4. Daire 1987/3145 E. , 1989/3725 K.
"İçtihat Metni"
Daire : DÖRDÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı : 1989
Karar No : 3725
Esas Yılı : 1987
Esas No : 3145
Karar Tarihi : 27/10/989
YÜKÜMLÜNÜN KESİNLEŞEN VERGİ BORCU NEDENİYLE EŞİ ADINA KAYITLI OTOMOBİLİN HACZİ SIRASINDA EL KONULAN TRAFİK RUHSATNAMESİNDE, ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ADINA MÜLKİYETİ SINIRLANDIRICI KAYIT BULUNDUĞU AÇIK OLDUĞUNA GÖRE ÜÇÜNCÜ ŞAHSA BU KONUDA TEBLİGAT YAPILMAKSIZIN HACZİN KESİNLEŞMESİ SÖZ KONUSU OLAMAYACAĞI HK.
Uyuşmazlık; ...'ın vergi borçları nedeniyle eşi ... adına trafikte kayıtlı bulunan otomobilin haczi ve ihalesi ile satışı işlemlerinin iptali isteğine ilişkindir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 66.maddesinde; "Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir.Tahsil dairesi, haczin zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.Üçüncü şahıs, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak iddiası dinlenmez." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 78.maddesinde ise, menkul malların haczi sırasında hazır bulunacaklar ile haciz zaptında yer alması gereken hususlar açıklanmıştır.
Olayda haczedilen menkul mal bir otomobildir. Otomobil, silah, telefon gibi menkul malları diğer menkul mallardan ayrı tutmak lazımdır. Çünkü bu tür malların, kayıt ve tescil işlemine tabi tutulmadıkça mülkiyetinin devri mümkün olmamaktadır. Bu nedenle bu tür menkul malların haczi sırasında diğerlerinden ayrı olarak, kayıt ve ruhsatlarına ilişkin belgelerin istenilmesi ve eğer haciz sırasında bu belgeler ibraz edilememişse, bu defa haczi yapan memur tarafından kayıt ve ruhsatı veren idare nezdinde araştırma yapılması ve bu araştırma sonucunda, söz konusu menkul mal üzerinde mülkiyet hakkını sınırlayıcı veya sair bir kayıt saptanırsa, bu tespitin haciz zaptına geçirilerek anılan 66.madde hükümleri uyarınca ilgili tarafa tebliğ edilmesi gereklidir.
Bu sebeple olayda olduğu gibi otomobilin haczi sırasında, haciz tutanağına şerh verilmemiş olması ve otomobilin adına kayıtlı olduğu Müşerref Orman tarafından vergi dairesine verilen dilekçede hacze muvafakat ettiğini bildirmesi, otomobilin haciz sırasında el konulan trafik ruhsatnamesinde açıkça "Mülkiyeti muhafaza vardır. Satış, devir, temlik,
hibe edilemez" kaydının bulunması nedeniyle sonradan istihkak iddiası ileri sürülmesini engellemez.
Çünkü haczi yapan memur tarafından başlangıçta gerekli araştırmalar yapılmış olması halinde kolayca saptanacak böyle bir kaydın, salt haciz sırasında bu yönde bir iddia ileri sürülmediğinden bahisle, istihkak iddiasının dinlenemeyeceğini göstermez.
Bu itibarla haczi yapan idare tarafından gerekli araştırmalar yapılarak, söz konusu mülkiyeti muhafaza kaydının tespiti üzerine, idarenin ya bu istihkak iddiasını kabul etmesi ya da etmiyorsa bunu üçüncü şahsa bildirerek, istihkak iddiasının yerinde olmadığını açılacak istihkak davasında kanıtlaması yasal zorunluluktur.
Olay bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, üçüncü şahıs adına mülkiyeti sınırlayıcı bir kayıt bulunduğu açık olduğuna ve bu husus basit bir gözlem ve araştırmayla saptanabileceğine göre, üçüncü şahsa bu konuda bir tebligat yapılmaksızın icra olunan haczin kesinleşmesi söz konusu olamayacağından, haciz sonrası yapılan ihale ve satış işlemlerinin de yasaya uygunluğundan söz etme olanağı yoktur.
Açıklanan nedenlerle, yükümlü temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, otomobil için yapılan haciz, ihale ve satış işlemlerinin iptaline karar verildi.