T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10021
Karar No : 2025/1205
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Adana Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, eşi adına düzenlenmiş sahte engelli sağlık kurulu raporu kullanılarak yine eşi adına alınan araçta ÖTV indiriminden faydalanılmak suretiyle kamu zararına sebep olunmasında kusurlu olduğu ve ikinci bölge hizmetinden muaf olmak amacıyla Adana iline atamasının yapılması maksadıyla bu sahte raporu kullandığı gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, davacının eşi ile birlikte bizatihi Fırat Üniversitesi Hastanesine giderek sahte rapor alınması hususunda eşine yardımcı olduğu veya sahte olduğu tespit edilen engelli sağlık kurulu raporunun düzenlenmesinde davacının kasıtlı olarak katkısı olduğunun herhangi bir somut tespit ile ortaya konulamadığı, davacının anılan sağlık kurulu raporunun alındığı tarihten yaklaşık 2 yıl sonra Adana iline atanma talebiyle başvuruda bulunduğu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; fiillerin, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak nitelendirilmesi suretiyle 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde yer alan suç kapsamında görülüp, davacının sahteliği tespit edilen raporun sahte olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabulüyle, davacının kasten sahte rapor düzenlenmesinde katkısının olduğu şeklinde değerlendirme yapılmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı, davacının eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılması gerekirken Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı olduğu saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının açıkta geçirdiği süreler açısından SGK kayıtlarından ya da başka kurumlardan elde edilecek belgelerle davacının elde ettiği bir gelir var ise bu miktarın mahsubuyla yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi ve sosyal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının eşi hakkında düzenlenen Fırat Üniversitesi Hastanesinin 16/09/2015 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun sahte olup olmadığının tespiti için hastane kayıtlarının incelendiği ve davacının eşi E.D.’ye ait herhangi bir hastane kaydına rastlanılmadığı, soruşturmaya konu raporun İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarına gönderildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen Uzmanlık Raporunda, sağlık raporunun üzerine mevcut fotoğrafın yapıştırılmasını müteakip belgenin renkli kopya yöntemiyle tamamen sahte olarak husule getirildiği, belgenin mevcut durumu itibarıyla aldatma kabiliyetini haiz olduğu yönünde görüş belirtildiği, her ne kadar davacı anılan raporun sahte olduğunu bilmediği, eşi tarafından ilgili sağlık kuruluşundan alındığını bildiği yönünde beyanda bulunmuşsa da, aynı çatı altında yaşadığı eşinin adına tanzim edilen bir sağlık raporunun içeriğinden ve elde ediliş şeklinde haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, raporun sahte olduğu öğrenildikten sonra bu raporun sahte olarak verilmesine sebep olanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı, muaf olduğu ÖTV indiriminin iadesinin yapılmadığı dikkate alındığında davacının kusurlu olduğu, tesis edilen dava konusu işlemde usul ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Adana Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Mardin Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde hakkında 27/01/2017 tarihli CİMER başvurusu ile eşine sahte engelli raporu aldırdığı yolunda yapılan şikayet üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde hazırlanan soruşturma raporu ile Fırat Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen ve davacının eşi E.