T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1726
Karar No:2023/4003
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun 23/11/2015 tarih ve 2015/DK-SDD/521 sayılı kararının, 2013 yılı net satış tutarının (9.339.277.751,67-TL) % 0,009 oranında idari para cezası uygulanması ve söz konusu ihlâl nedeniyle abonelerden fazladan tahsil edilen 6.180.702,34 TL'nin altı ay içinde abonelere iadesine ilişkin 4 numaralı bendi ile iade edilmeyen tutarların 6 ay içinde abonelere iade edilmesi ve iadelere ilişkin işlemlerin Tüketici Hakları Dairesi Başkanığı'nca yürütülmesine ilişkin 7 numaralı bendinin; 840.535,00-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ile ekindeki ... sayılı tahakkuk fişi ve bunların tebliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, uluslararası mobil veri dolaşım hizmetine ilişkin paket aşımı ve paket dışı veri kullanım ücretlerine dair bilgilendirme mesajlarının bir kısmının gönderilmediği ve gönderilenlerin de güncellik bilgisinin bulunmadığı iddiasının sübut bulduğu, davacı şirketin mevzuatla düzenleme altına alınan şeffaflık ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, eyleminin gerektirdiği ceza ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ancak, abonelerden fazladan tahsil edilen 6.180.702,34 TL'nin altı ay içinde abonelere iadesinin sağlanması, iade edilmeyen miktarların 6 ay içerisinde abonelere iade edilmesi ile iadelere ilişkin iş ve işlemlerin Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesine ilişkin kararların kurumun iç işleyişine ilişkin olduğu ve ceza kararına konu da edilemeyeceği , bu yönden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu Kurul kararının, davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine; abonelerden fazladan tahsil edilen 6.180.702,34 TL'nin altı ay içinde abonelere iadesinin sağlanması, iade edilmeyen miktarların 6 ay içerisinde abonelere iade edilmesi ile iadelere ilişkin iş ve işlemlerin Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesine ilişkin kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, abonelerden fazladan tahsil edilen 6.180.702,34 TL'nin altı ay içinde abonelere iadesinin sağlanması, iade edilmeyen miktarların 6 ay içerisinde abonelere iade edilmesi ile iadelere ilişkin iş ve işlemlerin Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesine ilişkin kısmının iptali yönünden ise;
Davalı idarenin elektronik haberleşme sektöründe görevli olduğu alanlardaki faaliyetleri izleme ve denetleme yetkisine sahip olduğu, görev alanları ile ilgili her türlü bilgi ve belgeleri ilgili kişi ve yerlerden istemek, mahallinde incelemeler yapmak yetkisinin olduğu, bu inceleme ve denetimler sonucunda hukuka aykırı durum tespit edildiği takdirde ilgililer hakkında bazı yaptırımları doğrudan doğruya uygulama yetkisi ile birlikte bazı yaptırımların uygulanması için adli mercileri de harekete geçirme yetkisinin olduğu, ayrıca davalı idarenin elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla tüketici haklarının gözetilmesi kapsamında görevli kılındığı, tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esaslar belirleyebileceği, işletmelerin ise tüketici hak ve menfaatlerine uygun faaliyet yürütmesi gerektiği, Kurul kararının 4. maddesinde belirtilen fiilere istinaden davacı şirketin mevzuata aykırı olarak abonelerden fazla ücret tahsil ettiği, davalı idarenin tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi görevi kapsamında 5809 sayılı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, tüketicilerin davacının haksız gelir etmesine karşı korunmasının gerektiği, belirtilen fiiler sebebiyle yönetmelikle belirlenen oranda idari para cezası uygulanmasıyla birlikte, söz konusu ihlâller kapsamında haksız yere fazladan tahsil edilen bu ücretlerin abonelere iade edilmesine karar verilmesi tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amacıyla alınmış bir karar olduğundan, dava konusu işlemde ayrı bir madde altında belirtilmek suretiyle iade hususunda karar alınmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlem tarihinde davalı idarenin abonelere ücret iadesi konusunda yetkisinin bulunmadığı, işlemin yetkisiz tesis edildiği, verilmeyen bir hizmet için ücret alınmadığı, SMS gönderilmemesi nedeniyle internet kullanımına devam eden abonelerin sunulan hizmet karşılığında ücretlendirildiği, kendisine SMS gönderilmesine rağmen abonelerin çoğunluğunun internet kullanımına devam ettiği, dolayısıyla SMS gönderilmeyen tüm aboneler için zarar oluştuğundan söz edilemeyeceği, Kurumun belirttiği iadenin yapılması hâlinde hizmetin ücretsiz sunulmuş olacağı, herhangi bir yaptırım uygulanması gerekiyor ise bunun para cezası değil öncelikle uyarı yaptırımı olması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Kurumun tüketicilerin korunması için gerekli düzenlemeleri yapmakla ve gerektiğinde somut tedbirler almakla sorumlu olduğu, dava konusu işlemleri tesis etmeye yetkisinin olduğu, fonksiyon gaspının söz konusu olmadığı, uyarı mekanizmasının işletilmesinin Kurulun takdirinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden de davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir" şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idarî işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri hâlinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.