T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/110
Karar No:2023/4051
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yayıncılık Sanayi ve Ticaret İşletmecilik A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca yayın faaliyetine devam eden davacı şirket adına, 2015 yılı için tahakkuk ettirilen kanal/frekans ücretinin gecikme faiziyle birlikte ödeninceye kadar davacı şirket tarafından karasal ortamda gerçekleştirilen televizyon yayınlarının durdurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, kıst hesabının vericilerin yayının durdurulduğu 02/10/2015 tarihi dikkate alınarak yapılması gerektiği, 2015 yılı için tahakkuk etmiş olan kanal/frekans ücretinin Ocak, Nisan ve Temmuz aylarına ilişkin ilk üç taksidinin zamanında ödendiği, Ekim ayında ödenmesi gereken 4. taksitin ise 02/10/2015 tarihinde yayına kapatılan TV vericileri açısından kıst hesabı yapılmak suretiyle eksik ödendiği, bu itibarla, yayına kapatılan vericilerle ilgili yayında olmadıkları zaman dilimi için tahakkuk ettirilmiş kanal/frekans ücretinin ödenmediğinden bahisle yayının durdurulamayacağı ileri sürülmüş ise de, 6112 sayılı Kanun'da kıst döneme ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile kıst dönem uygulamasına ilişkin bir yöntem belirlendiği, anılan Üst Kurul kararı ile kıst döneme ilişkin iade talebine konu kanalın/frekansın davacı şirket tarafından fiilen kullanıldığı sürenin değil de, kanalın/frekansın davacı şirketin uhdesinde bulunduğu sürenin hesaplanmada baz alındığı dikkate alındığında, 02/10/2015 tarihinde kapatıldığı iddia edilen 37 adet vericiye ilişkin olarak davacı şirket tarafından, kanal ve frekans yıllık kullanım ücretini ödeyerek kullanmak istemiyle kanal ve frekans kullanım bildiriminde bulunulması, 37 adet yerleşim yerindeki yayının davacı şirketçe hangi tarihte durdurulduğuna yönelik bir tespitin yapılmaması, ayrıca anılan 37 adet yerleşim yerindeki yayının davacı şirketçe hangi tarihte durdurulduğuna ilişkin olarak davalı idare tarafından geriye yönelik tespitin yapılabilmesinin mümkün olmaması karşısında, 6112 sayılı Kanun'da kıst döneme ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmaması nedeniyle kıst döneme ilişkin iade talebine konu kanalın/frekansın davacı şirket tarafından fiilen kullanılan sürenin değil de, kanalın/frekansın davacı şirketin uhdesinde bulunduğu sürenin dikkate alınmasının hakkaniyet ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından, 2015 yılı kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin bir kısmını süresinde ödemediğinden bahisle davacı yayıncı kuruluşunun, ödeme yapılıncaya kadar yayınlarının geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Üst Kurul'un 2015 yılı için tahakkuk ettiği TV verici ücretlerinin 1.287.344,00-TL olduğu ve bu ücretin de dört taksit hâlinde ödenebileceğinin belirtildiği, şirketlerince ilk 3 taksitin eksiksiz olarak ödendiği, son taksitin 35.658.81-TL'sinin eksik ödemesinin sebebinin ise 2015 yılı içerisinde iade ettiği TV vericilerin hâlen şirketlerince kullanılıyormuş gibi ücretinin kendisinden alınmak istemesinden kaynaklandığı, yayına kapatılmış olan TV vericilerinin, fiili kapatılma tarihi olan 02/10/2015 ile Üst Kurul tarafından bu konuda verilen kararın şirketlerine tebliğ tarihi olan 12/11/2015 arasında 40 günlük sürede TV vericileri yayında olmadığı hâlde fazladan lisans ücreti ödendiği, bu durumun hukuka aykırı olduğu, Üst Kurul'ca verilmeyen bir hizmetin bedelinin tahsil edildiği, ayrıca Üst Kurul'un yapmış olduğu bu işleme dayanak herhangi bir yazılı hukuk kuralı da bulunmadığı, şirketin eksik ödeme yaptığı iddiasıyla tüm karasal yayınlarının geçici olarak durdurulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının 2015 yılı Ekim dönemine ait 35.658,81-TL kanal/frekans kullanım ücreti borcu bulunduğu, borcunu kısmen ifa etmiş olmasının borcunu sona erdirmediği, sona ermemiş ve ödenmemiş kanal/frekans yıllık kullanım ücretlerinde uygulanacak mevzuat hükümlerinin açık olduğu, Üst Kurul'un söz konusu hükümlerin uygulanması kapsamında ölçülülük ilkesiyle bağdaşacak bir değişiklik yapma imkânı bulunmadığı, ilgili mevzuatta kapatılan vericiler için yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş kanal/frekans kullanım ücretlerinin kıst olarak tekrar hesaplanması hususunun yer almadığı, Üst Kurul uygulamasında hakkaniyetin gözetilmesi amacıyla belirli merkezlerde yayınlarını sonlandırarak söz konusu alanlarda sahibi olduğu yayın haklarını Üst Kurul'a iade eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, iadeye ilişkin olarak alınacak Üst Kurul kararının kuruluşa tebliğ edileceği tarih itibarıyla kıst ücret hesaplaması yapıldığı, Üst Kurul'un söz konusu uygulamasında, iade talebine konu kanalın/frekansın kuruluş tarafından fiilen kullanıldığı süreyi değil, kuruluşun uhdesinde bulunduğu süreyi hesaplamalarında baz aldığı, davacı kuruluşun re'sen kıst ücret hesaplaması yapması veya kendi kanal/frekans kullanım ücretini kendisi belirlemesi gibi bir yetkisi bulunmadığı, çünkü kanal/frekans yıllık