Ç.'nin %94 oranında engelli olduğuna ilişkin bilgiler içeren 16/09/2015 günlü Engelli Sağlık Kurulu Raporunun sahte olup olmadığının araştırılmasına yönelik yapılan yazışmalar sonucunda alınan cevabi yazılarda; raporun alındığı tarihte sağlık kurulu heyetinin toplanmadığının, heyet toplanmadığı için rapor örneği bulunmadığının, raporda belirtilen 1530 sayılı rapor numarasının 10/09/2015 günü O.A. isimli hastaya verildiğinin belirtildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden soruşturmaya konu raporun sahte olup olmadığı hakkında bilirkişi raporu istenildiği, gelen cevabi yazıda ise belgenin renkli kopya yöntemiyle tamamen sahte olarak düzenlendiği sonucuna varıldığı ve belgenin mevcut durumu itibarıyla aldatma kabiliyetini haiz olduğu şeklinde tespitlere yer verildiği; disiplin soruşturması raporunda, davacının eşi adına düzenlenmiş ve sahteliği tespit edilen sahte engelli sağlık kurulu raporunu ÖTV'den muaf tutulmak amacıyla taşıt alımında ve tayin işlerinde kullanması nedeniyle sahte rapordan haberdar olduğu, raporu resmi müracaatta kullanması nedeniyle sahtecilik fiiline ve eşi adına düzenlenmiş sahte engelli raporunu eşi adına satın aldığı aracın ÖTV indiriminde kullanması nedeniyle de dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğinden bahisle davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesinin teklif edildiği, anılan rapor doğrultusunda Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü,... sayılı kararı ile "davacının eşi adına düzenlenmiş olan sahte engelli sağlık kurulu raporunun eşi adına kayıtlı ... plakalı aracı alırken, ÖTV Kanunu'nun 7/2-a maddesi kapsamında 29.386,35-TL tutarındaki ÖTV'den muaf tutulduğu, bu suretle kamu zararına neden olduğu" ve "sahte olduğu tespit edilen sağlık raporunu eklemek suretiyle 2. bölge hizmetinden muaf olmak kaydıyla 2017 atama dönemine eşinin tedavisinin tamamlanması amacıyla Adana iline atanma talebini içerir dilekçesi doğrultusunda Adana iline atandığı, sahte olduğunu bildiği belgeyi özlük işlemlerinde kullandığı" gerekçeleriyle her iki fiil için ayrı ayrı Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan KHK'nın 9. maddesinde Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
682 sayılı KHK ile paralel şekilde 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'da da aynı düzenlemelere yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacının, eşi ile birlikte hareket ederek normal koşullarda ödenmesi gereken 29.386,35-TL ÖTV'yi ödememek için davacının eşi adına tamamen sahte olarak oluşturan engelli sağlık raporu kullanılıp 03/02/2016 tarihinde ... plakalı aracı aldıkları, bu suretle kamu kurumunu zarara soktuklarından bahisle ...Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacı ve eşinin “resmi belgede sahtecilik” ve “kamu kurumunu dolandırmak” suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, sonrasında ise sahte olduğu tespit edilen sağlık raporunu eklemek suretiyle 2. bölge hizmetinden muaf olmak amacıyla davacı tarafından 22/02/2017 tarihli dilekçe ile Adana iline atanma talebinde bulunulduğu, talebi doğrultusunda davacının Adana iline atandığı görülmekle, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği anlaşılmıştır.
Buna göre; davacıya isnat edilen "eşi adına düzenlenmiş sahte engelli sağlık kurulu raporu kullanılarak 03/02/2016 tarihinde ...plakalı araç satın alınırken 29.386,35-TL tutarındaki ÖTV'den muaf tutulmak suretiyle kamu zararına neden olmak" fiiline yönelik; davacının üzerine atılı dolandırıcılık fiilinin karşılığı disiplin cezası hükmünün, disiplin cezasına konu eylem tarihi itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde mevcut olduğu gözetildiğinde, davacının disiplin cezasıyla cezalandırılması noktasında öncelikle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanması gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanması suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, yine davacıya isnat edilen "sahte olduğunu bildiği sağlık raporunu 22/02/2017 tarihli atanma talepli dilekçesi ekinde kullanarak özlük işlemlerinde kullanmak" fiiline yönelik olarak ise; eylem tarihinde 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlükte olduğu, anılan Kararname'de "sahtecilik" fiiline ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, KHK'nin 9. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı göz önüne alındığında, davacıya isnat edilen bu fiil yönünden eylem tarihinde yürürlükte olan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre değerlendirme yapılmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın disiplin cezasına konu her iki fiil yönünden davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca iki ayrı Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi ve sosyal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.