T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1766
Karar No : 2025/149
DAVACI :...
DAVALI : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hazine Avukatı ...
İSTEMİN KONUSU : Vergi müfettiş yardımcısı olan davacı tarafından;
1. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 3. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle),
2. 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümünün,
3. Davacının, 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavında başarısız olmasına yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 3. fıkrasının; sınavın şekli, sınav ilanı, sınav süresi gibi yeterlik sınavının ayrıntılarını düzenlememesi nedeniyle eksik düzenlenmiş olduğu,
Yeterlik sınavının, objektif ve şeffaf yapılmadığı, vergi müfettişlerin yeterliğini ölçen bir sınav olmadığı, 4 ila 6 saat arasında süren sınav oturumlarının hakkaniyete ve insani değerlere açıkça aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının katılmış olduğu yeterlik sınavının ölçme ve değerlendirme ilkelerine ve klasik sınav teamüllerine uygun şekilde yapıldığı,
Yazılı sınav kağıtlarının, sınav kurulunca değerlendirilmesi aşamasında, adayların isimlerinin yazıldığı bölümün kapalı olduğu, bu sebeple değerlendirmenin tamamen objektif gerçekleştiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacının sınav kağıtları ile emsal kağıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlarda; bazı sorularda soru kitapçıkları ve cevap anahtarları ya da cevap kağıtlarında soru (maddeli sorularda kendi içinde her bir madde) bazında puanlamanın açık olmadığı (mikro puanlamanın bulunmadığı), maddeli sorularda hangi maddenin değerinin kaç puan olduğunun varsayımsal olarak tespit edildiği; dolayısıyla, söz konusu sınavın klasik sınav teamüllerine aykırı şekilde yapıldığının belirtildiği bu haliyle klasik sınav teamüllerine ve ölçme ve değerlendirme ilkelerine uyulmadan yapıldığı anlaşılan sınav değerlendirmesine dayalı olarak davacının başarısız sayılması yolunda tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bireysel işlemin iptaline; yürürlükten kaldırılan dava konusu Yönetmelik hükmüne ilişkin olarak ise karar verilmesine yer olmadığına; 13-16 Ocak 2020 tarihleri arasında yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümüne yönelik olarak ise; anılan sınavın, belirli sayıda kontenjana atanmayı gerektiren bir yarışma sınavı olmayıp, sınava katılan herkesin başarılı olma şansının bulunduğu bir sınav olduğu ve sınava katılan diğer kimselerin başarılı/başarısız olmalarının, davacının başarılı olup olmamasını etkilemediği açık olduğundan, sınavın tamamının iptalinin istenmesinde davacının güncel bir menfaatinin bulunmadığı, bu sebeple, bu kısma yönelik olarak ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Vergi müfettiş yardımcısı olan davacı tarafından; 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin 3. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle); 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümünün; davacının, 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavında başarısız olmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmelik, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 29. maddesine dayalı olarak, bu maddenin uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılmıştır.
