T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6266
Karar No : 2024/2803
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde ... Polis Merkezi Amirliğinde ... olarak görev yapan davacının, "önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden kendisine teslim edilen devlet malı eşyanın yitmesine neden olmak" fiillini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/B-4 maddesi uyarınca "4 günlük aylık kesimi" cezası ile tecziyesine ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma raporu ile eki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaybolduğu belirtilen ... marka anahtarlık kameranın kaybolma tarihinin net olarak ortaya konulamadığı, söz konusu anahtarlık kameranın teknik takip ve izlemede kullanılması durumuna ilişkin olarak zimmet karşılığı verildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, ilgili büro amirliği emrinde görevli olup ifadesine başvurulan polis memurlarının söz konusu anahtarın davacının Asayiş Şube Müdürlüğü ... Büro Amirliği emrine görevlendirilmeden önceki bir tarihte kaybolduğunu, bu durumun amirlere intikal ettirildiğini, ancak bu duruma ilişkin herhangi bir tutanak tutulmadığı gibi yasal bir işlem de başlatılmadığını ifade ettikleri, soruşturma raporunda olay tarihinin 2013 yılının mayıs ayı olarak belirtildiği, davacının ise bu büro amirliği emrinde 26/09/2013-08/01/2014 tarihleri arasında vekaleten büro amiri olarak görev yaptığı hususları dikkate alındığında, söz konusu anahtar kameranın davacı tarafından kaybedildiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı; öte yandan ifadesine başvurulan bir kısım polis memurunun ifadelerinde yer verdiği "davacının görev yaptığı dönemde teknik takip ve izlemede kullanılan malzemelerin sayılması yönünde talimat verdiği, yapılan inceleme sonucunda ... marka anahtarlık kameranın kayıp olduğunun bildirildiği, ancak herhangi bir işlem yapılmadığı" yönündeki iddialara ilişkin olarak; davacı hakkında yürütülen soruşturmanın "önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden kendisine teslim edilen devlet malı eşyanını yitmesine neden olmak" isnadıyla yürütüldüğü, davacının savunmasının bu fiile yönelik alındığı anlaşılmakla, davacıya anahtarlık kameranın kayıp olduğu bildirildiği halde bu hususa ilişkin davacı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığından bahisle hakkında soruşturma yapılabilecekken, soruşturma aşamasında bu yönde bir inceleme yapılmadığı gibi davacının bu hususa ilişkin savunmasının da alınmadığı, bu nedenle bu iddianın doğruluğu hakkında mahkemece bir değerlendirme yapılmasına hukuken olanak bulunmadığı, idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; teknik takipte kullanılan malzemelerin tamamının büro amirinin odasında bulunan kilitli dolapta bulunduğu, anahtarın çalışma masasının kilitli çekmecesinde büro amiri tarafından muhafaza edildiği, büro içinde personelin teknik malzeme kullanma işini yine büro amirinin planladığı, ifadesine başvurulan polis memurlarının beyanlarından da bu hususun anlaşılacağı, davacıya isnat edilen "önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden kendisine teslim edilen Devlet malı eşyanın yitmesine neden olmak” fiilinin sübuta erdiği, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.