T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1115
Karar No:2023/2441
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madeni Yağ İmalatı Toptan ve Perakende Satış
İnşaat Turizm Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ lisansı sahibi davacı şirketin 2010, 2011 ve 2012 yıllarında madeni yağ üretiminde kullanılmak üzere madeni yağ lisansı kapsamında temin ettiği "baz yağ"ı hiçbir işleme tâbi tutmadan başka isimler altında piyasaya ikmal ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idarî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Ankara ili, Sincan ilçesi, Temelli Beldesi, … Köyü, … Mevkii … parseller Eskişehir Yolu … km adresinde bulunan ve … tarih ve … sayılı Madeni Yağ Lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı ve … tarih … sayılı Vergi Tekniği Raporları'nda (VTR) yer alan tespitler üzerine, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile soruşturma başlatılması üzerine düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunun davacı şirkete tebliği üzerine davacı şirket tarafından yapılan savunmanın yeterli görülmediği, Madeni Yağların Ambalajlanması Ve Piyasaya Sunumu Hakkında Tebliğ'in 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edildiği, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 23 ve 24. maddelerine aykırı olarak lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterildiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi ve 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca 339.814,00-TL idarî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ayrıca davacı şirketin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin vergi kanunları yönünden incelenmesinden, bir kısım toptan satış bilgilerine konu faturaların sahte olduğu, gerçekte böyle bir toptan satış yapılmadığı, toptan satış olarak bildirilen faturaların bir kısmının konusunun akaryakıt olmadığı, satışa konu akaryakıtın eksik veya fazla bildirildiği, şirketin diğer şirketlerden veya piyasadan belgesiz olarak akaryakıt alışlarının bulunduğu ve büyük bir vergi kayıp kaçağına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğinden bahisle … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi ve Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler İle Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi hükümlerine göre başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporu ile davacı şirketin üretimde kullanmak üzere temin ettiği baz yağı hiçbir işleme tâbi tutmadan başka isimler altında piyasaya ikmal ettiği sonucuna varıldığı, 12/02/2011 tarih ve 27844 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madeni Yağların Ambalajlanması Ve Piyasaya Sunumu Hakkında Tebliğ'in 9. maddesine aykırılık nedeniyle dava konusu idarî para cezasının verildiği, bu itibarla, davacı şirketin, mevzuat hükümlerine aykırı olarak üretimde kullanmak üzere temin ettiği baz yağı hiçbir işleme tâbi tutmadan başka isimler altında piyasaya ikmal ettiği, vergi ceza ihbarnamelerine karşı açılan davalarda verilen davaların kabulüne yönelik kararların olayın esası hakkında değil, Vergi Tekniği Raporu'nun davacı şirkete usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gerekçesine dayandığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ön araştırma yapılmaksızın doğrudan soruşturma açılmasının usûlsüz olduğu, idarî para cezasına dayanak alınan vergi tekniği raporunun somut tespitler içermediği, şirketin üretim kapasitesinin bulunduğu ve fiilen üretim yaptığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :
Dosyanın incelenmesinden, davacıya idarî para cezası uygulanmasına neden olan fiilin 2010,2011,2012 yıllarında madeni yağ lisansı kapsamında üretimde kullanmak üzere temin edilen baz yağın hiçbir işleme tâbi tutulmaksızın başka isimler altında piyasaya ikmal etme olduğu ve anılan dönemlere ilişkin vergi incelemesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan bu yöndeki tespitlerin davalı idare tarafından bu fiilin işlendiğine ilişkin delil olarak kullanıldığı anlaşıldığından bu tespitlerin de irdelenmesi gerekmektedir.
Anılan vergi tekniği raporunda yer alan tespitler dolayısıyla davacı hakkında aynı zamanda vergi tarhiyatı yapılarak vergi ceza ihbarnameleri düzenlendiği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesi'nce her ne kadar anılan vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesi gerekçesine dayalı olarak davacı hakkında düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerine yönelik Vergi Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği belirtilmişse de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarının incelenmesinden davanın kabulüne yönelik kararların Danıştay tarafından bozulduğu ve nihayetinde Vergi Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Örneğin, anılan vergi tekniği raporundaki tespitler üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011 yılı Mayıs ayı 2. dönemi için davacı adına tarh edilen özel tüketim vergisinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolundaki … Vergi Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Yedinci Dairesi'nin 03/12/2018 tarih ve E:2018/499, K:2018/5472 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine … Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal kararında ısrar edilmiş; anılan kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 23/03/2022 tarih ve E:2021/1162, K:2022/293 sayılı kararıyla Danıştay Yedinci Dairesi'nin kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda kesin olarak bozulması üzerine … Vergi Mahkemesi'nce … tarih ve E:…, K:.. sayılı karar ile bozma kararına uyularak davanın reddine karar verdiği görülmüştür.