178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında atama, yükselme ve yer değişikliği" başlıklı Ek 29. maddesinin altıncı fıkrasında; "Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavında her bir grup başkanlığı itibarıyla yer alacak sınav konuları ile ortak sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için giriş sınavında alınan puanın yüzde otuzu ile yeterlik sınavında alınan puanın yüzde yetmişinin toplamının yüz puan üzerinden en az altmışbeş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen grup başkanlığında görev yapmakta iken Vergi Müfettişi olarak atananlardan yeterlik sınavındaki başarı sırasına göre en başarılı yüzde beşi, 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen grup başkanlıklarında görevlendirilir. Yeterlik sınavına girmeye hak kazanamayanlar ile yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Bakanlıkta derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar." hükmü, onuncu fıkrasında ise; "Başkanlığın görev, yetki ve sorumlulukları, grup başkanlıklarının görev alanları, performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, grup başkanlıklarında görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta iken, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin tamamı, 09/07/2018 günlü, 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı gün, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 178. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 178 sayılı KHK'nin Ek 29. maddesinde yer alan kurallarla aynı nitelik ve içerikte kurallar içeren, "Vergi Müfettişi İstihdamı" başlıklı Ek 32. madde eklenmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Geçici 1. maddesinde yer alan; "2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile teşkilatlarına ilişkin kanun veya kanun hükmünde kararnameleri yürürlükten kaldırılan kamu kurum ve kuruluşlarından münhasıran devir ve geçiş hükümleri düzenlenenler dışında kalanlar hakkında ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur." hükmü dikkate alındığında, "vergi müfettişi istihdamına" ilişkin kuralları düzenleyen 178 sayılı KHK'nin ilga edilmesinin ardından, aynı konuyu düzenleyen 375 sayılı KHK'nin yürürlüğe girmesiyle, artık eski kuralların uygulanmasına devam olunamayacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bu itibarla, vergi müfettişi istihdamına yönelik kuralları içeren ve yürürlükteki yegane yasal düzenleme olan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 32. maddesinin somut uyuşmazlıkta "dayanak norm" olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Başka bir ifadeyle, her ne kadar, dava konusu Yönetmelik, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 29. maddesine dayalı olarak çıkarılmış ise de, anılan Yönetmeliğin ve buna dayalı işlemlerin hukuki denetiminin; yürürlükten kaldırılmış olan 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname değil, pozitif hukukta yer alan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin "Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınavı" başlıklı 30. maddesinde; "(1)Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. ( Değişik cümle: RG-24/3/2017-30017) Aylıksız izin, analık izni, resmi sağlık kurulu raporuna göre verilen sıhhi izinler fiilen çalışılan sürenin hesabında dikkate alınmaz.
(2) Yeterlik sınavı ile Vergi Müfettiş Yardımcılarının görev ve yetki alanlarına giren yürürlükteki mevzuat ve bu mevzuatın uygulamasını; inceleme, teftiş ve soruşturma yöntemleri hakkındaki bilgilerini; mesleğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıkları ölçülür.
(3) Başkanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan yeterlik sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşur." kuralı düzenlenmiştir.
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; vergi müfettişlerinin yeterlik sınavlarına ilişkin işlemlerin yasal dayanağının, 375 sayılı KHK'nin Ek 32. maddesi olduğu; anılan maddede yeterlik sınavına ilişkin kuralların genel çerçevesi çizildikten sonra, sınava ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunun Yönetmeliğe bırakıldığı görülmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle) iptali istemine yönelik olarak;
Davacı tarafından; yeterlik sınavının ayrıntılarını düzenlememesi nedeniyle Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasının eksik düzenlenmiş olduğu ileri sürülmekte ise de; Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nde; sınavın şekli, sınav konuları, başarı koşulları gibi temel hususların ayrıntılı biçimde düzenlendiği, sınavın uygulanmasına yönelik esasların ise Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca belirleneceğinin kurala bağlandığı görülmektedir. Bu itibarla, eksik düzenleme içermediği görülen dava konusu kuralda, hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümüne yönelik olarak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin, birinci fıkrasının, (a) bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davası; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmış; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden inceleneceği belirtilmiş, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde ise; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İptal davalarında dava açma koşullarından biri olan menfaat ihlali; kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşmektedir. İptal davasında ehliyet koşulunun varlığı için iptali istenilen işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişki kurulabilmesi zorunludur. Gerçek veya tüzel kişilerin; idari işlemleri, iptal davası yoluyla yargı önüne getirmeleri durumunda, idari işlem ile menfaat ilgilerinin bulunup bulunmadığı belirlenirken, davacının idari işlem karşısındaki durumunun ortaya konulması gerekmektedir.
Davacının katılmış olduğu yeterlik sınavı, bir yarışma sınavı olmayıp; sınav sonucunda, atama yapılacak vergi müfettişi kadro sayısı sınırlı değildir. Başka bir ifade ile, sınava giren vergi müfettiş yardımcısı sayısı kadar vergi müfettişi kadrosu bulunmakta ve davacının, vergi müfettişi olarak atanabilmesi için başarı sıralamasında belirli sayıda kişi arasına girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak da, sınava katılan diğer kimselerin başarılı olup olmamaları davacının durumunu etkilememekte, sınava katılan tüm yardımcıların başarılı olma şansı bulunmaktadır.
