T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9987
Karar No : 2025/18
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde ... olarak görev yapmakta iken "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; belirtilen tarihte görev istirahatli olan davacının görevli olmadığı halde tutanağa imza atmasından dolayı 17/12/2014 tarihli ek soruşturma oluru alınarak disiplin soruşturmasına dahil edildiği, adli yönden tahkikat yapmak için görevi kötüye kullandıkları iddiasıyla davacının da aralarında bulunduğu diğer ilgili kişilere soruşturma izni verildiği, davacı hakkında verilen soruşturma izninin ''görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine neden oldukları iddiasını doğrulayacak ve cezai sorumluluklarına gidilmesini gerekli kılacak ciddi bulgu ve belgelerin elde edilemediği'' gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırıldığı, görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama fiilinden cezalandırılabilmesi için; tutanağa imza atan davacının görevinde iken isnat edilen fiili işlemesi ve bu fiilin görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama olarak nitelendirilmesinin de somut bilgi ve belge veya tanık ifadeleriyle sabit olması gerekmekteyken, fiilin gerçekleştiği tarihte görevinde bile olmayan davacının hukuken bu fiili işlemesi mümkün olmadığı da göz önüne alındığında, yanlış vasıflama yaparak verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının izinden erken dönmesi sabitse de diğer kamu görevlileriyle ortak hareket etttiğini ortaya koyacak hukuken itibar edilebilir bir bilgi belge de olmadığı, tahkikat yürütülen olay ile ilgili istenilen belgelerin temini açısından belgeleri alıp vermede yetkisi bulunmayan davacının soruşturma konusu olaya dahlinin de bulunmadığı açık olduğundan, davacının sırf tanık olduğu bir olay sonrası tutulan tutanakta imzasının bulunmasından yola çıkılarak soyut isnatlarla eksik yürütülen soruşturma sonucu verilen disiplin cezasında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı, idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğuna ilişkin Anayasal kural uyarınca, hukuka aykırılığı tesbit edilen işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı tüm özlük haklarının iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kaldığı tüm özlük haklarının davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, Bağlar Polis Merkezi Amirliğinde görev yapan ve aralarında davacının da bulunduğu kişilerin polis memuru F. Ö.'nün şikayetinin izin vermeye yetkili merci olan mülki amire iletilmesi hususundan kaçındıkları, amirlerinin yazılı emirlerine rağmen istenen bilgileri vermedikleri, polis memuru F. Ö.'nün iddiasının suç olup olmadığının araştırılmadığı gibi isnat ettiği "görevi kötüye kullanma" iddiası ile İlçe Emniyet Müdürü ve diğer rütbeliler hakkında işlem yapılabilmesi için 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkında Kanun kapsamında işlem yürütülmesi gerekirken ilgili Kanun gereğince işlem tesis edilmediği, davacının görev istirahatli olduğu bir günde savcı ile yapılan telefon görüşmesinin kayıt altına alındığı "Cumhuriyet Savcısı Görüşme ve Talimat Alma Tutanağını" imzalamasının davacının da diğer kamu görevlileriyle beraber hareket ettiğini gösteren bir bulgu olduğu ve bu eylem neticesinde hizmetin aksamasına ve gecikmesine neden olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, davacının bu eyleminin görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama suçu kapsamına girdiğinden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "meslekten çıkarılma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; olay günü görevli olmadığı gibi şikayetleri izin vermeye yetkili mülki amire bildirme görev ve sorumluluğunun kendisinde olmadığı, görev istirahatli olduğu o gün karakolda meslek terbiyesi gereği görevden uzaklaştırılan İlçe Emniyet amirini yolculamaya geldiği ve o süreçte gelişen ve tanık olduğu Cumhuriyet Savcısı Görüşme ve Talimat Alma Tutanağına maddi gerçekliği doğrulamak adına imza attığı, usule ve hukuka uygun bir işlem yapıldığı gibi görevli olmadığı sadece tanık sıfatı ile imzası olan bir maddi gerçeklik tutanağından dolayı en temel unsur olan kanuni tipiklik unsuruna uymayan görevin takdir ve yerine getirilmesinde savsaklama suçunu işlemesinin mümkün olmadığı, biran için olduğu düşünülse dahi kınama cezası öngören bir durumda daha ağır bir ceza olarak meslekten çıkarma cezası verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.