T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/986
Karar No : 2024/2332
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Karaman ili, Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacı tarafından, özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-d maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 11/10/2017 günlü, E:2016/18412, K:2017/21045 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, 12/01/2012- 13/01/2012- 16/01/2012- 14/03/2012- 06/04/2012- 28/06/2012- 29/06/2012- 09/07/2012- 30/07/2012- 31/07/2012- 01/08/2012- 02/08/2012- 03/08/2012- 06/08/2012- 07/08/2012- 08/08/2012- 15/08/2012- 16/08/2012- 17/08/2012- 16/08/2012- 17/08/2012- 24/08/2012 tarihlerinde toplam 20 (yirmi) tam gün izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediği, davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü ... sayılı savunma isteme yazısına binaen yaptığı savunmasında da aksinin iddia edilmediği, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararı üzerine, Mahkemece yapılan 22/12/2021 günlü ara kararı ile davacının yatarak tedavi olduğu Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğinden, "psikolojik rahatsızlığı nedeniyle değişik dönemlerde sağlık raporu aldığı, 16/05/2012 tarihli reçetede yazılı apikobal, cipralex ve olaxinn isimli ilaçların zihinsel ve bedensel çabuk yorulma, unutkanlık, sinirlilik, kuvvetsizlik, titreme, gerçekte olmayan şeyleri duymak, görmek veya hissetmek, yanlış inanışlar, anormal şüphecilik, içine kapanmak gibi durumlarda, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, panik bozukluk, obsesif kompulsif gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığı görüldüğünden; davacının rahatsızlığının ve kullanılan ilaçların doğru karar verememesine ve dava konusu işleme dayanak olan devamsızlık fiiline etkisinin olup olmadığı açıklanmasının istenilmesine" karar verildiği, ara karara gönderilen cevapta ise, "davacının rahatsızlığının ve kullanılan ilaçların doğru karar verememesine engel olmadığı, dava konusu işleme dayanak olan devamsızlık fiiline etkisinin olmadığının belirtildiği" anlaşılmakla, davacıya isnat edilen fiiilin sübuta erdiği ve davacının rahatsızlığının ve kullandığı ilaçların doğru karar vermesine engel olmadığının görüldüğü, öte yandan, davacı tarafından, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde belirlenen süreler içerisinde soruşturma yapılmadığı iddia edilmekte ise de, davacının 12/16 Ocak 2012 tarihleri arasındaki fiileri için 25/01/2012 günlü Olur ile soruşturma başlatıldığı, 14/03/2012–24/08/2012 tarihleri arasındaki fiilerinin ise, 29/08/2012 günlü sayılı Olurla soruşturmaya dahil edildiği, böylece, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için öngörülen altı aylık süre içinde disiplin soruşturması başlatılmasına ilişkin hükme riayet edildiğinden zamanaşımına yönelik iddialara itibar edilmeyerek dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, psikolojik rahatsızlıkları olduğunun sabit olduğu, göreve gelmediği günlerin sağlık mazeretinden kaynaklı olduğu, davacının ilk günlerdeki devamsızlıkları nedeniyle soruşturma açılmadığı, her devamsızlık nedeniyle 30 gün içerisinde soruşturma açılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.