Diğer yandan, kariyer nitelikte bir meslek olan vergi müfettişliği görevine atanabilmek için; müfettiş yardımcılığı süresinde performans değerlendirmesinin olumlu olması ve yeterlik sınavında başarılı olunması koşullarının sağlanmasının yeterli olduğu, bu koşullar sağlandığı takdirde, idarenin vergi müfettişliğine atama konusunda bağlı yetki içinde olduğu, diğer bir ifade ile takdir yetkisi bulunmadığı açıktır.
Bu durumda; sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemin iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunan ve başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiş olan davacının; bir yarışma sınavı olmayan yeterlik sınavının tamamının iptalini istemekte güncel bir menfaatinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının yeterlik sınavında başarısız olmasına yönelik bireysel işlemin iptali istemi yönünden;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 32. maddesinin, 07/12/2019 günlü, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7194 sayılı Kanun'un 51. maddesiyle değiştirilen güncel halinin ikinci fıkrasında; "Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar." hükmüne, beşinci fıkrasında ise; "Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin "Yeterlik sınavı notlarının değerlendirilmesi" başlıklı 33. maddesinde; "(1) Yeterlik sınavı önce yazılı, sonra da sözlü olarak yapılır. Yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.
(2) Yazılı ve sözlü sınav ayrı ayrı olmak üzere 100 tam puan üzerinden değerlendirilir.
(3) Yazılı sınavdan başarılı sayılmak için sınav gruplarının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’den aşağı olmaması gerekir.
(4) Sözlü sınavda Sınav Kurulu başkan ve üyelerinin her biri tarafından ayrı ayrı verilen puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav notunu oluşturur.
(5) Yazılı ve sözlü sınav notlarının aritmetik ortalaması yeterlik sınav notunu teşkil eder..." kuralı düzenlenmiştir. (Anılan Yönetmeliğin 33/1 ve 33/3. maddelerine karşı açılan davada Danıştay İkinci Dairesince verilen 27/03/2017 günlü, E:2016/7170, K:2017/2360 sayılı "davanın reddi" yolundaki karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2018 günlü, E:2017/2886, K:2018/4480 sayılı kararıyla onanmıştır.)
Davacının, yeterlik sınavında başarılı olabilmesi için, sınav konularının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’ten aşağı olmaması gerekmekte olup, bilirkişi incelemesi sonucunda; davacının puan ortalamasının 65 puanın altında kaldığı görüldüğünden, davacının yeterlik yazılı sınavında başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Dava konusu Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin 3. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle) ile Davacının yeterlik sınavında başarısız olmasına yönelik bireysel işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine, 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümüne yönelik olarak ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
MADDİ OLAY :
Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı, katıldığı 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavında başarısız olması üzerine bakılmakta olan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 32. maddesinin ikinci fıkrasında; "Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar." hükmüne, beşinci fıkrasında ise; "Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin "Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınavı" başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrasında; "Yeterlik sınavı ile Vergi Müfettiş Yardımcılarının görev ve yetki alanlarına giren yürürlükteki mevzuat ve bu mevzuatın uygulamasını; inceleme, teftiş ve soruşturma yöntemleri hakkındaki bilgilerini; mesleğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıkları ölçülür.", 3. fıkrasında ise; Başkanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan yeterlik sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşur." hükmü, "Yeterlik sınavı notlarının değerlendirilmesi" başlıklı 33. maddesinde; "(1) Yeterlik sınavı önce yazılı, sonra da sözlü olarak yapılır. Yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.
(2) Yazılı ve sözlü sınav ayrı ayrı olmak üzere 100 tam puan üzerinden değerlendirilir.
(3) Yazılı sınavdan başarılı sayılmak için sınav gruplarının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’den aşağı olmaması gerekir.
(4) Sözlü sınavda Sınav Kurulu başkan ve üyelerinin her biri tarafından ayrı ayrı verilen puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav notunu oluşturur.
