T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2032
Karar No : 2022/739
DAVACI : …
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Kurulu / …
VEKİLİ : Av…
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 04/02/2014 tarih ve E:2010/120, K:2014/43 sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında beraat ettiğinden dava konusu meslekten çıkarma kararının hukuka aykırı olduğu, isnat edilen eylemlerin meslekle ilgisinin olmadığı ve yüz kızartıcı niteliğinin de bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemler gerçekleştirdiğinin hiçbir tereddüte yol açmayacak derecede sabit olduğu, ceza mahkemesi kararlarının disiplin hukuku yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında ve ceza nedeniyle yapılan yeniden inceleme ve itiraz başvurularının reddine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava ,Giresun Cumhuriyet Savcısı iken istifa eden davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69.maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli E:… ,K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 04.02.2014 tarihli ,E:2010/120 ,K:2014/43 sayılı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve E:… ,K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde ;"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
"hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının … Ceza Dairesinin … tarihli, Dosya No: …,Karar No:… sayılı kararıyla "...sanığın üzerine atılı örgüt kurma ve yönetme ,görevi kötüye kullanma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmışsa da anılan suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,(...)sanık hakkında yargılamayı yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan dava açılmışsa da sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamaış olması nedeniyle CMK 223/-a uyarınca BERAATİNE " karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ,görevi kötüye kullanma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık " suçları yönünden delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olup, ceza kovuşturmasında ve yargılamasında esas alınacak kanıtların kesin ve şüpheye yer bırakmayacak nitelikte olması gerektiği gibi adli ve idari soruşturmanın usulleri ve sonuçları da birbirinden farklıdır.
Dosyada yer alan mevcut bilgi ve belgeler ile davacı hakkında kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran davranışlarda bulunduğundan bahisle yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. Maddesi'nin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69.maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli E:… ,K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 04.02.2014 tarihli ,E:2010/120 ,K:2014/43 sayılı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve E:…,K:… sayılı kararın hukuka uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 03/03/2022 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği, davacının ve davalı idare vekili Av…'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmedi ve işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının Giresun Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının dava konusu meslekten çıkarma cezasının dayanağı eylemleri nedeniyle yapılan yargılama neticesinde ... Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarihli Dosya No: … M.D, Karar No: … sayılı kararıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, görevi kötüye kullanma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ve yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan ise Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın (temyiz edilmeden) 20/10/2012 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma açıldığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68. maddesinde "Yer Değiştirme Cezası", bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesi olarak tanımlanmış olup, maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmek; (b) bendinde, yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak, (c) bendinde, hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak, (d) bendinde, göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarından dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak, (e) bendinde, madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak, (f) bendinde, doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya almak, yer değiştirme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Anılan Yasa'nın "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", son fıkrasında; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun meslekten çıkarma cezası yaptırımını düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller" ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.
Yasa'nın 68. ve 69. maddesinde düzenlenen fiiller arasında önemli ölçüde benzerlikler, öngörülen cezalar arasında hukuki etki ve sonuçları bakımından önemli farklar bulunmaktadır. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde; 68. maddenin, yargı mensubunun kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak eylemleri cezalandırmayı, 69. maddenin ise, yargı mensubunun kendi kişisel - özel mesleki saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte eylem ve davranışları cezalandırmayı amaçladığı sonucuna varılmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Olayda, davacının suç işlemek amacıyla A.E., C.M., C.K., S.A., A.G., S.E.C., S.Ç. ve E.T. adlı kişilerle birlikte suç örgütü kurmak suretiyle bu örgüte yöneticilik yaptığı, oluşturduğu suç örgütünün üyeleri ile birlikte Ermenistan’da bulunup 208 yıllık olduğu ifade edilen ve 25.000.000 Amerikan Doları değerinde olduğu konuşulan, değerli taşlarla süslenmiş altın bir tacın 2863 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak Türkiye’ye sokmak suretiyle buraya gelecek yabancı müşterilere pazarlayarak ülke dışına çıkarılması konusunda girişimlerde bulunduğu, PKK/Kongra-Gel terör örgütü üyesi olup halen Ermenistan’da bulunan ve hakkında ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile yakalama kararı bulunan “...” kod adlı C.K. ile görüştüğü, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyası ile ilgili olarak A.E. adlı şahsın K.E. adlı şahıs tarafından kiralanan bir araç ile seyir hâlinde iken tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda şahsın ehliyetsiz olması nedeniyle kaskodan hasarlı araca ilişkin bedelin alınabilmesini sağlamak üzere Iğdır Cumhuriyet Savcısı H.K.’ı telefon ile arayarak Emniyetten aracı A.E.’in kullanmadığını gösterir kaza tespit tutanağı düzenlettirilmesi konusunda talepte bulunduğundan bahisle kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsî onur ve saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran davranışlarda bulunduğu ve yaptığı işler ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı gerekçesiyle düzenlenen soruşturma raporuna istinaden davacının, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle davacı hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Giresun Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemde, C.M., A.E. ile A.G. isimli kişilerle irtibata geçip silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan hakkında yakalama kararı bulunan … kod adlı C.K. ile tanıştığı, yine Ermenistan vatandaşı olduğu düşünülen S.A. ile irtibata geçerek yurt dışında bulunan ve Rus Çarına ait olduğu düşünülen 200 yıllık bir tacın Türkiye'ye getirilip pazarlanması konusunda çalışmalar yürüttüğü, bu çalışmalar çerçevesinde bir kaç kez yurt dışında adı geçenlerle görüştüğü, bu kişilerle telefon görüşmelerinin bulunduğu, bahse konu tacın Türkiye'ye getirilmesi sırasında ve getirildikten sonra muhafazası konusunda yardımda bulunacağı yönünde anılan kişileri ikna etmeye çalıştığı, bu kapsamda zaman zaman C.M. isimli kişi ile görüştüğü, A.G. isimli kişiyi Giresun ilinde iki ay süre ile misafir ettiği, Cumhuriyet savcısı olmasından dolayı adı geçenleri talimatları ile yönlendirdiği, öte yandan davacının akrabası A.E.’in araç kullanırken tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği, adı geçenin sürücü belgesi bulunmadığından zararın sigorta şirketinden karşılanması amacıyla trafik polislerince düzenlenen tutanağa "Aracı K.E. kullandı” şeklinde beyanda bulundukları, ancak görevli memurların maddi gerçeği tespit ederek aracın A.E. tarafından kullanılırken trafik kazası meydana geldiğine dair tutunak tanzim ettikleri, bunun üzerine davacıyı telefonla arayarak tutanağın değiştirilmesi hususunda aracı olmasını istedikleri, davacının da tutanağın değiştirilmesi konusunda ilgili Cumhuriyet Savcısını aradığının sübuta erdiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen eylemlerin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 04/02/2014 tarih ve E:2010/120, K:2014/43 sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.