T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1859
Karar No : 2023/3117
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin sigortalısına ait olan ve İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi, No:... adresinde bulunan işyerindeki muhtelif cins ve miktardaki emtiada 12.09.2015 tarihinde meydana gelen yağış nedeniyle oluşan zararda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle 427.436,00-TL tutarındaki zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmesinden, yağmur suyu taşkınının esas sebebinin ... caddesinde 12 Eylül 2015 tarihindeki 24.4 mm’lik şiddetli yağışlar neticesinde yağış sularının bölgenin en çukur noktası olan demiryolu köprüsünün altındaki mazgalların bulunduğu noktaya toplanması, bölgenin arazi yapısı ve tren köprüsü geçişi nedeniyle deniz seviyesine yakın düşük kotta olması, yetersiz kapasite ve/veya mazgal deliklerinin taşkın sırasında gelen pisliklerle tıkanması nedeniyle cadde üzerinde yağış sularının birikip 100 metre kadar uzaktaki işyerinin olduğu noktaya kadar kabarması sonucu suların işyerine hızlıca dolması olduğu, 2560 sayılı Kanun'un 1, 2 ve 25. maddelerine istinaden yağmur sularının uzaklaştırmak için gerekli önlemleri almak bedeli İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenmek şartıyla İSKİ’nin görevi kapsamında olduğu için ve aynı caddede benzer taşkın olaylarının daha öncede tekrar ettiği İSKİ tarafından bilindiği ve kabul edildiği için söz konusu hasarın oluşumunda İSKİ’nin sorumluluğunun olduğu, işyerinin depo olarak kullanılan zemin katının yoldan yaklaşık 30 cm aşağıya doğru eğimli olmasına ve benzer taşkın olaylarının aynı yıl içerisinde 2 defa tekrar etmesine rağmen yağmur sularının işyerine kapıdan girmesini engelleyecek veya dışarıya yönlendirecek setleri yapmaması, gerekli sızdırmazlık tedbirlerini almamasının zararın boyutunu artırdığı, bu nedenle işyerinde oluşan hasarda işyeri sahibinin de kısmi sorumluluğunun olduğu, oluşan hasardan 2560 sayılı Kanuna göre yağmur sularının uzaklaştırmak için gerekli önlemleri almak görevi olan İSKİ Genel Müdürlüğü'nün %70 oranında, daha önce de benzer taşkınlara maruz kaldığı halde işyerinde gerekli tedbirleri almayarak hasarın boyutunun artmasına neden olan işyeri sahiplerinin de %30 oranında sorumluluğu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, kusur oranları dikkate alındığında oluşan zararın 299.205,20-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, geri kalan tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, husumetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yönetilmesi gerektiği, esas yönünden ise, hasarın Marmaray ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının müteahhidinin çalışmaları neticesinde oluştuğu, sigorta primlerinin zarardan düşülmesi gerektiği halde düşülmediği, ayrıca zarar gören eşyanın değeri ve tekrar kullanılabilirliği bakımından inceleme yapılmadığı, olayın meydana geldiği yerin atık su kanalı ile ilgisinin olmadığı, olayın meydana gelmesinde idarelerinin kusur ve ihmalinin bulunmadığı, sigortalı yerin yapılımına ilişkin kusurun araştırılmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.