(5) Yazılı ve sözlü sınav notlarının aritmetik ortalaması yeterlik sınav notunu teşkil eder..." kuralı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının, yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarısız sayılması işlemine ilişkin olarak: 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının; Vergi Hukuku ve Özel Hukuk, Muhasebe, Vergi İnceleme Usul ve Uygulamaları ve Gider ve Milli Emlak Mevzuatı ile Teftiş ve Soruşturma Usul ve Esasları konularından oluştuğu ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yeterlik sınavında başarılı olmak için, sınav konularının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’ten aşağı olmaması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Davalı idarece, yeterlik sınavında yukarıda belirtilen koşulları sağlayamadığı gerekçesiyle davacı başarısız sayılmıştır.
Davacı tarafından, davalı idarece yapılan sınavın klasik sınav teamüllerine uygun olmadığı, soru kitapçığı ve cevap anahtarında puanlamaların belli olmadığı, daha az doğru cevap veren adaylara daha yüksek puan takdir edilerek eşitliğe aykırı hareket edildiği iddia edilmiştir.
Davacının almış olduğu notların, objektif ölçme ve değerlendirme kurallarına uygun olup olmadığı hususunun çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Dairemizin 10/09/2020 günlü ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Her bir ders için uzmanlık alanına göre ayrı ayrı belirlenen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda şu saptamalara yer verilmiştir:
1- “Gider ve Milli Emlak Mevzuatı ile Teftiş ve Soruşturma Usul ve Esasları” konusunun 15 puanlık 5. sorusuna ilişkin olarak;
"Gerek cevap anahtarında, gerekse puanlama cetvelinde beşinci sorunun cevabı olarak belirlenen on maddenin puan değerinin ayrı ayrı belirtilmediği görülmüştür. Bu nedenle, kanaatimizce her bir maddenin 1,50 puan değerinde olduğu kabul edilmelidir. Fakat emsal kâğıtlara verilen puanlar dikkate alındığında şu durumla karşılaşılmaktadır.
> A.Ç.'ye doğru olarak yazdığı her bir madde için 2,25 puan verilmiştir.
> E.D.'ye (cevap anahtarında yer almayan detaylı açıklamalar da olmakla
birlikte) doğru olarak yazdığı her bir madde için 3 puan verilmiştir.
> M.K.Ş'ye doğru olarak yazdığı her bir madde için yaklaşık 2,33 puan verilmiştir.
Bu durumda; davacı Mehmet Genç cevap anahtarında on madde halinde yer alan bilgilerden altı tanesini cevap kâğıdına yazdığı için, kanaatimizce bu sorudan 12 puan almalıdır. Zira cevabı bütün olarak değerlendirildiğinde davacıdan daha az doğru cevaplar veren E.D'ye dahi bu sorudan 12 puan verilmiştir."
2- “Gider ve Milli Emlak Mevzuatı ile Teftiş ve Soruşturma Usul ve Esasları” konusunun 25 puanlık 6. sorusuna ilişkin olarak;
"Davalı Kurum tarafından hazırlanan cevap anahtarında, sorunun cevabı olarak dört başlık altında belirtilen hususların puanlamaya nasıl etki edeceğine ilişkin herhangi bir ibareye rastlanmamaktadır. Sınav soru kâğıdında ve puanlama cetvelinde de bu hususa ilişkin herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Bu nedenle, bu soruya ilişkin puanlamanın mikro düzeyde nasıl yapıldığı anlaşılamamıştır.
...
Neticede; her ne kadar gerek davacının gerekse emsal kağıtların puanlamasının mikro düzeyde nasıl yapıldığı anlaşılamamış ve bu nedenle adaylara verilen puanların karşılaştırılmasında zorluk yaşanmışsa da; salt puanlama bakımından; davacının cevapları, emsal kâğıtlar, sorular ve cevap anahtarı değerlendirildiğinde davacının cevabının puanlamasında bir hata olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Zira davacı soruya emsal kağıtlardan daha kapsamlı cevap vererek daha fazla puan almayı hak etmiş fakat cevap anahtarında yer verilen hususlardan "A''nın nişanlısının babasına ait şirketi incelemesine ilişkin değerlendirme yapmamış, TCK açısından değerlendirmeyi eksik olarak yapmış, kamu zararını tespit ettikten sonra bu konuda ayrıca bir değerlendirme yapmamış ve sonuç olarak cevap anahtarında yer alan bilgilerin yaklaşık olarak yarısını cevap kağıdında ifade etmiştir.