kullanım ücretlerinin belirlenmesine ilişkin yetki ve sorumluluğun 6112 sayılı Kanun'un 26. maddesinin altıncı fıkrasında Üst Kurul'a verildiği, kaldı ki kıst ücret hesaplamasının da Üst Kurul uygulamalarıyla vücut bulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca yayın faaliyetine devam eden "… TV" logolu davacı yayın kuruluşu tarafından, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ve Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmelik kapsamında 2015 yılı kanal/frekans yıllık kullanım ücretini Üst Kurul'ca yapılan uyarıya rağmen süresinde ödemediğinden bahisle aralarında davacı yayıncı kuruluşun da bulunduğu yayıncı kuruluşlarının, anılan Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrası hükmü doğrultusunda, ödeme yapılıncaya kadar yayınlarının geçici olarak durdurulmasına ilişkin olarak verilen … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararının, kendisine yönelik kısmının iptali istemiyle istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, kanun, kanun hükmünde kararname veya TBMM İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hâllerde Anayasa Mahkemesi'nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği; son fıkrasında ise Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kurala bağlanmıştır.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Geçici 4. maddesinde, "(1) Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un Geçici 6'ncı maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşları, Üst Kurul'ca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam ederler. Bu kuruluşlardan, 41'inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli, bu Kanun'un yayımı tarihinden itibaren tahsil edilir. Kanal ve frekans kullanım bedelini 42'nci maddeye göre ödemeyen veya karasal yayın lisansları için sıralama ihalesinin yapılmasının ardından tahsise hak kazanmayan kuruluşların karasal yayınları bir ay içinde Üst Kurulca durdurulur. Sıralama ihalesinde tahsise hak kazanan kuruluşların yayınları Üst Kurulca belirlenen takvimde, daha önce yayın yaptıkları kanal ve frekanslardan, tahsis edilen kanal, multipleks kapasitesi ve frekanslara taşınır..." kuralı yer almakta iken; "Kanal ve frekans kullanım bedelini 42'nci maddeye göre ödemeyen" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 16/10/2019 tarih ve E:2019/70, K:2019/81 sayılı kararı ile iptal edilmiş, iptal kararı 05/12/2019 tarih ve 30969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz isteminin incelenmesi aşamasında, iptali istenen dava konusu Kurul kararının dayanağını oluşturan 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kanal ve frekans kullanım bedelini 42'nci maddeye göre ödemeyen" ibaresinin Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Dairemizin 06/03/2019 tarih ve E:2018/4250 sayılı kararıyla anılan kuralın Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi talebiyle itiraz yoluyla başvuru yapılmış; Anayasa Mahkemesi'nin 05/12/2019 tarih ve 30969 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16/10/2019 tarih ve E:2019/70, K:2019/81 sayılı kararı ile, "İtiraz konusu kuralda gecikmesi ya da ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanan ve icra yoluyla da tahsili mümkün olan bir alacak nedeniyle kademeli bir tedbir yöntemi olmaksızın, doğrudan özel radyo veya televizyon yayınının durdurulması öngörülmektedir. Kanun’da yayın durdurma tedbirine başvurulması bakımından ödenmeyen parasal tutar için bir sınır da öngörülmemiş, dolayısıyla küçük meblağlar için de bu sürecin işletilebilmesine imkân tanınmıştır. Üstelik yayın durdurma konusunda bağlı yetki söz konusu olduğundan küçük meblağlar yönünden de yayının durdurulması zorunluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan yayın durdurma tedbirinin neticesinde ilgili kanalın faaliyetlerinin durması ve gelirlerinin kesilmesiyle geçici olan yayın durdurma tedbiri kalıcı hâle gelebilecektir. Herhangi bir ifade özgürlüğü sınırlamasına nazaran basın özgürlüğüne yönelik sınırlamaların bireylerin haber alma hakkını da temin ettiğinden daha katı ölçütlere tâbi olması gerekir. Bu çerçevede anılan hususlar dikkate alındığında öngörülen tedbirin kuralla ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmadığı, kuralda sınırlamayla hedeflenen kamu yararı ile ifade ve basın özgürlüğü arasında bulunması gereken makul dengenin kurulamadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kanal ve frekans kullanım bedelini 42'nci maddeye göre ödemeyen" ibaresinin Anayasa’nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şart gerçekleşinceye kadar yayının geçici durdurulması yolundaki kuralda yer alan "Kanal ve frekans kullanım bedelini 42 nci maddeye göre ödemeyen" ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği dikkate alındığında, 2015 yılı için tahakkuk ettirilen kanal/frekans kullanım ücretinin ödenmediğinden bahisle ödeme yapılıncaya kadar karasal ortamda gerçekleştirilen yayınlarının geçici olarak durdurulmasının yasal dayanağı kalmadığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.