T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1927
Karar No:2023/2013
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...(...)
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, ...Grubu şirketlerinden ...Gümrükleme Nakliye ve Ticaret A.Ş.'de kanunî temsilci olmasından dolayı düzenlenen 92.601.719,71-TL tutarlı, ...tarih ve E....sayılı ödemeye çağrı mektubu ile dayanağı ...tarih ve ...sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti...İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının ...Gümrükleme Nakliye ve Tic. A.Ş.'de 20/06/1996-30/04/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği, 30/04/1999-25/02/2000 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunduğu, 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde 92.601.719,71-TL tutarlı Fon alacağı belirlenirken davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemlerdeki kredi kullanımlarının değerlendirildiği, bu kapsamda, 06/08/1999 tarihinde 199.999,00-TL, 15/10/1999 tarihinde 1.394.000,00-TL, 06/10/1999 tarihinde 1.025.000,00-TL, 08/10/1999 tarihinde 1.073.000,00-TL, 03/11/1999 tarihinde 661.000,00-TL ve 12/11/1999 tarihinde 956.000,00-TL tutarlı kredilerin kullandırıldığı, vadesinde ödenmeyen 06/08/1999 tarihli 199.999,00-TL ve 15/10/1999 tarihli 1.394.000,00-TL turalı kredilerin 01/08/2000 tarihinde kullandırılan 199.999,00-TL, 438.099,00-TL, 275.162,00-TL ve 365.085,00-TL miktarlı 4 adet kredi ile kapatıldığı, bu kredilerin de vadesinde ödenmediği, vadesinde ödenmeyen kredilerin kredi anapara ve faiz ödemelerinin ...Grubu firmaları ile ...Bank A.Ş. arasında 05/02/2001 tarihinde imzalanan protokol kapsamında kullandırılan 8.124.937,05-TL ve 2.002.486,96-TL iki adet kredi ile yapıldığı, bu kredilerin de vadesinde ödenmeyerek 28/08/2001 tarihinde takip hesaplarına intikal ettiği, firmaya davacının görev yaptığı dönemde kullandırılan krediler 01/08/2000 tarihinde kullandırılan kredilerle kapatılmış olsa da, her biri öncekini kapatacak şekilde fiktif kredi kullandırıldığı, gerçekte kredilerin hiçbir zaman kapatılmadığı, kullandırımlarından anılan Kanun hükümleri uyarınca davacının sorumlu olduğu, davacının görev süresi dışında kullandırılan ve tazmin olan kredilerin fon alacağı hesaplamasında dikkate alınmadığı, dava konusu ödemeye çağrı mektubuna konu edilen meblağın davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan ve yine aynı dönemde ödenmediği için kanuni takibe intikal eden kredilerden ve teminat mektuplarından kaynaklanmakta olduğu hususları göz önüne alındığında davacının 92.601.719,71-TL tutarındaki fon alacağından sorumluluğuna ilişkin dava konusu ödemeye çağrı mektubu ile dayanağı Fon Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, iptal edilen bir kanun hükmüne göre takip yapılamayacağı, kamu alacağındaki sorumluluğunun ve yapılan hesaplamaların nasıl yapıldığının ortaya konmadığı, kamu alacağının tamamen ödendiği, alacağın oluştuğu tarihte söz konusu şirkette yönetim kurulu üyesi olmadığı, görevden ayrıldığı tarihten 2 yıl sonra söz konusu borcun doğduğu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun kanuni temsilci sıfatıyla görevde oldukları süre içinde muaccel olan kamu borçlarını kapsadığı, yönetici olarak görev yaptığı şirket hakkında aciz belgesi alınmadan bir başka ifade ile asıl borçlu olan şirkete karşı tüm tahsil imkânları tüketilmeden kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidilecemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının kanunî temsilci olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, Fon'un takip edeceği kanunî temsilcileri 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin iptal edilen 5. fıkrasına göre değil, 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesine göre belirlediği, davacı ile ilgili ceza yargılamasında davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, Fon'un tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edebileceği, bu nedenle Fon'un aciz belgesi sunma zorunluluğunun bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.