Bununla birlikte, toplam 25 puan değerinde olan sorunun mikro düzeyde nasıl puanlandığına ilişkin soru kâğıdında ve puan cetvelinde herhangi bir açıklamanın bulunmaması, soru ile cevap anahtarı arasında tam bir uyum bulunmadığının anlaşılması ve adayların cevaplarının puanlanmasında tutarsızlıklar bulunması nedeniyle 6. soru bakımından sınavın ölçme ve değerlendirme ilkeleriyle klasik sınav teamüllerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır."
3- “Vergi İnceleme Usul ve Uygulamaları” konusunun 55 puanlık 1. sorusuna ilişkin olarak;
"Sorunun toplam puan değeri 55 puan olup, mikro puan cetvelinde 55 puanın daha alt düzeyde nasıl dağıtıldığı belirtilmemiştir. Adayın vermiş olduğu cevaplara sınav komisyonu tarafından 18 puan takdir edilmiştir.
...
Emsal kâğıtlardan S.A. 15, H.K. 22 ve G.D. 25 puan almıştır. Emsal kâğıtlardan hiç birisi bu soru için tam puan almamıştır. Aday emsal kağıtlarından S.A.'dan ileri düzeyde H.K.'ya ise yakın düzeyde cevap vermiştir. Bu iki emsal kağıtla kıyaslandığında, adaya 4 puan ilave edilmesinin uygun olacağı kanaati hasıl olmuştur.
Sonuç olarak; adayın verdiği cevaplar, sorunun doğru cevabı ve emsal kâğıtlarda yer alan cevaplar birlikte değerlendirildiğinde adaya verilen puanın 22 puana yükseltilmesinin uygun olacağı kanaati hâsıl olmuştur."
Yukarıda yer verilen bilirkişi tespitleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının katılmış olduğu sınavda sorulan sorulara verilen cevapların puanlaması yapılırken, ölçme ve değerlendirme ilkeleri bakımından eşitlik ilkesine uygun hareket edilip edilmediğini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit etme imkanının bulunmadığı, aynı soruya aynı doğru cevabı veren adaylara farklı puan takdir edilmesinin eşit değerlendirme yapılmadığı kanaatini doğurduğu, bu durumda, hem sorularda, hem cevap anahtarında, hem de cevap kağıtlarında soru (maddeli sorularda kendi içinde her bir madde) bazında puanlamanın açık olmaması dolayısıyla klasik sınav teamüllerine ve ölçme ve değerlendirme ilkelerine uyulmadan yapılan sınav değerlendirmesine dayalı olarak davacının başarısız sayılması yolunda tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümüne yönelik olarak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin, birinci fıkrasının, (a) bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davası; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmış; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden inceleneceği belirtilmiş, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde ise; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İptal davalarında dava açma koşullarından biri olan menfaat ihlali; kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşmektedir. İptal davasında ehliyet koşulunun varlığı için iptali istenilen işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişki kurulabilmesi zorunludur.
Gerçek veya tüzel kişilerin; idari işlemleri, iptal davası yoluyla yargı önüne getirmeleri durumunda, idari işlem ile menfaat ilgilerinin bulunup bulunmadığı belirlenirken, davacının idari işlem karşısındaki durumunun ortaya konulması gerekmektedir.
Davacının katılmış olduğu yeterlik sınavı, bir yarışma sınavı olmayıp; sınav sonucunda, atama yapılacak vergi müfettişi kadro sayısı sınırlı değildir. Başka bir ifade ile, sınava giren vergi müfettiş yardımcısı sayısı kadar vergi müfettişi kadrosu bulunmakta ve davacının, vergi müfettişi olarak atanabilmesi için başarı sıralamasında belirli sayıda kişi arasına girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak da, sınava katılan diğer kimselerin başarılı olup olmamaları davacının durumunu etkilememekte, sınava katılan tüm yardımcıların başarılı olma şansı bulunmaktadır.
