4. Daire 1986/5710 E. , 1989/1486 K.
"İçtihat Metni"
Daire : DÖRDÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı : 1989
Karar No : 1486
Esas Yılı : 1986
Esas No : 5710
Karar Tarihi : 27/03/989
31 ARALIK TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇODA YER ALAN VE ÜZERLERİNDE FAİZ NİSBETLERİ AÇIKLANMAMIŞ ALACAK VE TAHSİL SENETLERİ İLE BORÇ SENETLERİNİN REESKONT İŞLEMİNE TABİ TUTULMALARINDA İÇ İSKONTO YÖNTEMİNİN UYGULANMASININ GEREKTİĞİ OLAYDA KASIT OLMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN KAÇAKCILIK CEZASININ KUSURA ÇEVRİLMESİ GEREKTİĞİ HK.
Uyuşmazlık; 31.12.1984 tarihi itibariyle bilançoda yer alan ve üzerlerinde faiz nisbetleri açıklanmamış olan alacak ve tahsil senetleri ile borç senetlerinin reeskont işlemine tabi tutularak değerleme günündeki değerlerine irca olunmalarında uygulanacak yönteme ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun iktisadi işletmelere dahil kıymetleri değerleme başlıklı Birinci Kısım İkinci Bölümde alacakların değerlemesini açıklayan 281.maddesinde; "Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nisbeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır." denilmiş, borçlar için de benzer bir hüküm 285.madde de yer almıştır.
Vadesi gelmemiş senede bağlı alacağın reeskont suretiyle değerleme gününün kıymetine indirgenmesi, mukayyet değerle değerleme günündeki değer arasındaki farkın dönem matrahından düşülmesi anlamını taşır. Senetli borçlarda ise durum aksinedir. Aradaki fark dönem matrahını artırıcı etki yapar.
Öte yandan, senetli alacak veya borcun değerleme gününün kıymetine indirgenmesi değerleme günü ile tahsil veya ödemenin yapılacağı vade gününe kadar geçecek süre ile ilgili faizin alacak veya borç tutarından indirilmesi demektir. Bunun için, senette faiz nisbeti açıklanmışsa bu nisbet, aksi halde ise Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto hadleri uygulanacaktır.
Ticari kazançta tahakkuk esasının cari olmasından dolayı, faiz nisbeti açıklanmamış senetlerde yazılı tutarlar, senedin vade tarihindeki değerini ifade ettiğinden vergilendirme döneminin son günü itibariyle yapılacak değerlemelerde iç iskonto formülü uygulanarak, senedin değerleme günündeki gerçek kıymeti ile değerlendirilmesi vergilendirme açısından zorunlu olmaktadır.
Olayda yükümlü şirketin senede bağlı alacak ve borçlarını, dış iskonto formülünü uygulamak suretiyle değerlemesi yerinde olmayıp, inceleme raporunda iç iskonto formülünün uygulanması suretiyle bulunan fark üzerinden ikmalen tarhiyat yapılmasında kanuna aykırılık görülmemiştir.
Ancak gerek olayın yoruma açık bulunması ve gerekse ikmal tarha konu matrah farkının şirketin defter ve belgelerinden çıkarılmış olması nedeniyle, yükümlü şirketin olayda kasıtlı davranmadığı anlaşıldığından, tarhiyata uygulanan kaçakcılık cezasının kusur cezasına çevrilmesi gerekir.
Bu nedenle vergi dairesi temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, ikmalen salınan verginin onanmasına, kaçakcılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar verildi.