Bu kapsamda, Danıştay Yedinci Dairesi'nin 03/12/2018 tarih ve E:2018/499, K:2018/5472 sayılı kararında yer alan gerekçede; "(...)Davacının katık alışlarının belirtilen üretimin bir kısmını bile gerçekleştirmeye yetmediğinin kapasite raporları, şirket müdürünün beyanı ile hammadde ve katık miktarları kullanım oranından hareketle tespit edildiği, kapasite raporları ile üretim tasdik raporlarının uyuşmadığı, davacıya ait sanayi sicil belgesinde katık üretiminin üretim konusu içinde yer almadığı ve iddia edilen katığın da üretilemeyeceği, katıklara ait listeden ve defter kayıtlarından davacıda bulunan katığın çoğunun zaten müstahzar olduğunun tespit edildiği, (...) Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün 29/03/2010 tarihli yazısında akaryakıt kaçakçılığına ilişkin yapılan soruşturma kapsamında 21/01/2010 tarihinde yapılan arama ve denetimlerde davacıya ait antrepodan alınan baz yağın davacının üretim merkezinde boşaltılması gerekirken, İstanbul Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren bir firmada boşaltılarak davacıya hiç teslim edilmediğinin tespit edildiği, söz konusu ürünün teslim edilmemesinden dolayı Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açılmasına rağmen davanın takip edilmediği, davacının ithal ettiği eşyanın antrepodan nakliyesini yapan … (… Taşımacılık) ile ilgili yapılan karşıt incelemede davacı adına düzenlenen faturaların eklerinde bir kısım tabloların yer aldığı, bu tabloların ise adı geçen şahıs tarafından oluşturulduğunun beyan ve kabul edildiği, anılan tablolara göre davacının ithal ettiği baz yağların üretim tesislerinin bulunduğu Temelli-Ankara yerine İstanbul iline gönderildiği sonucuna ulaşıldığı, davacının haklarında olumsuz tespitler içeren vergi inceleme raporu düzenlenmiş ve muhasebe işlemleri aynı kişiler tarafından yürürütülen şirketler ile belli bir amaç ve organizasyon şeklinde hareket ederek daha düşük özel tüketim vergisi uygulanan baz yağını amacı dışında sahte fatura ile basit bir karışım olarak veya aynen sattığı, organizasyon dâhilindeki şirketlerin işlemlerinde birbirinden bağımsız hareket etmedikleri, Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen … ve … sayılı soruşturma dosyalarına göre 2011 ve 2012 yıllarında müstahzar üretileceği taahhüdüne konu edilerek antrepodan alınan 393.590 kg ve 1.675.320 kg baz yağın üretime sokulmadan İstanbul ilinde boşaltıldığı, ayrıca şoför ifadelerinin de bu yönde olduğu, davacıdan ürün alanlar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde bir müşterinin aldığı akışkanlık düzenleyici yağları hiçbir işleme tâbi tutmadan nakliye ve taşımacılık yapan firmalar ile fabrikalara sattığının, bir başka müşterinin ise bu malı satın alanların dizel arabalarda yakıt ve motor yağı, ayrıca da hidrolik sistem yağı olarak kullandıklarının beyan edildiği tespitlerinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan; vergi tekniği raporunda yer alan somut tespitlerden, davacının ithal ettiği ve satın aldığı baz yağları herhangi bir işleme tâbi tutmaksızın doğrudan veya basit bir karışımla teslim ederek vergi kayıp ve kaçağına neden olduğu açıkça ortaya konulmuştur." tespitleri yer almaktadır.
Bu itibarla, davacıya isnat edilen madeni yağ üretiminde kullanılmak üzere madeni yağ lisansı kapsamında temin ettiği "baz yağ"ı hiçbir işleme tâbi tutmadan başka isimler altında piyasaya ikmal etme fiilinin somut tespitler ile ortaya konulduğu anlaşıldığından, bu fiil nedeniyle idarî para cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.