Diğer yandan, kariyer nitelikte bir meslek olan vergi müfettişliği görevine atanabilmek için; müfettiş yardımcılığı süresinde performans değerlendirmesinin olumlu olması ve yeterlik sınavında başarılı olunması koşullarının sağlanmasının yeterli olduğu, bu koşullar sağlandığı takdirde, idarenin vergi müfettişliğine atama konusunda bağlı yetki içinde olduğu, diğer bir ifade ile takdir yetkisi bulunmadığı açıktır.
Bu durumda; sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemin iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunan ve başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiş olan davacının; bir yarışma sınavı olmayan yeterlik sınavının tamamının iptalini istemekte güncel bir menfaatinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi ve bunun sonucunda davacının vergi müfettişi olarak atanması halinde; davacının, emsali müfettiş yardımcılarının müfettiş kadrosuna atandığı tarih ile kendisinin müfettiş olarak atandığı tarih arasında oluşacak parasal kayıpları ile kariyer mesleğin niteliği gereği sahip olunan kıdem ve diğer özlük haklara ilişkin kayıplarının, davalı idarece, T.C. Anayasası'nın 125. maddesi gereğince tazmin edilmesi bir zorunluluktur. Nitekim idari yargı yerlerinin kararları da bu yöndedir.
Dava konusu Yönetmelik hükmüne gelince;
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin, 07/04/2021 günlü, 31447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, dava konusu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 3. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle), iptali istemine yönelik olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla;
2. Davacının, 13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının tümünün iptali istemi hakkında DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE oybirliğiyle;
3. Davacının, vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE oyçokluğuyla;
4. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'lik kısmı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, bireysel işlemin iptal edilmesi nedeniyle davalı idare tarafından yatırılan...-TL bilirkişi ücretinin tamamının ve...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısı olan ...-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına diğer yarısı olan ...TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı tarafından eksik yatırılan ...-TL posta ücretinin tamamlattırılmasına;
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 13/01/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 32. maddesinin ikinci fıkrasında; "Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar." hükmüne; beşinci fıkrasında ise, "Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği'nin "Yeterlik sınavı notlarının değerlendirilmesi" başlıklı 33. maddesinde; "(1) Yeterlik sınavı önce yazılı, sonra da sözlü olarak yapılır. Yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.
(2) Yazılı ve sözlü sınav ayrı ayrı olmak üzere 100 tam puan üzerinden değerlendirilir.
(3) Yazılı sınavdan başarılı sayılmak için sınav gruplarının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’den aşağı olmaması gerekir.
(4) Sözlü sınavda Sınav Kurulu başkan ve üyelerinin her biri tarafından ayrı ayrı verilen puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav notunu oluşturur.
(5) Yazılı ve sözlü sınav notlarının aritmetik ortalaması yeterlik sınav notunu teşkil eder..." kuralı düzenlenmiştir.
13-16 Ocak 2020 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik yazılı sınavının, Vergi Hukuku ve Özel Hukuk, Muhasebe, Vergi İnceleme Usul ve Uygulamaları ve Gider ve Milli Emlak Mevzuatı ile Teftiş ve Soruşturma Usul ve Esasları konularından oluştuğu ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yeterlik sınavında başarılı olmak için, sınav konularının her birinden alınan notların 50'den, notlar ortalamasının da 65'ten aşağı olmaması gerektiği kurala bağlanmış olup, bilirkişi incelemesi sonucunda puan notu ortalamasının en az 65 puan olma koşulunu sağlayamadığı anlaşılan davacının, yeterlik yazılı sınavında başarılı olma kriterlerini sağlayamadığı görülmektedir.
Bu itibarla, ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygun olarak yapılan sınav sonucunda; davacının yeterlik yazılı sınavında başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından bireysel işlemin iptali yönünde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY :
Dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasının, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.