T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2406
Karar No:2023/4252
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete 4.018.824,54-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta, abonelere fazladan yansıtılan ücretlerin iadesi hususunda karar verildiği ve bunun için verilen 6 aylık sürede iade işlemlerinin tamamlanmadığı, davacı şirketçe bedel iadesindeki gecikmenin şirketten kaynaklanmadığı, iade yapılacak abone sayısının fazlalığı, ön hazırlık süreci gibi etkenlerden kaynaklandığı belirtilmekte ise de, davacı şirketin mevzuat doğrultusunda verilen yükümlülüğe aykırı hareket ettiği ve tüketici mağduriyetine yol açtığı sabit olduğundan, davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin abonelere iade yapılması konusunda kanuni bir yetkisinin olmadığı, şirketin kendisine düşen tüm yükümlülükleri azami gayretle yerine getirdiği, Kurul tarafından ölçülülük ve eşit muamele ilkelerinin ihlâl edildiği, başka işletmeciler hakkında aynı durumda farklı kararlar verildiği, 1,5 milyonu aşkın aboneye yapılacak 110 milyon TL'yi aşkın iade için belirlenen sürenin yetersiz olduğu, Kurul tarafından ek süre talebinin reddedildiği, Kurul'un aynı konuda mükerrer cezalandırma yaptığı, yaptırım ölçütlerinin hatalı değerlendirildiği ve cezanın fahiş olduğu, kararın eksik incelemeye dayandığı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın ölçülülük ilkesine uygun şekilde, yasayla sınırlandırılabileceği belirtilmektedir. Ölçülülük İlkesi sınırlamada başvurulan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye elverişli olmasını; bu aracın sınırlama amacı açısından gerekli olmasını ve araçla amacın ölçüsüz bir oran içinde bulunmamasını ifade eder. Burada kısıtlama için kullanılan araçla amaç arasında hak ve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir orantı aranmaktadır.
Dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi için, ihlalin gerçekleşmesinin tek başına yeterli olmadığı, uygulanan idari yaptırımın ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, … tarihli ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının ikinci maddesinde yer alan "… sayılı Kurul kararı çerçevesinde … A.Ş. tarafından abonelere fazladan yansıtılan ücretlerin iade edilmesi işleminin 04/05/2015 tarihine kadar gerçekleştirilmesi" hükmüne aykırı olarak iade edilmesi gereken 111.881.694,45 TL tutarın 6.461.674,81 TL'sinin verilen 6 aylık süre içinde iade edilmemesi üzerine, davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile 4.018.824,54 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının, abonelere fazladan yansıtılan ücretlerin iadelerini yapması için kendisine tanınan 6 aylık süre içerisinde iade etmesi gereken tutarın yaklaşık %94'ünün iadesini gerçekleştirdiği, kalan tutarın iadesinin ise abonelerden kaynaklı bazı sebeplerle henüz gerçekleştiremediğini ileri sürerek ek süre talep ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirme çabasında olduğu anlaşıldığından, abonelere iade edemediği tutar 6.461.674,81 TL iken davacıya verilen 4.018.824,54 TL tutarındaki para cezasında ölçülülük ilkesi yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.