T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4522
Karar No : 2024/3492
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Muş İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü emrinde Emniyet Amiri olarak görev yapan davacının, "denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3. maddesi gereğince "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının 7-(c) bendinde belirtilen eylemine ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince -Mahkemelerinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 27/11/2017 günlü, E:2016/40509, K:2017/23463 sayılı kararıyla bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyularak Mahkemelerince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddi üzerine yenilenen dilekçeyle açılan davada - verilen temyize konu kararla; teknik araçlarla izleme kararlarına istinaden yapılan fiziki takiplerin tarihleri ile görev listelerinin karşılaştırılması neticesinde bazı tutanaklarda imzaları bulunan görevlilerin fiziki takip tarihlerinde görev istirahatli veya senelik izinde bulunmaları ya da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli olmamaları iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda; Yüksek Disiplin Kurulunun dava konusu kararı ile "16/12/2013 cumartesi günü CMK 140. maddeye göre yapılan fiziki takip çalışmasına bizzat katılmadığı halde bu çalışmaya ilişkin düzenlenen 20/12/2013 günlü fiziki takip tutanağında imzasının bulunduğu, 06/02/2013 tarihinde "A.... B..." ismindeki aynı yer ve aynı hedef şahıslar S.Ç. ve M.M.'nin fiziki takip çalışmasına da katıldığı, tutanakların güvenlik nedeniyle dijital ortamda saklanıp sonra çıktısının alınıp imzaya açılması sonucu, kontrol etmeden ve gerekli dikkat ve özeni göstermeden yer ve isim benzerliği sebebiyle Polis Memuru K.U.'nun kasıt olmaksızın imzaladığı anlaşıldığından, C Büro Amiri olarak, C Büro Amirliğinde görevli personelin iş ve işlemlerini denetlemediği sübuta erdiğinden "denetim görevini yerine getirmemek" suçunu işlediği değerlendirilerek, davacının, dava konusu "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine karar verildiği; bu durumda, olay tarihinde davacının C Büro amiri olduğu ve fiziki takip tutanaklarında imzaları bulunan görevlilerin fiziki takip tarihlerinde görev istirahatli veya senelik izinde bulunduğu anlaşıldığından, C Büro Amiri olarak, C Büro Amirliğinde görevli personelin iş ve işlemlerini denetlemediği sabit olan davacıya "4 ay kısa süreli durdurma" cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; savunma hakkının kısıtlandığı, polis memuru K.U. tarafından tutanağa sehven imza atıldığı, tutanakların gizlilik ve güvenlik gereği dijital ortamda muhafaza edildiği ve son süreçte fiziki çıktısı alınarak imzalanmasının hizmet gereklerine daha uygun olduğu, tutanaklara yasal mevzuat gereği sadece sicil numaralarının yazıldığı, ilgili dönemde sayısını hatırlamayacağı kadar tutanak tanzim edildiği, tutanaklar üzerinde şekil ve hukuki yönden inceleme yaptığı, emrindeki personelin tamamının sicillerini ezbere bilmesinin ve hangi tutanağa imza attıklarını bilmesinin imkansız olduğu, tutanaktaki hatayı farkedememesinin denetim görevini yerine getirmemek suçunu oluşturmayacağı, hangi mevzuatın ihlaline sebebiyet verdiğini bilmeden savunma yapmak zorunda kaldığı, soruşturma zamanaşımına uğramış fiiller hakkında soruşturma başlatıldığı, Yüksek Disiplin Kuruluna Müsteşar Yardımcısının başkanlık yapmasının hukuka aykırı olduğu, idari soruşturma dosyasında tek delilin adli soruşturmaya dair tutanaklar olduğu, söz konusu tutanakların Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca imha edilmesi gerektiğinden hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın Danıştay Beşinci Dairesince usul yönünden bozulması nedeniyle Mahkemece bu sefer davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı tarafından; Yüksek Disiplin Kurulunun müsteşar yardımcısının başkanlığında toplanmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin (d) bendinde Yüksek Disiplin Kurullarının başkanlıklarında Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşar veya Müsteşar Yardımcılarının görevlendirilebileceği düzenlendiğinden işlemde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı; soruşturma zamanaşımına uğramış fiiller hakkında soruşturma başlatıldığı iddia edilmiş ise de, E.B. isimli şahsın 21/07/2014 günlü şikayet dilekçesi sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğünün 27/10/2014 günlü tahkik emri ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 31/10/2014 günlü görev emriyle soruşturmaya başlandığı, müfettişlerce inceleme yapılması ve davacının da aralarında bulunduğu diğer personel hakkında ek tahkikat onayı istenilmesi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünün 31/12/2014 günlü yazısıyla ek tahkikat onayının verildiği, davacı ve diğer personellerden bazılarının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerden dolayı soruşturulduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca 6 ay içinde soruşturmaya başlanılması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı; savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmiş ise de, Yüksek Disiplin Kurulunun 02/104/15 sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği, anılan yazıda davacıya yöneltilen iddiaların yazılı olduğu, yazıda 7 gün içinde yazılı savunma yapılabileceğinin ve 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat veya vekili aracılığıyla savunma yapabilme haklarının davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacının disiplin soruşturması raporu ve soruşturma dosyasındaki tüm evrakların onaylı bir suretinin tarafına verilmesi istemiyle başvuru yaptığı, anılan başvurunun Emniyet Genel Müdürlüğünün 19/06/2015 günlü yazısıyla, soruşturma dosyası ile tamamıyla aynı bilgi ve belgelerden oluştuğu değerlendirilen adli soruşturmada kısıtlama kararı bulunduğu, bu nedenle talebin karşılanamayacağının bildirildiği, bu cevaba karşı yargı yoluna başvurmadan önce 15 gün içinde Bilgi Edinme Kuruluna itiraz edilebileceği hususunun davacıya hatırlatıldığı, aynı yazıda davacıya 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre kendisinin veya vekilinin şahsen müracaatı halinde Emniyet Genel Müdürlüğü 1. Hukuk Müşavirliğinde hakkında düzenlenen soruşturma dosyasının kendisiyle ilgili bölümlerini inceleyebileceğinin bildirildiği görüldüğünden savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının yerinde olmadığı; idari soruşturma dosyasında tek delilin adli soruşturmaya dair tutanak ve evraklar olduğu ve bu belgelerin Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, anılan tutanak ve evrakların davacı hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen delil elde yöntemleri uygulanarak elde edilmiş delil niteliğinde olmadığı, bu belgelerin tanzimi ve denetimi sürecinde görev alan kamu personelinin disiplin hukuku yönünden kusurlu olup olmadığının tespiti amacıyla idari soruşturmaya konu edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.