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Danışmanlık Ltd. Şti.
(... İnşaat Ticaret Ltd. Şti.)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Protokolün ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, bakılan dava hakkında görevli yargı yerinin Danıştay olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenerek reddedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.
...
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
...
n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemelere göre, ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜRKSAT Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. arasında yapılan "Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konularında İşbirliği Yapılmasına Dair Protokol"ün ve bu Protokol kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜRKSAT arasında imzalanan "İletişim Merkezi 2022-2025 Yılları Hizmet Alım Sözleşmesi"nin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, dava konusu işlemin iptali isteminin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği; başka bir anlatımla, istemin konusunun temyiz sınırını aşan idari işlemlere ilişkin olmaması ve düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından alınan kararlara karşı açılan bir dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesince verilen işbu kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince, kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek, davacının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru ve karar harçları toplamı olan ...-TL'nin davacıya iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.